Asensio'nun Ameliyatı Sadece Bir Diz Değil, Bir Kadro Planı Sorunu
Fenerbahçe'de Marco Asensio'nun ameliyat kararı açıklandı. Kulüp doktoru Ahmet Kulduk'un anlattığına göre diz kapağının arkasında bir kıkırdak lezyonu tespit edilmiş ve önümüzdeki hafta cerrahi müdahale yapılacak. Şimdi bu haberi okuyan taraftarın aklına ilk gelen soru şu: "Ne kadar yok?" Doğrusu da bu. Ama benim asıl merak ettiğim başka bir şey. Bu sakatlık gerçekten bir anda mı ortaya çıktı, yoksa haftalardır yönetilen bir sürecin sonunda mı bu noktaya geldik?
Kulüp doktorunun anlatımına bakılırsa ikinci seçenek daha ağır basıyor. Ağrı ve şişlik süreci rehabilitasyonla yönetilmiş, iş uzayınca MR çekilmiş. Yani ortada bir süreç var. Konya maçındaki üst baldır gerilmesiyle başlayan, milli arada Tovuz'la oynanan hazırlık maçında 83 dakika sahada kalan, ardından dizde şişlik oluşan bir zincir. Burada durup düşünmek lazım: Bir oyuncuyu maç ritmi kazansın diye hazırlık maçında 83 dakika oynatıyorsunuz, sonra dizinde şişlik oluşuyor. Bu bir talihsizlik mi, yoksa yüklemeyi fazla mı kaçırdık?
Bu soruyu sormak zorundayız çünkü Fenerbahçe'nin sezonu böyle sorularla geçiyor. Oğuz Çetin'in açıklamasında dikkat çeken bir cümle var. Başkan Aziz Yıldırım'ın "Ben bir daha Alex olayı yaşamak istemiyorum" vurgusu. Bu cümle bir futbolcunun sakatlığından çok daha fazlasını anlatıyor. Kulübün içinde yıllardır taşınan bir travmanın, bir yönetim refleksinin işareti. Sorun şu ki, bu refleks bazen sağlıklı iletişim yerine her şeyin üstünü örtme refleksine dönüşebiliyor.
Bakın, Oğuz Çetin'in açıklaması iki parçalı. Bir tarafta takım içindeki aidiyet, birliktelik, 28 kişilik kadronun takımdaşlık ruhu. Diğer tarafta "dahili ve harici bedhahlar" ve İsmail Kartal ile Asensio arasında sorun olduğu iddialarının reddi. Şimdi soruyorum size: Bir futbolcunun sakatlık açıklamasında neden teknik direktörle arasında sorun olmadığını söylemek zorunda kalıyorsunuz? Çünkü ortada bir algı var. Ve o algıyı yönetmek için sakatlık açıklamasının içine başka bir gündem yerleştiriliyor.
Bu, Fenerbahçe'ye özgü bir durum değil aslında. Türk futbolunda büyük kulüplerin iletişim kültüründe sakatlık açıklamaları hep bir kriz yönetimi metni gibi okunur. Oyuncu neden yok, ne zaman dönecek, yerine kim oynayacak sorularının cevabı verilirken bir de bakmışsınız ki aslında başka bir tartışmanın önü kesiliyor. Asensio özelinde bu durum daha da belirgin. Çünkü Asensio sıradan bir oyuncu değil. Dünyaca ünlü, kariyeri boyunca üst düzey kulüplerde oynamış, ama sakatlık geçmişi de kabarık bir isim. Kulüp doktorunun geçen sezon Beşiktaş maçında yaşanan diz sakatlığı ve çapraz bağ gerilmesinden bahsetmesi tesadüf değil. Bu, oyuncunun dizinde tekrarlayan bir hikâyenin olduğunu gösteriyor.
Peki bu ne anlama geliyor? Şu anlama geliyor: Fenerbahçe'nin Asensio'yu planlarken sadece sahadaki kalitesini değil, sağlık geçmişini de daha ciddi bir veri olarak masaya koyması gerekiyordu. Bir oyuncunun sakatlık geçmişi, transfer planlamasının merkezinde olmalı. Sadece "iyi oyuncu aldık" demek yetmiyor. Kaç maç oynayabilecek, hangi bölgede hangi yükü kaldırabilecek, alternatifi kim olacak? Bunlar sorulmadan kurulan kadrolar, sezon ortasında böyle açıklamalarla sınanıyor.
Ve işin en can alıcı tarafı burada başlıyor. Asensio'nun yokluğunda İsmail Kartal ne yapacak? Bu sorunun cevabı, Fenerbahçe'nin sezonunu belirleyecek. Çünkü takımın hücum kurgusu büyük ölçüde bu tür oyuncuların ayaklarına bakıyor. Asensio gibi bir ismin olmadığı bir dönemde ya sistem değişecek ya da sistem içinde başka bir oyuncuya farklı bir rol verilecek. İkisi de kolay değil. Birincisi takımın alışkanlıklarını bozar, ikincisi oyuncudan olmadığı bir şeyi ister.
İsmail Kartal'ın işi gerçekten zor. Ama teknik direktörün zorluğu sadece saha içiyle sınırlı değil. Bir yandan sakatlık yönetimi, diğer yandan kulübün iletişim refleksleriyle uğraşıyor. Oğuz Çetin'in açıklamasında "İsmail hocamız" vurgusu ve takım içi iletişimin altının çizilmesi, aslında hocanın ne kadar hassas bir dengede durduğunu gösteriyor. Bir teknik direktörün her sakatlık açıklamasında adının geçmesi, hele hele "sorun yok" denilerek geçmesi, o sorunun varlığının en azından bir algı olarak dolaştığını gösterir.
