Derya Akıncı
Derya Akıncı - Ekonomi

Takasbank'ta Vekalet Sınavı ve Kurumsal Hafıza

Bir kurumun tepesindeki isim değiştiğinde, kamuoyunun ilk sorusu genellikle "kim geldi, kim gitti" olur. Oysa finansal altyapı kuruluşlarında bu sorunun cevabı, gündelik siyasetin çok ötesinde bir anlam taşır. Çünkü Takasbank gibi kurumlar, gün içinde milyonlarca işlemin birbirine bağlandığı, ödeme ve takas zincirinin sessizce işlediği yerlerdir. Burada yaşanan bir görev değişikliği, vatandaşın cebine doğrudan dokunmasa da piyasaların güven duygusuna dokunur.

Basına yansıyan bilgilere göre Takasbank Yönetim Kurulu, 2 Kasım 2026 tarihli toplantısında Piyasalar ve Operasyondan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Gökhan Elibol'un vekaleten Genel Müdür ve Yönetim Kurulu Üyesi olarak atanmasına karar verdi. Banka tarafından yapılan açıklamada atamanın Yönetim Kurulu kararı doğrultusunda gerçekleştiği bildirildi. Haber metinlerinde atamanın gerekçesine ilişkin ayrıntı yer almıyor; bu nedenle "neden şimdi" sorusunun cevabını bu satırlardan çıkarmak doğru olmaz.

Yine de elimizdeki bilgiler, bu atamanın rastgele bir tercih olmadığını gösteriyor. Elibol, 1983 yılında Erzincan'da doğdu. Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi ile Beykent Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nden lisans dereceleri aldı; avukatlık ve arabuluculuk ruhsatlarına sahip. Çalışma hayatına Maliye Bakanlığı bünyesinde Vergi Müfettişi olarak başladı. Ardından Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu'na (BDDK) geçti ve burada 10 yıl boyunca Bankalar Yeminli Murakıbı olarak görev yaptı.

Bu 10 yıllık dönemin ayrıntısı, aslında bir özgeçmiş satırından fazlasını anlatıyor. Elibol, BDDK'da başta büyük ölçekli mevduat bankaları olmak üzere mevduat, katılım ve yatırım bankaları ile finansal kuruluşlarda risk yönetimi, mali bünye ve finans denetimlerinde bulundu. Çeşitli savcılık incelemelerinde görev aldı; mevzuat düzenlemelerinin hazırlanma süreçlerinde aktif olarak yer aldı. Bir başka deyişle, denetleyen tarafta geçen bir kariyerin ardından denetlenen ve aynı zamanda piyasayı işleten tarafta sorumluluk üstlenmiş bir isim söz konusu.

Elibol'un Takasbank serüveni 2016'da başlıyor. O yıl, Takas İstanbul bünyesinde Piyasalar ve Operasyondan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı olarak göreve geldi. Görev süresi boyunca Altın Transfer Sistemi, Çek Takas Sistemi, SWAP Piyasası, BISTECH Projesi ve Kamu Teminat Yönetimi Projeleri gibi çalışmaların kuruluşunda yer aldı. Bu başlıkların her biri, kulağa teknik gelse de gündelik hayatın finansal dokusunu oluşturan altyapı parçaları. Çek takasının aksaması bir esnafın tahsilatını, swap piyasasındaki bir tıkanıklık bankaların günlük likidite yönetimini etkileyebilir. Yani bu projeler, soyut kavramlar değil; ekonominin kılcal damarları.

Elibol, Nisan 2019-Mart 2021 döneminde İstanbul Takas ve Saklama Bankası A.Ş.'de vekaleten Genel Müdür ve Yönetim Kurulu Üyesi olarak görev yaptı. Şimdi 2 Kasım 2026 itibarıyla aynı görevlere yeniden vekaleten atanmış durumda. Burada altı çizilmesi gereken nokta, "vekaleten" ifadesinin getirdiği belirsizlik değil, kurumsal süreklilik. Aynı kurumda daha önce aynı koltuğa oturmuş bir yöneticinin yeniden göreve getirilmesi, kriz anlarında ya da geçiş dönemlerinde sık başvurulan bir yöntem. Kurumun hafızasını koruma, işleyişte kesinti yaratmama kaygısı bu tercihin arkasında yatıyor olabilir. Ancak bu bir yorum; kararın gerekçesi resmi açıklamada bu şekilde ifade edilmiş değil.

