Necla Uygur'un ardından: Bir aile sahnesinin son perdesi
Türk tiyatrosu bir ismini daha kaybetti. Usta tiyatrocu Nejat Uygur'un eşi, tiyatro sanatçısı Necla Uygur, tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybetti. Basına yansıyan bilgilere göre 89 yaşında vefat eden Necla Uygur'un ölüm haberini oğlu Behzat Uygur sosyal medya hesabından duyurdu. Acı haber, sanat camiasında geniş bir üzüntüyle karşılandı.
Necla Uygur'un cenaze namazının 9 Ekim Cuma günü Teşvikiye Camii'nde ikindi namazının ardından kılınacağı, cenazenin Feriköy Mezarlığı'nda toprağa verileceği aktarılıyor. Behzat Uygur, paylaşımında şu ifadeleri kullandı:
“Tiyatromuzun usta oyuncusu, canımız annemiz Necla Uygur’un tedavi gördüğü hastanede bugün aramızdan ayrıldığını derin bir üzüntüyle duyuruyoruz. Necla Uygur’un naaşı 9 Ekim Cuma günü Teşvikiye Camii’nde ikindi namazını müteakip kılınacak cenaze namazının ardından Feriköy Mezarlığı’nda toprağa verilecektir.”
"Tiyatromuzun usta oyuncusu, canımız annemiz Necla Uygur'un tedavi gördüğü hastanede bugün aramızdan ayrıldığını derin bir üzüntüyle duyuruyoruz. Necla Uygur'un naaşı 9 Ekim Cuma günü Teşvikiye Camii'nde ikindi namazını müteakip kılınacak cenaze namazının ardından Feriköy Mezarlığı'nda toprağa verilecektir"
Bir tiyatro ailesinin hafızası, yalnızca sahnede geçen yıllardan ibaret değildir. Perde arkasında geçen on yıllar, sahneye çıkanlardan çok daha az görünür ama en az onlar kadar belirleyicidir. Necla Uygur'un hayatı, tam da bu görünmez emeğin hikâyesi. Nejat Uygur ile 1950'li yılların başında evlenen Necla Uygur, eşinin tiyatro yaşamı boyunca yanında yer aldı; ailesiyle birlikte uzun yıllar Türk tiyatrosunun içinde bulundu. Çiftin Ahmet, Kemal, Behzat, Süheyl ve Süha adlarında beş oğlu dünyaya geldi. Behzat ve Süheyl Uygur, anne ve babalarının izinden giderek tiyatro sanatçısı oldu.
Burada altı çizilmesi gereken bir nokta var: Türkiye'de tiyatro, yalnızca kurumların ve sahnelerin değil, ailelerin taşıdığı bir gelenek. Uygur ailesi, bu geleneğin en bilinen örneklerinden biri. Nejat Uygur'un 60 yılı aşkın sanat yaşamında Türk tiyatrosunun önde gelen güldürü ustalarından biri olarak tanındığı ve 1998 yılında Devlet Sanatçısı unvanına layık görüldüğü hatırlanıyor. Nejat Uygur, 18 Kasım 2013'te 86 yaşında hayatını kaybetmişti. Necla Uygur, eşinin vefatının ardından da tiyatro dünyasındaki varlığını sürdürdü.
Necla Uygur'un sanat hayatındaki katkısı yalnızca bir eş ve anne rolüyle sınırlı değil. Basına yansıyan bilgilere göre 2016'da Sadri Alışık Tiyatro Ödülleri kapsamında “Çolpan İlhan Sanata Değer Katan Kadınlar Özel Ödülü”ne layık görüldü. Bu ödül, sahnenin önünde olmayan ama sahneyi mümkün kılan emeğin de görüldüğünü gösteriyor.
Türkiye'de sanat kurumlarının, özellikle de tiyatro topluluklarının hafızası zayıftır. Bir kuşak gidince, arkasında bıraktığı birikim çoğu zaman yeterince kayda geçmez. Oysa Uygur ailesi gibi yapılar, yalnızca bireysel kariyerlerin değil, bir dönemin sahne anlayışının, seyirciyle kurulan ilişkinin ve turnelerle örülü bir çalışma kültürünün taşıyıcısıdır. Necla Uygur'un vefatı, bu kültürün bir temsilcisinin daha aramızdan ayrılması anlamına geliyor.
Sanat camiasından gelen taziye mesajları, kaybın yalnızca bir aileyi değil, geniş bir çevreyi sarstığını gösteriyor. Uygur soyadı, Türk tiyatrosunda bir marka; ama bu markanın arkasında yıllarca süren, çoğu zaman sahne ışığı görmeyen bir emek var. Necla Uygur, o emeğin en uzun soluklu temsilcilerinden biriydi.
Bir ailenin tiyatroyla kurduğu bağ, o ailenin çocuklarına bıraktığı en somut mirastır. Behzat ve Süheyl Uygur'un bugün sahnede olması, bu mirasın devam ettiğini gösteriyor. Ama mirasın devamı, geçmişin hatırlanmasıyla anlam kazanır. Necla Uygur'un ardından yapılacak en doğru şey, onun adını anmakla kalmayıp o dönemin tiyatro kültürünü daha görünür kılmaya çalışmak olur.
Türk tiyatrosu, kurumsal desteğin ve kayıt tutmanın zayıf olduğu bir alan. Bu yüzden her kayıp, yalnızca bir insanın değil, bir dönemin de eksilmesi anlamına geliyor. Necla Uygur'un vefatı, bu gerçeği bir kez daha hatırlatıyor. Geriye kalan, bir ailenin sahnedeki ısrarı ve o ısrarın Türk tiyatrosuna bıraktığı iz.
Selin Yalçın diğer yazıları:
- Necla Uygur'un ardından: Bir aile sahnesinin son perdesi
- Nobel Kimya Ödülü, Bilimin Sabrını Ödüllendirdi Ama Türkiye'ye Dair Sorusu Var
- Enflasyon Verisi Faiz İndirimi Beklentisini Güçlendirdi, TL Riski Sürüyor
- Mansur Yavaş'ın Mersin çıkarması ve hukuk tartışmasının perde arkası
- Cemil Tugay'ın Sosyal Medya Yanıtı AK Parti İddialarını Neden Güçlendirdi?









YORUM YAZ
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.