Guida ataması Galatasaray için Barcelona'dan önce bir sınav
Şampiyonlar Ligi'nde Barcelona gibi bir devi RAMS Park'ta konuk edeceksiniz ve gündeminize oturan ilk şey maçın taktiği değil, hakemin kim olduğu oluyor. İşte bu, Türk futbolunun hakemle kurduğu ilişkinin özetidir. Galatasaray'ın 13 Ekim Salı günü Barcelona ile oynayacağı mücadelede düdük İtalyan hakem Marco Guida'da olacak. UEFA'nın resmi bilgisine göre yardımcılıklarını Giorgio Peretti ile Giuseppe Perrotti yapacak, dördüncü hakem Fabio Maresca olacak. VAR koltuğunda Marco Di Bello oturacak, ona Aleandro Di Paolo eşlik edecek. Yani sahadaki ve ekrandaki ekibin tamamı İtalyan.
Peki bu atama neden bu kadar konuşuluyor? Çünkü Guida, Galatasaray camiasının hafızasında iz bırakmış bir isim. Sarı-kırmızılıların geçen sezon Şampiyonlar Ligi ilk haftasında deplasmanda Eintracht Frankfurt'a 5-1 kaybettiği maçı yönetmişti. Basına yansıyan bilgilere göre o karşılaşmada skor 1-1 devam ederken Barış Alper Yılmaz'ın kafa vuruşuyla bulduğu gol, Lucas Torreira'nın pozisyon öncesinde faul yaptığı gerekçesiyle iptal edilmişti. Okan Buruk itirazları nedeniyle sarı kart görmüş, maç sonunda da İtalyan hakemin yönetimini sert sözlerle eleştirmişti. Teknik direktörün o gün söyledikleri bugün hâlâ akıllarda: "İtalyan hakem bütün maç bence çok kötüydü. Bizim aleyhimize verdiği çok karar oldu"
Buruk'un iptal edilen gol için sarf ettiği sözler de atlanmamalı: "Barış'ın attığı golde oyunu kesmese ikinci golü de bulabilirdik" Burada dikkat edilmesi gereken nokta şu; bir teknik direktörün hakem eleştirisi, maç sonrası duygusallığın ürünü olabilir. Ama aynı hakemin aynı takımın maçına yeniden atanması, ister istemez o tartışmayı geri getiriyor. Şimdi soru şu: Bu bir tesadüf mü, yoksa UEFA'nın atama mantığında başka bir şey mi var? Açık konuşayım, bana kalırsa burada bir komplo aramak yanlış. UEFA hakem atamalarını performans ve bölge dengelerine göre yapar, "intikam" gibi bir kavram bu işin içinde olmaz. Ama taraftar psikolojisi böyle çalışmaz. Siz sahada bir kez yanmışsanız, o ismi tekrar gördüğünüzde ister istemez gerilirsiniz.
Guida'nın geçmişine bakınca da tablo sade bir hakem profili çizmiyor. Basına yansıyan bilgilere göre 13 Mart 2022'de oynanan Torino–Inter maçında Andrea Ranocchia'nın Andrea Belotti'ye müdahalesine penaltı vermemiş, pozisyona VAR'ın da müdahale etmemesi üzerine Guida ve VAR hakemi Davide Massa bir süre Serie A maçlarında görevlendirilmemişti. 23 Ekim 2024'te Atletico Madrid ile Lille arasındaki Şampiyonlar Ligi maçında Lille lehine verdiği penaltı büyük tartışma yaratmıştı. Görüntülerde topa eliyle müdahale eden futbolcunun Lilleli Benjamin André olduğu yönündeki değerlendirmelere rağmen penaltı kararı değişmemiş, Lille maçı 3-1 kazanmıştı. Diego Simeone'nin sert tepkisi ve Atletico Madrid'in UEFA'ya resmî şikâyette bulunması da bu olayın ardından gelmişti.
27 Ekim 2024'te 4-4 sona eren Inter–Juventus derbisinde Inter lehine verdiği iki penaltı da tartışılmıştı; ancak bazı hakem yorumcuları iki kararın da doğru olduğunu savunmuştu. Napoli doğumlu olan Guida'nın daha önce Napoli maçlarını yönetmek istemediğini açıklaması, 2025 yılında Napoli'nin şampiyonluk yarışını ilgilendiren Inter–Lazio maçında yardımcı video hakem olarak görevlendirilmesi de eleştiri konusu olmuştu. Bütün bunları üst üste koyduğunuzda ortaya çıkan tablo şu: Guida, kariyeri tartışmalarla iç içe geçmiş bir hakem. Ne yerin dibine sokulacak bir isim ne de "düdüğü çaldı, bitti" denecek kadar silik biri.
