Cem Arıkan
Cem Arıkan - Spor

Bursa'da 4-1'lik yenilginin faturası tribüne kesildi, ya sahadaki gerçek?

Bursa'da dün akşam oynanan maç, skordan çok tribünlerin verdiği dersle akıllarda kalacak. A Milli Takım, UEFA Uluslar A Ligi 1. Grup'taki ikinci maçında İtalya'ya 4-1 yenildi. Yüzüncü Yıl Atatürk Stadyumu'nda alınan bu farklı yenilgi, tribünlerde büyük tepkiye yol açtı. Maç boyunca taraftarlar, TFF Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu ile Teknik Direktör Vincenzo Montella'yı protesto etti ve iki ismi istifaya davet etti.

Şimdi burada bir durup düşünmek lazım. 4-1'lik bir yenilgide faturayı kime keseceğiz? Sahaya mı, kulübeye mi, yoksa o kulübeyi oraya oturtan zihniyete mi? Bursa tribünleri bu soruya kendi cevabını verdi: İki isme, yani Hacıosmanoğlu ve Montella'ya. Peki bu tepki haklı mı? Kısmen. Ama işin özüne inince tablo çok daha karışık.

Önce şunu net söyleyeyim: Bir milli takım, kendi sahasında İtalya gibi bir takımdan 4 gol yiyorsa, orada teknik direktörün payı yadsınamaz. Montella'nın maç planı, oyuncu tercihleri ve maç içi müdahaleleri sorgulanmalı. Ancak iş sadece Montella'da bitmiyor. Bu takımın oraya gelmesinde emeği olan, kadro yapılanmasına karışan, hatta belki de Montella'yı getiren sürecin mimarı olan yönetim de aynı sorgulamanın muhatabı. Tribünlerin "İbrahim dışarı" sloganı da tam olarak bunu haykırıyor. TFF Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu, maç sırasında statı terk etti. Bu görüntü, yönetim tarafındaki çözülmenin ne kadar derin olduğunu gösteriyor.

Gelelim gecenin tek kazananına: Arda Güler. Real Madrid'de forma giyen genç yıldız, sahadaki mücadelesi ve gayretiyle taraftarın takdirini kazanan tek isim oldu. Takımın genel performansına yönelik tepkilere rağmen Arda ıslıklanmadı; aksine tribünler maç boyunca onun için tezahürat yaptı. Maçın son düdüğünden sonra da yoğun ilgiyle karşılaştı ve alkışlarla desteklendi.

Peki bu ne anlatıyor bize? Arda Güler'in performansı mı muhteşemdi? Hayır, takım olarak 4 gol yediğin bir maçta bireysel olarak parlamak zor. Ama Arda'nın ortaya koyduğu gayret, taraftarın gözünde diğerlerinden ayrıştı. Tribün, "Sen elinden geleni yapıyorsun, sorun sende değil" mesajını verdi. Bu, Türk futbolunda sık görülen bir refleks: Kötü gidişatta bir günah keçisi aranırken, çabalayan isim korunur. Arda da bu korumanın merkezinde yer aldı.

Şimdi asıl meseleye dönelim. Bu takım neden İtalya karşısında bu kadar çaresiz kaldı? Savunma hattı neden bu kadar kolay dağıldı? Orta saha neden direnç gösteremedi? Montella'nın tercihleri mi yanlıştı, yoksa elindeki malzeme mi yetersizdi? Bu soruların cevabı, sadece bir teknik direktörün istifasıyla çözülecek gibi görünmüyor. Çünkü sorun, bir maçın sonucu değil; bir zihniyetin, bir yapılanmanın, bir vizyonsuzluğun sonucu.

Tribünlerin istifa çağrısı, aslında bir öfke patlaması. Haklılar mı? Elbette haklılar. Ama istifa çağrısı bir çözüm değil, sadece bir tepki. Asıl çözüm, bu takımın nasıl bir oyun oynayacağını, nasıl bir kimliğe bürüneceğini, hangi oyuncular üzerine inşa edileceğini netleştirmekten geçiyor. Arda Güler gibi bir yıldızın varsa, onu doğru kullanacaksın. Onun etrafına doğru rolleri dağıtacaksın. Yoksa Arda'nın çabası da bir yere kadar.

Bursa'da dün akşam yaşananlar, Türk futbolunun kronikleşmiş sorunlarının bir yansımasıydı. Farklı yenilgi, tribün tepkisi, istifa çağrıları, bir genç yıldızın alkışlanması... Hepsi tanıdık sahneler. Ama bu sahnelerin tekrarı, artık bir şeylerin değişmesi gerektiğinin en açık göstergesi. Montella mı gider, Hacıosmanoğlu mu kalır, bilinmez. Ama bildiğim bir şey var: Bu takım, bu kafa yapısıyla devam ederse, Bursa'da yaşananlar daha sık yaşanacak. Ve ne yazık ki, her seferinde alkışlanacak bir Arda Güler bulmak mümkün olmayabilir.

Unutmayalım: Milli takım, sadece bir teknik direktörün veya bir başkanın meselesi değil. Hepimizin meselesi. Ama önce bunu anlayan bir yönetim ve teknik ekip lazım. Tribünlerin sesi yükseldi, peki ya yukarıdakiler duydu mu? O stattan kaçarak mı cevap verilir, yoksa hesap vererek mi? İşte asıl soru bu.

Toplam 106 defa okunmuştur.

Cem Arıkan diğer yazıları:

YORUM YAZ

Guvenlik kodu
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.