Peki bu değişikliğin yurttaşa bakan yönü ne? Takasbank, sermaye piyasalarının arka plandaki güvenlik ağı. Borsada alınıp satılan her kıymetin arkasında, alıcı ile satıcı arasında tamamlanması gereken bir takas süreci var. Bu sürecin kesintisiz işlemesi, yatırımcının "param ne zaman hesabıma geçer" sorusunun cevabını doğrudan etkiliyor. Dolayısıyla bu tür kurumlarda yönetim değişikliklerinin teknik yeterlilik ve kurumsal istikrar ekseninde okunması gerekiyor. Bir genel müdürün kim olduğu, gündelik hayatta hissedilmese de piyasanın genel güven iklimine küçük ama birikimli bir katkı yapar.

Öte yandan, kamuoyunun bu tür atamalarda daha fazla şeffaflık beklemesi de anlaşılır bir talep. Vekaleten atamaların ne kadar süreceği, asil atamanın hangi takvimle yapılacağı gibi sorular, basına yansıyan açıklamalarda yer almıyor. Bu boşluk, doğal olarak spekülasyona alan açıyor. Oysa finansal altyapı kuruluşlarında belirsizliğin kendisi bir maliyet unsurudur. Piyasa aktörleri, kimin ne kadar süreyle karar alacağını bilmek ister; bu, uzun vadeli planlama yapmanın ön koşullarından biri.

Elibol'un profili, bu görev için aranan dengeyi de gösteriyor: bir yanda vergi müfettişliği ve bankacılık denetçiliğinden gelen kamu gözetimi perspektifi, diğer yanda 2016'dan bu yana süren operasyonel birikim. Denetim tarafından gelen birinin piyasa operasyonlarını yönetmesi, ilk bakışta iki ayrı dünya gibi görünse de aslında birbirini tamamlayan iki işlev. Kuralları bilen birinin uygulamayı yönetmesi, hem uyum hem de pratik çözüm üretme açısından avantaj olabilir. Bu da yine bir değerlendirme; kurumun resmi gerekçesi değil.

Ekonomi yazınında sık tekrarlanan bir tespit var: Gelişmiş piyasalarda kurumsal güven, tek tek yöneticilerin kim olduğundan çok, kurumların kendi işleyiş kurallarına ve şeffaflığına dayanır. Bu açıdan bakıldığında, bir atama haberi aslında kurumun kendi sürekliliğini ne kadar iyi kurguladığının da testi. Görev değişimlerinin sarsıntısız atlatılması, kurumsal hafızanın ne kadar güçlü olduğunu gösterir. Takasbank özelinde bu hafızanın bir parçası da, aynı ismin daha önce aynı görevi vekaleten yürütmüş olması.

Vatandaş açısından meseleye bakınca, asıl merak edilen şu: Bu tür atamalar gündelik ekonomik hayatımızda ne değiştirir? Kısa vadede çok az şey. Uzun vadede ise piyasaların işleyişine duyulan güvenin korunması, tasarrufun yatırıma dönüşmesinin önündeki görünmez engellerin kalkması anlamına gelir. Bir ülkenin finansal altyapısı ne kadar sağlamsa, o ülkede tasarruf edenin de yatırım yapanın da önünü görme kabiliyeti o kadar artar. Bu nedenle teknik görünen atama haberlerini, ekonominin görünmeyen ama taşıyıcı kolonlarındaki hareketlilik olarak okumak gerekiyor.

Geriye kalan, atamanın nasıl karşılık bulacağını izlemek. Kurumun açıklamaları, önümüzdeki dönemde vekalet sürecinin nasıl yönetileceğine dair ipuçları verecektir. Piyasa aktörleri de bu süreçte kurumun işleyişinde bir aksama olup olmadığına bakacak. Zaten güven denilen şey, tam olarak bu tür geçiş dönemlerinde sınanır; söylenenlerde değil, işlerin nasıl yürüdüğünde.

Toplam 24 defa okunmuştur.

Derya Akıncı diğer yazıları:

YORUM YAZ

Guvenlik kodu
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.