Fakat benim asıl dikkat çekmek istediğim nokta hakemin kimliği değil, Galatasaray'ın bu tartışmayı nasıl yönettiği. Çünkü bir maçtan önce hakem gündemini bu kadar ısıtırsanız, sahadaki futbolcuların kafasına da ister istemez o tohumu ekersiniz. Barcelona gibi bir rakip karşısında sizin en büyük silahınız konsantrasyonunuzdur. Hakeme odaklanan bir takım, topa odaklanamaz. Okan Buruk'un bu kez maç öncesi mesajlarını çok daha soğukkanlı kurması gerekiyor. Çünkü geçen sezon Frankfurt maçında yaşananlar, hem takımın hem de hocanın üzerinde bir yük oluşturdu. Aynı yükü Barcelona maçına taşımanın kimseye faydası olmaz.
Öte yandan Barcelona gerçeğini de unutmamak lazım. Bu maçta Galatasaray'ın puan alması için hakemin kusursuz yönetmesi de yetmez. Orta sahada top kaybetmeyeceksiniz, kanatları kapatacaksınız, duran toplarda dikkatli olacaksınız. Bunları yapmazsanız hakem kim olursa olsun sonuç değişmez. İşte bu yüzden ben Guida tartışmasını bir "bahane üretme" tuzağı olarak görüyorum. Maç öncesi hakem konuşmak, kaybettiğinizde elinizi rahatlatan bir limandır; ama kazandığınızda size hiçbir şey kazandırmaz. Galatasaray'ın aklı Barcelona'da olmalı, Guida'da değil.
Yine de bir gerçeği de teslim edelim. Türk futbolunda hakem konuşmak bir gelenek haline geldi. Yönetimler, teknik direktörler, yorumcular... Herkes maçtan önce hakemi, maçtan sonra da hakemi konuşuyor. Bu alışkanlık bize ne kazandırdı? Hiçbir şey. Tam tersine, futbolcularımızın sahada daha gergin, daha kuşkulu oynamasına yol açtı. Avrupa'da birçok takım hakem atamasına neredeyse hiç kafa yormaz; çünkü onların gündemi rakibin nasıl durdurulacağıdır. Bizde ise gündem, maçtan üç gün önce hakemin kim olduğu oluyor.
Guida'nın Galatasaray'ın daha önce iki Şampiyonlar Ligi maçını yönettiği de resmî kaynaklarda yer alıyor. Biri Eintracht Frankfurt deplasmanındaki 5-1'lik yenilgi, diğeri 2023-2024 sezonunda 3. eleme turu rövanşında Olimpija Ljubljana'yı RAMS Park'ta 1-0 yendiği karşılaşma. Yani Guida, Galatasaray için yeni bir yüz değil. Bu maçta sarı-kırmızılıların yapması gereken, geçmişteki tartışmayı sahaya taşımak değil, o tartışmayı bir motivasyon aracına dönüştürmek. "Bize haksızlık yapıldı" duygusu bir takımı ateşleyebilir; ama aynı duygu, kontrolsüz bir öfkeye dönüşürse sizi sahadan koparır. Denge burada kurulacak.
Son bir şey söyleyeyim. Barcelona maçı Galatasaray için sadece bir puan meselesi değil. Bu, Türk futbolunun Avrupa'daki vitrinidir. Böyle bir maçta hakem tartışmasıyla gündeme gelmek, futbolumuzun kendi içine kapandığının göstergesidir. Guida iyi de yönetse kötü de yönetse, Galatasaray kendi oyununu oynamalı. Sahada topa bakacaksınız, skora bakacaksınız, rakibe bakacaksınız. Hakemin kim olduğu, maç başladığında zaten unutulur. Unutulmayan ise takımın o gece ne oynadığıdır.
Cem Arıkan diğer yazıları:
- Guida ataması Galatasaray için Barcelona'dan önce bir sınav
- Hakem atamaları açıklandı ama asıl soru hâlâ havada: Bu düzen ne kadar dayanır?
- Çakar'ın İtirafı TFF'de Aynayı Kendine Tutmak mı, Günah Çıkarmak mı?
- Gençlerbirliği'nde İstifa Her Şeyi Çözmez: Asıl Sorun Sahada Görünüyor
- Kriz Büyürken Koltuğu Bırakmamak Sorumluluğu Ortadan Kaldırır mı?









YORUM YAZ
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.