Hadziahmetovic Ludogorets'te: Beşiktaş'ın Kaybı Değil, Planlamanın İfşası
Beşiktaş'tan ayrılan Amir Hadziahmetovic'in yeni adresi Bulgaristan oldu. Ludogorets, siyah-beyazlıların sözleşmesini feshettiği 29 yaşındaki orta saha oyuncusuyla anlaşmaya vardı. Haberi okuyunca insanın aklına ister istemez şu soru geliyor: Bir futbolcu nasıl olur da iki Türkiye Kupası, iki Süper Kupa kaldırdığı, 3,2 milyon euro bonservisle alındığı bir kulüpten ayrılıp birkaç ay içinde Bulgaristan'a gider?
Burada mesele Hadziahmetovic'in kötü futbolcu olup olmaması değil. Mesele Beşiktaş'ın orta saha planlamasının ne kadar tutarsız olduğu. Bugün bir oyuncuya 3,2 milyon euro verip alıyorsun, iki kupa kazanıyorsun, sonra sözleşmesini feshediyorsun. Ardından oyuncu gidip Bulgaristan'da kariyerine devam ediyor. Bu tabloyu kimse "normal bir transfer hareketliliği" diye açıklayamaz. Bu, doğrudan bir kadro mühendisliği sorunudur.
Hadziahmetovic'in Beşiktaş kariyerine bakalım. Siyah-beyazlı formayla iki Türkiye Kupası, iki Türkiye Süper Kupası. Konyaspor'dan 3,2 milyon euro bonservisle gelmiş. Arada Rizespor ve Hull City'de kiralık olarak forma giymiş. Yani oyuncu ne ilk geldiğinde tutunamadı, ne de tamamen silindi. Sürekli bir "acaba" hâli. Bir dönem ilk on birde, bir dönem kenarda, bir dönem kiralık. Şimdi ise sözleşmesi feshedilmiş durumda.
Peki bu tabloyu sadece oyuncuya yazmak doğru mu? Bence değil. Bir futbolcuyu alırken verdiğin bonservis, ona biçtiğin rol ve sonrasında ondan vazgeçme hızın birbirini tutmuyorsa, orada asıl sorun oyuncunun performansı değil, karar mekanizmasının kendisidir. Bugün Beşiktaş orta sahasına bakıyorsunuz, Hadziahmetovic'in gidişiyle birlikte o bölgede ciddi bir derinlik sorusu ortaya çıkıyor. Ama bu soru bugün ortaya çıkmadı; bu soru, oyuncunun kiralık gönderildiği günlerde de vardı. Sadece görmezden gelindi.
Hadziahmetovic'in açıklaması da aslında bir şey anlatıyor. "Kariyerimde yeni bir sayfa açılıyor ve Ludogorets forması giyeceğim için çok heyecanlıyım. İlk günden itibaren elimden gelenin en iyisini yapmaya hazırım." diyor. Bu cümlede kırgınlık yok, isyan yok. Aksine, "yeni bir sayfa" vurgusu var. Bir futbolcunun bu kadar sakin konuşması, aslında yaşadığı dönemin onun için ne kadar belirsiz geçtiğini de gösteriyor. Sürekli kiralıklar, sürekli değişen roller, sonunda fesih. Bu döngüde oyuncunun kendini kanıtlaması zaten mümkün değil.
Şimdi soru şu: Ludogorets bu transferden ne kazanır? Bulgaristan temsilcisi, Avrupa kupalarında mücadele eden, kendi liginde sürekli üst sıralarda olan bir kulüp. Hadziahmetovic gibi Süper Lig'de oynamış, Avrupa'da kiralık deneyimi olan bir orta sahayı bedelsiz ya da düşük maliyetle kadrosuna katmak Ludogorets için gayet mantıklı. Tecrübeli bir oyuncu, Bulgaristan ligi için fazlasıyla yeterli. Üstelik 29 yaş, bir orta saha için hâlâ verimli bir dönem.
Peki Beşiktaş ne kaybetti? Aslında maddi olarak çok bir şey kaybetmedi. Sözleşme feshedildiği için bonservis geliri yok, ama maaş yükünden kurtuldu. Ancak sportif olarak kaybın boyutu tartışılır. Eğer Hadziahmetovic bu sezon kadroda kalsaydı, orta sahada rotasyonda kullanılabilir miydi? Büyük ihtimalle evet. Ama Beşiktaş yönetimi ve teknik ekip, onu bu rolde görmedi. Bu bir tercih. Tercihlerin de sonuçları olur.
