Baran Ersoy
Baran Ersoy - Politika

Anayasa’nın Etrafından Dolanma Tartışması

Siyasette bazen tek bir cümle, aylarca süren tartışmaların özünü ortaya koyar. YENİ Parti Grup Başkanvekili Murat Emir’in açıklamaları da tam olarak bunu yapıyor: Erken seçim talebini yineleyen Emir, bir yandan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yeniden aday olmasından korkmadıklarını söylerken, diğer yandan adaylığın önünü açmak için Anayasa’nın etrafından dolaşılmasına karşı olduklarını belirtiyor. Burada dikkat edilmesi gereken nokta, iki ayrı iddianın aynı cümlede iç içe geçmesi: Bir yanda siyasi rekabetin normal bir unsuru olan adaylık meselesi, diğer yanda Anayasa’ya uygunluk tartışması.

Emir’in sözlerinde öne çıkan ilk husus, partisinin erken seçim konusundaki tutumunun netliği. “Biz ısrarla erken seçim isteyen tarafız” diyen Emir, bu talebi yalnızca bir taktik tercih olarak değil, Türkiye’nin mevcut siyasi iktidardan bir an önce kurtulması gerektiği görüşüne bağlıyor. Bu, muhalefet açısından anlaşılır bir siyasi pozisyon. Ancak asıl tartışma, erken seçimin nasıl ve hangi koşullarda yapılacağı noktasında düğümleniyor.

Murat Emir’in açıklamalarının merkezinde, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yeniden adaylığına ilişkin bir usul itirazı var. Emir, adaylığın kendisinden korkmadıklarını açıkça söylüyor; itirazları adaylığın “Anayasa’nın ruhuna ve ilgili maddesine aykırı yöntemlerle” mümkün hale getirilmesine. Bu ayrım önemli. Zira siyasi bir rakibin aday olmasını istememekle, o adaylığın hukuki çerçevesinin zorlanmasını eleştirmek aynı şey değil. Emir’in sözlerinde ikinci seçenek öne çıkıyor.

Emir’in dikkat çeken bir diğer ifadesi, Meclis’in hangi yönde karar alacağını bilemeyeceklerini kabul etmesi. Bu, siyasi öngörüde bulunmaktan kaçınan, temkinli bir dil. Ancak hemen ardından gelen “bekle bekle bekle bekle, bir hafta kala Meclis karar alacak da Erdoğan’ın adaylığının önünü açacak” eleştirisi, asıl endişenin zamanlamaya ilişkin olduğunu gösteriyor. Emir’e göre böyle bir yöntem “Anayasa’nın arkasından dolanmak” ve “siyasi ahlaka sığmayacak” bir tercih anlamına geliyor.

Burada altı çizilmesi gereken nokta şu: Emir’in iddiası, bir planın varlığına dair kesinleşmiş bir olgu sunmuyor; daha çok böyle bir ihtimale karşı önceden uyarı niteliği taşıyor. “Bunun olamayacağını, bunun Anayasa’nın arkasından dolanmak olacağını, bunun siyasi ahlaka sığmayacağını söyleyegeldik” derken, geçmişte de benzer kaygıları dile getirdiklerini ima ediyor. Dolayısıyla ortada doğrulanmış bir takvim ya da karar değil, bir siyasi uyarı ve usul itirazı var.

"CESARETİNİZ VARSA GETİRİRSİNİZ SANDIĞI"

Murat Emir açıklamasında şu ifadeleri kullandı:

"Biz ısrarla erken seçim isteyen tarafız. Biz tabii ki Recep Tayyip Erdoğan'ın Cumhurbaşkanlığı adaylığından korkmuyoruz. Ama Recep Tayyip Erdoğan'ı bir kez daha Anayasa'nın aleyhine aday yapabilmek için, Anayasa'nın ruhunun ve ilgili Anayasa maddesinin etrafından dolaşacak, Anayasa'ya takla attıracak yöntemlere de elbette karşıyız.Meclis hangi kararı alır bilemeyiz. Ama biz her zaman erken seçim isteyen taraf olduk ve bir an evvel Türkiye'nin bu siyasi iktidardan, bu kabustan kurtulması gerektiğini söylüyoruz. Ama bekle bekle bekle bekle, bir hafta kala Meclis karar alacak da Erdoğan'ın adaylığının önünü açacak... Bunun olamayacağını, bunun Anayasa'nın arkasından dolanmak olacağını, bunun siyasi ahlaka sığmayacağını söyleyegeldik. Cesaretiniz varsa getirirsiniz sandığı, herkes boyunun ölçüsünü alır."

Emir’in “Cesaretiniz varsa getirirsiniz sandığı, herkes boyunun ölçüsünü alır” sözü, muhalefetin seçimden kaçmadığı mesajını veriyor. Buradaki meydan okuma, sandık üzerinden kurulan bir siyasi rekabet dili. Ancak aynı cümlede yer alan “boyunun ölçüsünü alır” ifadesi, seçim sonucuna dair bir öngörüden çok, rekabetin sandıkta belirlenmesi gerektiği vurgusu olarak okunmalı.

TBMM kayıtlarında YENİ Parti Ankara Milletvekili ve Grup Başkanvekili olarak yer alan Murat Emir’in açıklamaları, erken seçim tartışmalarının seyrine dair önemli bir kesit sunuyor. Ortada henüz alınmış bir Meclis kararı, netleşmiş bir takvim ya da resmî bir adaylık başvurusu yok. Olan şu: Bir muhalefet partisinin erken seçim ısrarı, Anayasa’ya uygunluk konusundaki hassasiyeti ve Cumhurbaşkanlığı adaylığı etrafında dönen usul tartışması.

Bu tartışmanın sağlıklı yürümesi için iki şeyi birbirinden ayırmak gerekiyor: Siyasi tercihler ve hukuki çerçeve. Erken seçim isteyen de istemeyen de bunu söyleyebilmeli. Ama bir adaylığın önünü açmak için Anayasa’nın zorlanıp zorlanmadığı sorusu, siyasi tercihlerin ötesinde bir denetim meselesi. Emir’in itirazı tam da bu noktaya oturuyor. Tartışmanın bundan sonraki seyri, bu usul sorusunun nasıl yanıtlanacağına bağlı görünüyor.

Toplam 39 defa okunmuştur.

Baran Ersoy diğer yazıları:

YORUM YAZ

Guvenlik kodu
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.