Nilay Karaca
Nilay Karaca - Gündelik Hayat

Bir Koltukta Sessizce: Serhat Mustafa Kılıç’ın Ardından Kalan Sorular

Hayatın ne kadar kırılgan olduğunu bir kez daha hatırlatan haberler var ya, işte o haberlerden biriyle sarsıldık. Televizyon ekranlarında gülümsemesine alıştığımız, her girdiği karakterle evlerimize konuk olan Serhat Mustafa Kılıç’tan geriye, doldurulamayacak bir boşluk ve cevabı hâlâ verilememiş onlarca soru kaldı. Perşembe gününden beri kendisinden haber alınamıyordu. Kimse “Acaba başına bir şey mi geldi?” diye düşünmeden edemedi. Ta ki kapıyı çalan ama cevap alamayan bir çift el, yedek anahtarla o eve girene kadar...

Özlem E.’nin o an neler hissettiğini tahmin etmek bile zor. Kapıyı çalıyorsunuz, içeriden ses yok. Belki de “Uyuyordur, iyidir” diyorsunuz içinizden. Ama bir yandan da o tanıdık huzursuzluk, içinizi kemiriyor. Anahtar kilidi çevirdiğinizde hayatınızın değişeceğini bilmiyorsunuz. Salonundaki tekli koltukta, hareketsiz bir bedenle karşılaşmak... İşte o an, zaman duruyor. Saat 17.00 civarı, İstanbul Kağıthane Nurtepe Mahallesi’ndeki o evde hayat, bir daha asla eskisi gibi olmayacak şekilde değişti.

Sağlık ekiplerinin gelmesi, polisin olay yerini incelemesi... Hepsi birer formalite gibi. Çünkü o evde artık bir yaşam sona ermiş durumda. Ama formaliteler, aynı zamanda gerçeğin peşindeki en önemli adımlar. Olay yeri inceleme ekiplerinin ilk tespitleri ise herkesi derinden düşündüren cinsten. Kılıç’ın vücudunda, özellikle göz çevresi, kollar ve bacaklarda morluklar bulundu. İnsanın aklına ister istemez bin bir türlü senaryo geliyor. Ancak hemen sakin olalım; çünkü ilk incelemelerde kesici alet yarası, kurşun izi ya da boğuşmaya işaret eden belirgin bir darp izine rastlanmadığı da aktarılıyor. Yani ortada henüz bir suç unsuru yok, ama soru işaretleri de havada uçuşuyor.

İşte tam bu noktada, hepimizin bildiği ama konuşmaktan çekindiği bir gerçek var: Serhat Mustafa Kılıç, bir süredir lenf kanseri tedavisi görüyordu. Yakın çevresinin verdiği bilgiye göre, bilinen başka bir kronik rahatsızlığı da yoktu. Peki, vücudundaki bu morluklar hastalığın bir sonucu olabilir mi? Lenf kanseri gibi ciddi bir hastalıkla mücadele eden birinin vücudunda bu tür belirtilerin görülmesi tıbben mümkün mü? Uzmanların cevabını beklerken, biz de ister istemez bu soruların peşine düşüyoruz. Çünkü bir insanın ölümüne tanıklık etmek, hele ki bu kadar yakından takip edilen bir isimse, geride kalan herkes için derin bir merak ve üzüntü kaynağı oluyor.

Şu an için resmi bir açıklama yok. Ne yazık ki bu tür durumlarda en zor olan şey, belirsizliğin ta kendisi. Adli Tıp Kurumu’nda yapılacak otopsi ve toksikolojik incelemelerin sonuçları, oyuncunun ölümünün doğal nedenlerden mi, yoksa farklı bir sebepten mi kaynaklandığını netleştirecek. Bu sonuçlar çıkana kadar da herkes bir köşede bekleyecek. Ailesi, sevenleri, meslektaşları... Ve elbette, onu ekranlarında izleyen bizler.

Bu haberleri okurken, bir yandan da düşünmeden edemiyorum: Bir insanın hayatı, ne kadar da sessizce sona erebiliyor. Dışarıda hayat tüm hızıyla devam ederken, bir evin salonundaki koltukta, tek başına... Kim bilir o an neler düşünüyordu? Belki de tedavisinin iyi gittiğini umuyordu, belki de yorgundu. Biz asla bilemeyeceğiz. Ama şunu biliyoruz ki, Serhat Mustafa Kılıç, ekranlarda canlandırdığı rollerle ve insanlara dokunan sıcaklığıyla hatırlanacak.

Şimdi gözler, adli tıbbın soğuk koridorlarındaki raporlarda. Umudumuz, gerçeğin bir an önce ortaya çıkması ve sevenlerinin yüreğine bir nebze olsun su serpilmesi. Ancak hangi sonuç çıkarsa çıksın, geride kalan acı, bir süre daha taze kalacak gibi görünüyor. Bir sanatçının daha aramızdan ayrılması, hepimize hayatın ne kadar kıymetli ve bir o kadar da kırılgan olduğunu bir kez daha fısıldıyor. Işıklar içinde uyusun.

Toplam 61 defa okunmuştur.

Nilay Karaca diğer yazıları:

YORUM YAZ

Guvenlik kodu
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.