Bayram Sabahı Trafiği Kim İçin Kapatılıyor?
Bir kentte yol kapatmak, teknik bir trafik tedbiri gibi görünür; oysa her kapatma kararı, aynı zamanda bir iktidar tercihidir. Kimin sabah erken kalkıp işine gideceğini, kimin hastaneye yetişeceğini, kimin çocuğunu okula bırakacağını doğrudan etkiler. Ankara'da 29 Ekim için açıklanan kapsamlı kapatma listesi, bu yüzden yalnızca sürücüleri ilgilendiren bir duyuru değil. Kamusal alanın nasıl kullanılacağına, kentin hangi saatlerde kime ait olacağına dair bir karar.
Basına yansıyan bilgilere göre Ankara Emniyet Müdürlüğü, Cumhuriyet Bayramı kutlamaları kapsamında yapılacak etkinlikler nedeniyle bazı yollarda trafik düzenlemesine gidileceğini sosyal medya hesabından duyurdu. Açıklamaya göre kapatma, 29 Ekim sabahı saat 06.00'dan itibaren başlıyor. Atatürk Bulvarı'nın Kuğulu Kavşak ile Ulus Meydanı arasındaki bölümü, Dikmen Caddesi'nin 15 Temmuz Şehitler Meydanı (Genelkurmay Kavşağı) ile Çetin Emeç Bulvarı kesişimi arasındaki bölümü, İsmet İnönü Bulvarı'nın Mareşal Fevzi Çakmak Caddesi ile Akay Kavşağı arasındaki bölümü ve İstiklal Caddesi'nin tamamı, bu güzergâhlara açılan cadde ve sokaklarla birlikte çift yönlü trafiğe kapatılacak.
Liste bununla bitmiyor. İstanbul Caddesi'nin Kazım Karabekir Caddesi ile İstiklal Caddesi arasındaki bölümü, Cumhuriyet Caddesi, Çankırı Caddesi, Gazi Mustafa Kemal Bulvarı'nın 15 Temmuz Kızılay Milli İrade Meydanı ile Anadolu Meydanı arasındaki bölümü, Mithatpaşa Caddesi'nin Atatürk Bulvarı ile Ziya Gökalp Caddesi arasındaki bölümü ve Ziya Gökalp Caddesi'nin 15 Temmuz Kızılay Milli İrade Meydanı ile Kolej Meydanı arasındaki bölümü de çift yönlü araç trafiğine kapatılıyor. Milli Müdafaa, Kumrular, Necatibey, Gençlik, Akdeniz, Anıt caddeleri ve Spor Park Sokak ile bu yollara açılan cadde ve sokakların tamamında çift yönlü araç geçişine izin verilmeyecek.
Dikkat edilmesi gereken nokta şu: Açıklamada bazı kapatmalar kesin, bazıları ise koşullu biçimde duyuruluyor. İhtiyaç halinde Mareşal Fevzi Çakmak Caddesi ve buraya açılan yolların tamamı, Celal Bayar Bulvarı'ndan Kazım Karabekir Caddesi'ne ve ters yönde bağlantı sağlayan yan varyantların tamamı trafiğe kapatılabilecek. Yine ihtiyaç duyulması durumunda Celal Bayar Bulvarı'nın Atatürk Bulvarı ile A. Adnan Saygun Caddesi arasındaki bölümü, A. Adnan Saygun Caddesi'nin Atatürk Bulvarı ile Denizciler Caddesi arasındaki bölümü, Anafartalar Caddesi'nin Atatürk Bulvarı ile Hükümet Caddesi ve Susam Sokak arasındaki bölümü ile buralara açılan cadde ve sokaklar da çift yönlü trafiğe kapatılabilecek. Kazım Karabekir Caddesi'nin Anadolu Meydanı ile Hipodrom Caddesi arasındaki bölümü ve Dögol Caddesi'nin Beşevler Kavşağı ile Anadolu Meydanı arasındaki bölümü ise programlar sona erene kadar araç trafiğine kapalı olacak.
Burada bir yönetim meselesi var. "İhtiyaç halinde" ifadesi, vatandaş açısından belirsizlik demek. Sabah 06.00'da hangi yolun açık, hangisinin kapalı olacağını önceden kesin olarak bilmek isteyen bir sürücü, akşam saatlerinde hangi sokağa giremeyeceğini de bilmek ister. Koşullu kapatma yetkisi elbette güvenlik gerekçesiyle tanınabilir; ancak bu yetkinin hangi ölçütlere göre kullanılacağının, hangi saatlerde hangi yolların fiilen kapandığının sonradan kamuoyuna açıklanması, hesap verebilirliğin gereğidir. Aksi halde tedbir, denetlenemeyen bir takdir alanına dönüşür.