Şunu da net söyleyeyim: Asensio'nun ameliyatı bir oyuncunun sağlığı meselesi olarak ele alınmalı öncelikle. Kıkırdak lezyonu ciddi bir iştir. Türkiye'den Prof. Dr. Ömer Taşer, İspanya'dan Dr. Leyes ile istişare edilmesi, oyuncunun uzun yıllardır çalıştığı doktorun görüşünün alınması doğru bir yaklaşım. Burada kulübü takdir etmek lazım. Farklı görüşler almak, oyuncunun da onayını almak, şeffaf bir süreç yürütmek. Bunlar profesyonelce adımlar.
Ama profesyonellik sadece ameliyat kararında değil, o süreci yönetmede de kendini gösterir. Bir oyuncuyu hazırlık maçında 83 dakika oynatıp sonra dizinde şişlik oluşuyorsa, orada bir yük yönetimi tartışması açılmalı. Bunu söylemek kimseyi suçlamak değil. Futbolda bu tür şeyler olur. Ama olur diye sorgulamamak da doğru değil. Çünkü aynı hatalar tekrarlandığında artık talihsizlik değil, sistem sorunu demektir.
Fenerbahçe'nin bu sezon yaşadığı sakatlık tablosuna bütün olarak bakmak lazım. Asensio'nun yanında Kante'nin de MR'ının çekildiği ve Aston Villa maçında oynamamaları yönünde karar verildiği belirtiliyor. Yani sakatlık sorunu tek bir oyuncuyla sınırlı değil. Bu, sağlık ekibinin ve yük yönetiminin daha geniş bir masada tartışılması gerektiğini gösteriyor. Kaç oyuncu sakatlandı, hangi bölgelerde yoğunlaşıyor, antrenman yüküyle maç takvimi arasındaki denge ne durumda? Bu soruların cevabı, teknik direktörün tercihlerinden bağımsız düşünülemez.
Şimdi gelelim işin ekonomik tarafına. Asensio gibi bir oyuncunun ameliyat süreci, kulüp için sadece saha içi kayıp değil. Maliyet, sözleşme yükümlülükleri, oyuncunun piyasa değeri, devre arası planlaması. Fenerbahçe yönetimi bu tür bir sakatlığı hesaba katmadan mı yola çıktı, yoksa alternatif planı hazır mıydı? Bu sorunun cevabını sezon ilerledikçe göreceğiz. Ama şunu biliyorum: Büyük kulüplerin farkı, kriz anında değil, kriz öncesinde hazırlıklı olmalarıyla ortaya çıkar.
Oğuz Çetin'in açıklamasının bir yerinde "28 kişilik kadro" vurgusu var. Bu sayı önemli. Çünkü 28 kişilik bir kadroda bir oyuncunun yokluğu normalde büyük bir kriz olmamalı. Ama eğer o oyuncu sistemin merkezindeyse, sayı ne olursa olsun boşluk hissedilir. Fenerbahçe'nin sorunu kadro genişliği değil, kadro içindeki rol dağılımı. Asensio'nun yerini dolduracak oyuncunun aynı profilde olması gerekmiyor belki, ama aynı işlevi görmesi gerekiyor. Ve o işlevi görecek isimlerin ne kadar hazır olduğu, sezonun gidişatını belirleyecek.
Bir de taraftar tarafı var. Taraftar haklı olarak sonuç istiyor. Ama sonuç odaklı bakış bazen süreci gözden kaçırıyor. Asensio'nun ameliyatı, Fenerbahçe'nin sadece bir maçını değil, belki birkaç haftasını etkileyecek. Bu süreçte takımın nasıl tepki vereceği, hocanın hangi çözümleri üreteceği, yönetimin ne kadar sabırlı olacağı hep birlikte okunacak. Ve emin olun, bu süreçte en çok konuşulacak şey Asensio'nun dizindeki kıkırdak değil, o dizin arkasındaki planlama olacak.
Benim asıl merak ettiğim şu: Fenerbahçe bu sakatlığı bir kriz olarak mı yönetecek, yoksa bir fırsat olarak mı görecek? Çünkü bazen bir oyuncunun yokluğu, başka bir oyuncunun ortaya çıkmasına vesile olur. Genç bir isim, farklı bir sistem, yeni bir denge. Ama bunun için teknik direktörün cesaret göstermesi, yönetimin de o cesareti desteklemesi gerekir. Aksi halde her sakatlıkta aynı filmi izleriz: Önce inkâr, sonra panik, en sonunda suçlu arayışı.
Asensio'nun ameliyatı hayırlı olsun. Umarım sağlığına kavuşur ve sahalara döner. Ama Fenerbahçe'nin asıl sınavı, onun yokluğunda nasıl bir takım olacağını göstermekle başlıyor. Ve o sınav, dizdeki kıkırdaktan çok daha zorlu bir sınav olacak.
Cem Arıkan diğer yazıları:
- Asensio'nun Ameliyatı Sadece Bir Diz Değil, Bir Kadro Planı Sorunu
- Samsunspor'un Bjelica Hamlesi: Doğru İsim mi, Doğru Zamanlama mı?
- Arda Turan'ın Stamford Bridge zaferi tesadüf değil, doğru okunması gereken bir plan
- Lukaku'nun yokluğu mu, Emery'nin savunma krizi mi? Asıl mesele burada
- Kruzliak ataması Fenerbahçe için neden bir "tanıdık" değil, bir uyarıdır?









YORUM YAZ
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.