Burada dikkat çeken bir başka nokta da şu: Türk futbolunda orta saha oyuncularına yönelik yaklaşımda ciddi bir istikrarsızlık var. Bir oyuncu iki maç iyi oynasa "yeni yıldız" ilan ediliyor, iki maç kötü oynasa "gönderilsin" deniyor. Hadziahmetovic de bu dalgalanmanın kurbanı oldu. Ne tam anlamıyla güvenildi, ne de tam anlamıyla vazgeçildi. Arafta kaldı. Sonunda da kendine yeni bir liman buldu.
Beşiktaş taraftarı bu transferi nasıl okumalı? Bence panik yapmaya gerek yok. Hadziahmetovic gitti diye orta saha çökecek değil. Ama şu soruyu sormakta haklılar: Bu oyuncudan neden tam verim alınamadı? Kiralık gönderilmeseydi, düzenli oynatılsaydı, bugün farklı bir noktada olur muyduk? Bu soruların cevabı, kulübün sportif direktörlük ve teknik ekip yapısında saklı.
Bir de işin mali boyutu var. 3,2 milyon euro bonservis, bugünün Süper Lig piyasasında küçümsenecek bir rakam değil. Bu parayı verip aldığın oyuncuyu birkaç yıl içinde bedelsiz kaybediyorsan, burada bir değer kaybı var demektir. Futbol kulüpleri sadece maç kazanmaz; aynı zamanda varlık yönetimi yapar. Hadziahmetovic örneği, Beşiktaş'ın bu konuda ne kadar tutarlı olduğunu sorgulatıyor.
Ludogorets cephesinden bakınca işin bir başka boyutu daha var. Bulgaristan ekibi, Süper Lig'den ayrılan oyuncular için artık ciddi bir pazar hâline geldi. Türkiye'de tutunamayan ya da yolları ayrılan oyuncular, Balkanlar'da ve Doğu Avrupa'da kendilerine yer buluyor. Bu, Türk futbolunun oyuncu geliştirme ve elde tutma konusundaki zaaflarını da gösteriyor. Yetenek var, ama sabır yok. Süreklilik var mı? O da tartışılır.
Hadziahmetovic'in Ludogorets macerası nasıl geçer, bunu zaman gösterecek. Ama şu kesin: Beşiktaş, orta saha planlamasında yeni bir sayfa açmak zorunda. Hadziahmetovic gitti, yerine kim gelecek? Daha önemlisi, gelecek oyuncuya nasıl bir rol biçilecek? Eğer aynı belirsizlik döngüsü devam ederse, iki yıl sonra benzer bir yazıyı başka bir isim için yazıyor olacağız.
Futbolda her ayrılık bir kayıp değildir. Bazen ayrılık, iki taraf için de doğru karardır. Ama doğru karar olması için, o kararın arkasında tutarlı bir plan olması gerekir. Beşiktaş'ın Hadziahmetovic dosyasında böyle bir plan olduğunu söylemek zor. Daha çok günü kurtarma, kadroyu hafifletme ve belki de maliyet düşürme refleksiyle alınmış bir karar gibi görünüyor. Bu refleks yanlış değil, ama tek başına yeterli de değil.
Sonuçta ortada bir futbolcu var, kariyerine devam ediyor ve bunu açıkça söylüyor. Bir de onu gönderen kulüp var; o da kendi yoluna bakıyor. İki taraf için de hayırlısı olsun demek kolay. Zor olan, bir sonraki transferde aynı hatayı yapmamak. Beşiktaş'ın asıl sınavı bu olacak.
Cem Arıkan diğer yazıları:
- Hadziahmetovic Ludogorets'te: Beşiktaş'ın Kaybı Değil, Planlamanın İfşası
- Sporting'in Quaresma Hamlesi: Galatasaray'a Karşı Savunmadaki Mesaj Ne?
- Galatasaray'ın Golcü Arayışı: Winsley Boteli ile Resmi Görüşmelere Başlandı
- Acun Ilıcalı'nın Hull City’si için riskli bir hamle: Muhammed-Ali Cho
- Fenerbahçe'de Emre Demir Ayrılığı: Genç Yetenek Alanyaspor'a Gitti









YORUM YAZ
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.