Öte yandan kapatma kararının kendisini baştan mahkûm etmek de doğru değil. Cumhuriyet Bayramı, bu ülkenin ortak siyasi mirasıdır ve kutlamaların güvenli biçimde yapılması meşru bir kamusal amaçtır. Kalabalık meydanlarda, resmî geçit güzergâhlarında araç trafiğinin durdurulması olağan bir uygulamadır. Sorun, tedbirin varlığında değil; ölçüsünde, süresinde ve iletişiminde. Atatürk Bulvarı'nın Kuğulu'dan Ulus'a kadar kapatılması, kentin omurgası sayılabilecek bir aksın gün boyu devre dışı kalması anlamına geliyor. Bu ölçekte bir müdahalenin, alternatif güzergâh bilgisiyle ve toplu taşıma düzenlemeleriyle birlikte, anlaşılır bir dille duyurulması beklenir.
Duyurunun sosyal medya üzerinden yapılması da ayrıca tartışmaya değer. Kentin tamamını ilgilendiren bir trafik kararının yalnızca bir sosyal medya hesabından paylaşılması, dijital erişimi olmayan ya da bu hesapları takip etmeyen geniş bir kesimi bilgi akışının dışında bırakır. Kamu kurumlarının, kent sakinlerine ulaşmak için sosyal medyanın yanı sıra yerel yönetimlerle eşgüdüm içinde daha yaygın kanalları kullanması, kapatma kararının meşruiyetini de güçlendirir. Bilgiye erişim, bu tür kararlarda bir lütuf değil, yönetimin parçasıdır.
Bir de kentin gündelik hayatı var. 29 Ekim resmî tatil olsa da Ankara'da hastaneler, nöbetçi eczaneler, otogar bağlantıları, gar ve havalimanı istikameti çalışmaya devam eder. Kapatılan güzergâhların Kızılay, Ulus, Sıhhiye ve Dikmen çevresini kapsaması, bu bölgelerde yaşayanlar ve çalışanlar için ciddi bir yük oluşturur. Kapatma listesinde bu kesimlerin günlük ihtiyaçlarını nasıl karşılayacağına dair somut bir yönlendirme görünmüyor. Oysa iyi bir trafik yönetimi, yalnızca hangi yolların kapanacağını değil, kapanan yolların yerine ne konacağını da anlatır: ek seferler, ücretsiz aktarma, geçici park alanları, yaya ve bisiklet güzergâhları.
Bu noktada sorulması gereken soru şu: Kent yönetimi, güvenlik tedbirini bir "yasak listesi" olarak mı, yoksa bir "ulaşım planı" olarak mı kurguluyor? İlki, vatandaşı bilginin dışında bırakan bir idari işlemdir; ikincisi ise kamusal alanı birlikte kullanmanın sorumlu bir yoludur. Ankara gibi bir başkentte, bayram kutlamalarının kentin gündelik ritmini felç etmeden yürütülmesi teknik olarak mümkündür. Bunun için kararın erken alınması, açık biçimde duyurulması ve uygulamanın şeffaf biçimde izlenmesi yeterli olur.
Demokratik kurumların gücü, yalnızca seçim sandığında değil; gündelik hayatı düzenleyen bu tür kararların açıklığında, ölçülülüğünde ve denetlenebilirliğinde ölçülür. Bir yolun kapatılması, bir meydanın kutlamaya ayrılması meşru olabilir. Ancak bu kararların arkasında duran idarenin, aynı açıklıkla "neden", "ne zamana kadar" ve "vatandaş ne yapacak" sorularına cevap vermesi gerekir. Bayram sabahı kentte trafiği kimin için durdurduğunuzu, o kentin sakinlerine anlatabildiğiniz ölçüde meşru olursunuz.
29 Ekim, cumhuriyetin kuruluş ilkelerinin hatırlandığı gün. O ilkelerin başında hesap verebilirlik, eşitlik ve kamusal aklın üstünlüğü gelir. Kutlama güvenliğini sağlamak da bu ilkelerle çelişmez; yeter ki tedbir, vatandaşı yönetimin nesnesi değil, muhatabı olarak görsün. Ankara'da yolların kapanacağı belli. Asıl merak edilen, bu kapatmanın ardındaki karar sürecinin ne kadar açık ve ne kadar hesap verebilir olduğu.









YORUM YAZ
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.