Selin Yalçın
Selin Yalçın - Toplum

Sırbistan'da Öğrencilerin Zaferi: İktidarın Bittiği Yer, Yeni Siyasetin

On iki yıl. Bir ülkenin siyasi hafızasında uzun bir süre. Sırbistan'da Aleksandar Vucic'in iktidarı, 2014'te başbakanlıkla başladı, 2017 ve 2022'de cumhurbaşkanlığıyla taçlandı ve dün gece sandıktan çıkan sonuçla sona erdi. Vucic yenilgiyi kabul etti. Bu, Balkanlar'ın son yıllardaki en önemli siyasi kırılmalarından biri. Ama daha da önemlisi, bu yenilgiyi getiren aktörün kim olduğu: bir öğrenci hareketi.

Basına yansıyan resmi olmayan sonuçlara göre, oyların yüzde 56'sı sayıldığında Öğrenci Listesi oyların yüzde 52'sini, Vucic'in liderliğindeki SNS listesi ise yüzde 39'unu alıyordu. Vucic'in kendi açıklaması bu tabloyu doğruluyor. Sandık sonrası basının karşısına geçen Vucic, "Bu seçimleri kaybettiğimiz açık" dedi ve ekledi: "Parlamentoda Öğrenci Listesi yaklaşık 135, biz ise yaklaşık 105 sandalye alacağız. Bizim yaklaşık 1 milyon 720 bin, onların ise yaklaşık 2 milyon 200 bin oyu var."

Bu rakamlar bir şeyi net biçimde ortaya koyuyor: Bu, marjinal bir kayıp değil. İktidar listesinin yaklaşık yarım milyon oy gerisinde kaldığı, sandalye sayısında ise otuz sandalyelik bir farkın oluştuğu bir tablo var ortada. 250 sandalyeli parlamentoda çoğunluk için 126 sandalye gerekiyordu. Öğrenci Listesi bu eşiği aşmış görünüyor. Yani sadece kazanmadı, hükümet kurmaya yetecek çoğunluğa da ulaştı.

Peki bu nasıl oldu? Cevabın büyük kısmı 1 Kasım 2024'te Novi Sad'da yaşanan faciada saklı. Tren istasyonundaki beton sundurmanın çökmesiyle 16 kişi hayatını kaybetti. Faciada ihmali bulunanların yargılanmasını isteyen öğrenciler üniversitelerde boykot başlattı, sokaklara çıktı. Protestolar kısa sürede ülkenin farklı kentlerine yayıldı. Hükümete yönelik yolsuzluk iddiaları da gösterilerin başlıca gündemine oturdu. Yaklaşık iki yıl süren bu hareket, erken seçim talebini dayattı. Parlamento feshedildi, 25 Ekim için seçim kararı alındı.

Burada dikkat edilmesi gereken nokta şu: Öğrenci hareketi, klasik bir muhalefet partisi gibi davranmadı. "Öğrenci Listesi-Öğrenciler Kazanıyor" adıyla seçime giren hareketin ilk sırasında Novi Sad Üniversitesi Tıp Fakültesinden Ilija Srdanoviç yer alıyordu. Listede akademisyenler, doktorlar, sanatçılar ve farklı mesleklerden adaylar vardı. Kampanyanın merkezinde yolsuzlukla mücadele, kamu kurumlarının bağımsızlığı ve eğitimdeki sorunlar vardı. Yani bir parti programı değil, bir kamu ahlakı talebi etrafında şekillenmiş bir siyaset.

Seçime katılım da bu tabloyu besliyor. Devlet Seçim Komisyonu saat 19.00'a kadar katılımın yüzde 67,6 olduğunu açıkladı. Ülke medyası katılımın rekor seviyeye ulaşabileceğini, en son 2023 seçimlerinde bu oranın yüzde 58 olduğunu belirtiyor. Yaklaşık 6,4 milyondan fazla kayıtlı seçmenin olduğu ülkede bu, sandığa ciddi bir yürüyüş anlamına geliyor. Yüksek katılım, genellikle iktidarın aleyhine işleyen bir göstergedir. Burada da öyle olmuş görünüyor.

