Selin Yalçın
Selin Yalçın - Toplum

Almanya’da demokrasi alarmı: Saksonya-Anhalt’ta AfD birinci çıktı

Almanya siyasetinde uzun süredir hissedilen o soğuk rüzgâr, nihayet bir kasırgaya dönüştü. Ülkenin doğusundaki Saksonya-Anhalt eyaletinde yapılan meclis seçimlerinden aşırı sağcı Almanya için Alternatif (AfD) partisi açık ara birinci olarak çıktı. Alman kamu yayıncısı ARD’nin verilerine göre AfD, oyların yüzde 44,5’ini alarak eyalet tarihinde eşi benzeri görülmemiş bir başarıya imza attı. Bu sonuç, yalnızca bir eyalet seçiminin ötesinde, İkinci Dünya Savaşı sonrasında Almanya’da inşa edilen siyasi sistemin ve demokratik dengelerin karşı karşıya kaldığı en ağır sınavlardan biri olarak değerlendiriliyor.

Rakamlar, bu yükselişin ne kadar hızlı ve keskin olduğunu tüm çıplaklığıyla ortaya koyuyor. 2021 yılındaki seçimlerde yüzde 20,8 oy alan AfD, beş yıl içinde oy oranını tam 23,7 puan artırarak yüzde 44,5 seviyesine ulaştı. Bu, Almanya’nın doğu eyaletlerinde aşırı sağın artık bir dip dalgası olmadığını, aksine ana akım siyasetin merkezine yerleştiğini gösteren çarpıcı bir tablo. Oy oranındaki bu sıçrama, partinin toplumun geniş kesimlerinde karşılık bulduğunu ve geleneksel partilere duyulan güvenin ne denli erozyona uğradığını gözler önüne seriyor.

Seçimin en dikkat çekici sonuçlarından biri de Hristiyan Demokrat Birlik’in (CDU) bu eyaletteki uzun süreli hakimiyetinin sona ermesi. Saksonya-Anhalt’ta 2002 yılından bu yana tüm başbakanları çıkaran CDU, bu seçimde AfD’nin açık ara gerisinde kalarak ikinci sıraya düştü. Bu durum, Almanya’nın doğusunda CDU’nun geleneksel seçmen tabanının ciddi biçimde aşındığını ve partinin bölgedeki kalesinin yıkıldığını gösteriyor. Yıllardır süren “CDU doğunun garantörüdür” algısı, bu sonuçla birlikte ciddi bir yara almış durumda.

35 yaşındaki aşırı sağcı aday Ulrich Siegmund liderliğindeki AfD’nin bu başarısı, yalnızca Saksonya-Anhalt ile sınırlı kalmayacak gibi görünüyor. Almanya’nın önümüzdeki günlerde Niedersachsen, Berlin ve Mecklenburg-Vorpommern eyaletlerinde gerçekleştireceği seçimler öncesinde bu sonuç, aşırı sağın yükselişinin bir başlangıç noktası olarak yorumlanıyor. Özellikle Berlin gibi sembolik bir şehirde yapılacak seçimler, AfD’nin batıya doğru genişleme potansiyelini test edecek olması açısından ayrı bir önem taşıyor. Doğu Almanya’da yükselen bu dalganın, batı eyaletlerine de sıçrayıp sıçramayacağı, Alman siyasetinin önümüzdeki dönemdeki en kritik sorularından biri haline gelmiş durumda.

Bu tablo, Berlin’deki merkez partileri zor bir kararla karşı karşıya bırakıyor. Yıllardır aşırı sağ ile her türlü işbirliğini reddeden ve “güvenlik duvarı” olarak adlandırılan siyasetin sürdürülüp sürdürülemeyeceği tartışması, bu seçim sonrası yeniden alevlendi. AfD’nin bu denli güçlü bir çıkış yapması, merkez partilerin bu duvarı koruma konusundaki kararlılıklarını test edecek. Ancak asıl soru şu: Bir eyalette halkın neredeyse yarısının oyunu alan bir partiyi, siyasi sistemin dışında tutmak ne kadar sürdürülebilir? Bu sorunun cevabı, Almanya demokrasisinin geleceği açısından belirleyici olacak.

Saksonya-Anhalt’taki bu sonuç, Almanya’nın doğusu ile batısı arasındaki uçurumun da ne kadar derinleştiğini gösteriyor. Birleşmenin üzerinden 35 yılı aşkın süre geçmesine rağmen, doğu eyaletlerinde duyulan ekonomik güvensizlik, siyasi yabancılaşma ve göçmen karşıtlığı, AfD’nin ekmeğine yağ sürmeye devam ediyor. Bu seçim sonucu, Alman siyasetinin doğu eyaletlerindeki sorunlara kalıcı çözümler üretemediğinin bir itirafı niteliğinde. Merkez partilerin bu uyarıyı dikkate alıp almayacağı, önümüzdeki seçimlerde net biçimde görülecek.

Almanya, tarihinin en kritik virajlarından birinde. Bu seçim sonucu, ülkedeki demokratik kurumların ne kadar kırılgan olduğunu bir kez daha hatırlatıyor. AfD’nin bu başarısı, yalnızca bir partinin yükselişi değil, aynı zamanda Almanya’nın siyasi merkezinin doğudaki kaybının da bir göstergesi. Önümüzdeki günlerde yapılacak diğer eyalet seçimleri, bu tablonun ne kadar kalıcı olduğunu gösterecek. Ancak şimdiden söylenebilecek şey şu: Almanya, aşırı sağın yükselişine karşı verdiği mücadelede yeni bir döneme girmiş durumda ve bu dönem, merkez partiler için hiç de kolay geçmeyecek gibi görünüyor.

Toplam 57 defa okunmuştur.

Selin Yalçın diğer yazıları:

YORUM YAZ

Guvenlik kodu
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.