Cem Arıkan
Cem Arıkan - Spor

Galatasaray'ın 4-0'lık Şoku Transferle mi Kapanır?

Futbolda bazen bir maç, bir sezonun bütün hikâyesini özetler. Galatasaray'ın Trabzonspor karşısında 4-0'lık bir yenilgi alması, sadece üç puan kaybı değil; kadro mühendisliğinin, oyun planının ve yönetim tercihlerinin aynı anda sorgulandığı bir tablo ortaya çıkardı. Liderlikten ikinci sıraya düşmek can yakar ama asıl mesele o 90 dakikada sahada ne olduğu değil, oraya nasıl gelindiği.

Okan Buruk, maçın ardından en çok konuşulan isim oldu. Bu normal. Türkiye'de teknik direktörler kaybedince ilk hedef tahtası olur, kazanınca da göklere çıkarılır. İkisi de yanlış. Buruk'un bu takımı geçen sezon nereye taşıdığını unutup, tek maçlık bir hezimetle onu yok saymak kolaycılık olur. Ama aynı şekilde, Trabzonspor maçındaki dizilişi, orta saha kurgusunu ve maç içi müdahaleleri de görmezden gelemeyiz. 4-0'lık bir skorda teknik adamın payı yoktur demek, futbolu hiç bilmemek demektir.

Başkan Dursun Özbek'in Buruk'a destek açıklaması ve devam kararı, aslında kulübün tercihini net biçimde ortaya koyuyor. Yönetim, teknik direktörü değiştirmek yerine kadroyu takviye etme yolunu seçmiş görünüyor. Bu tercihin kendisi tartışılabilir ama en azından bir strateji var: sorunu hocada değil, kadroda aramak. Peki bu doğru bir teşhis mi? İşte bütün mesele burada.

Gündeme düşen iki isim, bu teşhisin nasıl bir cevap ürettiğini gösteriyor. İlk hedef Eduardo Camavinga. Real Madrid'de forma giyen, 23 yaşındaki Fransız orta saha. 2021'de Rennes'ten 31 milyon euro bonservisle Madrid'e giden bir oyuncudan bahsediyoruz. İspanyol ekibinde 229 maça çıkmış, 6 gol ve 11 asist üretmiş. Sadece bu rakamlar bile Camavinga'nın nasıl bir profil olduğunu anlatıyor: golcü değil, oyunun iki yönünü de oynayabilen, top kazanan, alan kapatan, gerektiğinde sol beke kayabilen bir denge oyuncusu.

İşte Galatasaray'ın Trabzonspor maçında en çok zorlandığı nokta tam olarak buydu. Orta sahada top kaybedildiğinde geri koşan, alanı kapatan, rakibin geçiş hücumlarını kesen bir yapı yoktu. Camavinga profili, kâğıt üzerinde bu eksikliğe birebir cevap veriyor. Ama kâğıt üzerinde her şey güzel görünür. Sorulması gereken soru şu: Real Madrid, 2029'a kadar sözleşmesi olan 23 yaşındaki bir oyuncuyu neden kiralık versin? Sarı-kırmızılıların kiralama teklifi yapacağı belirtiliyor. Bu tür hamleler Türkiye'de sık sık gündeme gelir, sonuç genelde hüsran olur. Yine de denemeye değer mi? Elbette değer. Ama transferi bitmiş gibi konuşmak, taraftarı yanıltmaktan başka işe yaramaz.

İkinci isim Ermedin Demirovic. Stuttgart'ta oynayan, Bosnalı santrfor. Santrfor bölgesinin yanı sıra kanatlarda da görev yapabiliyor. Alman basınında yer alan iddiaya göre Stuttgart 35 milyon euro bonservis istiyor. Burada durup düşünmek lazım. Galatasaray'ın ara transfer döneminde 35 milyon euroyu tek bir oyuncuya bağlayacak mali gücü var mı? Üstelik bu, yaz transfer dönemi değil; sezon ortası, fiyatların en şiştiği dönem. Alman kulüplerinin sezon ortasında elindeki golcüyü bırakması da kolay değil.

Peki Galatasaray gerçekten santrfora mı ihtiyaç duyuyor? Trabzonspor maçında 4 gol yiyen bir takımın ilk konuşması gereken şey hücum değil, savunma olmalı. Forvet hattına takviye elbette gerekli olabilir ama asıl yara orta sahada ve savunma kurgusunda açılmışken, önce oraya pansuman yapmak gerekmez mi? Yönetimin hem orta sahaya hem hücum hattına takviye planladığı belirtiliyor. Doğru olan da bu: tek bölgeye yapılan transfer, çürük bir yapıyı ayakta tutmaz.

Burada asıl sorgulanması gereken şey transfer listesi değil, transfer zamanlaması. Galatasaray, sezon başında da Camavinga gibi isimlerle uzun süre gündemi meşgul etmişti. Şimdi aynı isim yeniden masada. Bu, kulübün transfer planlamasında bir süreklilik mi var, yoksa her kriz döneminde aynı dosyalar mı açılıyor? Eğer ikincisiyse, sorun hoca da değil, transferi yöneten akıl da değil; sorun o akla yön veren stratejinin kendisinde.

Trabzonspor yenilgisini sadece bir kadro eksikliğine bağlamak, futbolun gerçeklerini görmezden gelmektir. O maçta takımın dizilişi, baskı yüksekliği, top kaybı sonrası reaksiyonu, kanat savunması... Hepsi ayrı ayrı konuşulmayı hak ediyor. Transfer, bu sorunların bir kısmını çözer ama hepsini değil. İyi bir orta saha oyuncusu, kötü kurgulanmış bir oyun planını tek başına kurtaramaz. İyi bir santrfor, arkasındaki dağınık yapıyı düzeltemez.

Okan Buruk'un işi kolay değil. Bir yandan ligde liderlik yarışını yeniden kurmak, diğer yandan Avrupa'da hedef kovalamak zorunda. Yönetim ona güven verdiğine göre, artık top teknik ekipte. Ama aynı yönetimin de transferde lafta kalmayan, sahaya yansıyan hamleler yapması gerekiyor. Taraftarın sabrı, "listemizde şu isimler var" haberleriyle değil, sahada görünen takım kimyasıyla ölçülür.

Camavinga mı, Demirovic mi, yoksa bambaşka bir isim mi? Hangisi gelirse gelsin, asıl soru şu: Galatasaray, Trabzonspor maçında ortaya çıkan o dağınık görüntüyü sadece transferle mi düzeltecek, yoksa oyun anlayışını da masaya yatıracak mı? Cevap sahada verilecek. Biz de izleyip göreceğiz.

Toplam 23 defa okunmuştur.

Cem Arıkan diğer yazıları:

YORUM YAZ

Guvenlik kodu
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.