Vucic'in yenilgiyi kabul etmesi elbette önemli. Ama söyledikleri de bir o kadar dikkat çekici. Seçim sonucunun "dış destekli bir sürecin ürünü" olduğunu öne sürmüş. Bu, klasik bir yenilgi anlatısı. Kendi seçmenine "biz kaybetmedik, dışarıdan kaybettirildik" mesajı vermek, siyasi olarak anlaşılır bir refleks. Ancak sonucu değiştirmiyor. Vucic, bundan sonraki süreçte muhalefet olarak mücadeleye devam edeceklerini belirtmiş. Yani Sırbistan siyaseti, on iki yıl sonra ilk kez gerçek bir iktidar-muhalefet dengesine doğru evrilebilir.

Öğrenci Listesi adına zafer konuşmasını akademisyen Radomir Saicic yaptı. Oy kullanan herkese teşekkür eden Saicic, geleceği inşa etmeye başlayacaklarını belirtti. Bu cümle kulağa sıradan gelebilir ama altını çizmek gerek: Karşımızdaki yapı, geleneksel parti yapısından farklı. Bu da beraberinde gerçek bir soruyu getiriyor. Programı kamu ahlakı üzerine kurulu, hiyerarşisi parti disiplininden çok hareket mantığına dayanan bir yapı, hükümet kurma sürecini nasıl yürütecek? Koalisyon görüşmelerinde kim masaya oturacak, bakanlıkları nasıl paylaşacak, bürokrasiyi nasıl yönetecek? Bunlar henüz cevabı olmayan sorular. Basına yansıyan değerlendirmeler de bu belirsizliğe işaret ediyor.

Seçim günü yaşananlar da yazının dışında kalmamalı. Sırbistan medyasına göre bazı sandık merkezlerinde şiddet olayları yaşandı. Bu tür olaylar, seçim sonucunun meşruiyeti açısından önemli. Kazanan tarafın bu olayların üzerine gitmesi, sadece hukuki değil siyasi bir zorunluluk olacak. Çünkü yeni iktidarın en büyük sermayesi, sandıktan çıkan geniş katılım ve açık fark. Bunu korumanın yolu, seçim sürecindeki her türlü ihlalin hesabını sormaktan geçiyor.

Bir de Vucic'in dış politika çizgisine bakmak gerekiyor. On iki yıl iktidarda kalan Vucic, İsrail ile yakın ilişkileriyle dikkat çeken liderlerden biriydi. Ülkesinin İsrail ile ortaklaşa savaş dronları üreteceğini söylemiş, İsrail yapımı insansız hava araçlarına yönelik yeni bir montaj fabrikasının açılışını gerçekleştirmişti. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu için "dostum" ifadesini kullanmıştı. Bu çizginin değişip değişmeyeceği, yeni hükümetin dış politikada nasıl konumlanacağı, Sırbistan'ın bölgesel ve küresel dengelerde nerede duracağı, önümüzdeki dönemin en kritik başlıklarından biri olacak.

Asıl mesele şu: Sırbistan'da seçimi bir öğrenci hareketi kazandı. Bu, sadece bir iktidar değişikliği değil. Siyasetin nasıl yapıldığına dair bir meydan okuma. Yıllardır "gençler siyasetten uzak" diyenlere, "sokak hareketi iktidar olamaz" diyenlere verilmiş bir cevap. Ama bu cevabın kalıcı olup olmayacağı, hareketin iktidarı nasıl kullanacağına bağlı. Kazanmak bir şey, yönetmek başka bir şey. Sırbistan'ın önündeki asıl sınav, sandıktan çıkan bu yeni enerjinin kurumsal bir siyasete dönüşüp dönüşemeyeceğinde yatıyor.

Vucic'in kabul ettiği yenilgi, Sırbistan siyasetinde bir dönemin kapandığını gösteriyor. Ama yeni dönemin nasıl şekilleneceği, henüz yazılmamış bir sayfa. Öğrencilerin kazandığı bu seçim, Balkanlar'da ve ötesinde, otoriterleşen iktidarlara karşı yükselen toplumsal hareketlerin ne kadar etkili olabileceğine dair önemli bir örnek olarak hafızalara kazınacak gibi görünüyor. Geriye kalan soru ise şu: Bu hareket, kazandığı iktidarı nasıl bir demokrasiye dönüştürecek?

Toplam 54 defa okunmuştur.

Selin Yalçın diğer yazıları:

YORUM YAZ

Guvenlik kodu
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.