Selin Yalçın
Selin Yalçın - Toplum

Vucic'in İstifası: Sırbistan'da Bir Dönemin Sonu mu, Yeni Bir Dönemin Başlangıcı

Aleksandar Vucic, Sırbistan Cumhurbaşkanlığı'ndan istifa etti. Bu, yalnızca bir liderin görevi bırakması değil; on iki yıldır süren bir iktidar mimarisinin ilk büyük çatlağı. Vucic, Cumhurbaşkanlığı binasında düzenlediği basın toplantısında istifa belgesine imza attığını duyurdu. Görevi Meclis Başkanı Ana Brnabic'e devredeceğini söyledi. Ancak bu bir veda değil. Vucic, 25 Ekim'de yapılacak erken genel seçimlerde başbakan adayı olarak yarışacak. Yani sahneden çekilmiyor; sahneyi değiştiriyor.

Bu hamle, siyasi bir manevra olarak da okunabilir. Cumhurbaşkanlığı görevinden ayrılmak, Vucic'in üzerindeki doğrudan yürütme baskısını hafifletir. Başbakanlık ise parlamenter sistemde daha esnek bir alan sunar. Ama asıl mesele, neden şimdi sorusu. Vucic'in istifasının arkasında iki yıldır süren protestolar var. Öğrencilerin öncülük ettiği bu hareket, 2024 Kasım'ında Novi Sad'da bir tren istasyonunun beton sundurmasının çökmesi ve 16 kişinin hayatını kaybetmesiyle fitillendi. Yolsuzluk karşıtı gösteriler, zamanla rejimin meşruiyetini sorgulayan bir dalgaya dönüştü. Vucic, 9 Eylül'de parlamentoyu feshederek erken seçim tarihini 25 Ekim olarak belirledi. Bu, baskıya boyun eğme değil; baskıyı kendi lehine çevirme girişimi.

Vucic'in basın toplantısındaki sözleri, görev süresinin ne kadar zorlu geçtiğini gösteriyor. Avrupa ile Rusya arasında sıkışan Sırbistan, denge siyasetinin ağır bedelini ödemiş. Vucic, Avrupa'daki her toplantının kendisi için bir eziyet olduğunu söyledi. Görüşmelerde ilk soru hep aynıydı: Rusya'ya neden yaptırım uygulamıyorsunuz? Bu soru, Sırbistan'ın Batı ile ilişkilerindeki en kronik baş ağrısı. Rusya ile görüşmeler de kolay geçmemiş. NIS meselesi, iki taraf arasında bir güç gösterisine dönüşmüş. Vucic'in ifadesiyle Ruslar, NIS'i ne pahasına olursa olsun ellerinde tutmak istemiş; diğerleri ise Rusya'nın elinden almak. Sonunda zarar gören Sırbistan olmuş.

"Yarın sabah görevi Cumhurbaşkanlığına vekalet edecek olan (Meclis Başkanı) Sayın Brnabic'e devredeceğim. Anayasa ve yasalar gereği aralık ayının sonuna kadar cumhurbaşkanlığı seçiminin ilk turunu yapmış olmamız gerekiyor"

"eziyet"

"Rusya'ya neden yaptırım uygulamadıkları"

"Ruslarla olan görüşmeler de zor oldu. Çünkü onların amacı (Sırbistan'ın petrol sanayisi şirketi) NIS'i ne pahasına olursa olsun ellerinde tutmaktı. Diğerlerinin amacı da bunu Rusya'nın elinden almak. Sonunda zarar gören Sırbistan oluyordu. Sonuçta bunu yapmak kolay olmadı ve gelecekte de olmayacak"

Bu tablo, küçük bir ülkenin büyük güçler arasında nasıl sıkıştığının çarpıcı bir örneği. Sırbistan, Avrupa Birliği üyeliğini hedefliyor ama Rusya ile enerji bağımlılığını sürdürüyor. Vucic, bu dengeyi on iki yıl boyunca yönetti. Şimdi bu dengeyi başbakan olarak yönetmeye çalışacak. Ancak siyasi zemin artık eskisi kadar sağlam değil.

Vucic'in en dikkat çekici itiraflarından biri eğitimle ilgiliydi. Görev süresindeki en başarısız olduğu alanın eğitim olduğunu söyledi. İktidar karşıtı boykotlar nedeniyle yükseköğretimde aksaklıklar yaşanmış. Vucic, "Hepimiz sorumsuz davrandık" diyerek iktidarı da muhalefeti de suçladı. Öğretmenlerin ve öğretim üyelerinin bir kısmını kastederek, çocukların ve geleceğin çıkarlarının öne konulmadığını belirtti. Önümüzdeki yıllarda bunun pahalıya mal olacağını söyledi. Bu sözler, bir liderin kendi dönemine dair en dürüst itiraflarından biri. Ancak itiraf, sorumluluktan kaçışın da bir aracı olabilir.

"Gerçek şu ki bugün özellikle son derece düşük doğal nüfus artışı nedeniyle nüfusumuz 500 bin kişi azalmış durumda. Fakat 2012'ye kıyasla kayıtlı çalışan sayısı 500 bin fazla. Veriler ve elde edilen sonuçlar bu şekilde"

"Hepimiz sorumsuz davrandık. Biz iktidardakiler buna izin verdiğimiz, diğerleri de kendi çıkarlarını çocuklarımızın ve geleceğimizin çıkarlarının önüne asla koymamaları gerektiği için. Burada öğretmenlerin ve öğretim üyelerinin bir kısmını kastediyorum. Önümüzdeki yıllarda bize pahalıya mal olacak korkunç hatalar yaptık"

Vucic, toplam 49 kişi için af kararı aldı. Bu kişilerin 23'ünün iktidar aleyhindeki protesto eylemleriyle bağlantılı olduğu belirtiliyor. Bu af, bir uzlaşma mesajı mı yoksa bir siyasi hamle mi? Protestoların merkezinde yer alan gençler ve öğrenciler için bu, yeterli bir adım değil. Onların talebi yolsuzlukla mücadele ve hesap verebilirlik. Vucic'in af kararı, yargı sürecini siyasetin gölgesine çekme riski taşıyor.

İstifa açıklaması öncesinde Cumhurbaşkanlığı binasının önünde bir kalabalık toplandı. Ellerinde Sırbistan bayraklarıyla Vucic lehine slogan attılar. Vucic, kalabalığa kısa bir konuşma yaptı. Buranın son akşamı olduğunu söyledi. Yarın itibaren "onlardan biri" olacağını ifade etti. Bu sözler, popülist bir dokunuş. "Onlardan biri" olmak, iktidarın en tepesindeyken söylenmesi zor bir cümle. Ama Vucic, on iki yıldır iktidarda. Başbakanlık ve cumhurbaşkanlığı pozisyonlarında geçen bu süre, artık bir hanedan yönetimini andırıyor.

"onlardan biri"

Vucic, kurucuları arasında bulunduğu Sırp İlerleme Partisi (SNS) ile koalisyon ortaklarının desteklediği "Birleşik Sırbistan" seçim listesinin başbakan adayı olacak. SNS, yıllardır Sırbistan siyasetinin merkezinde. Ancak bu kez karşısında yalnızca geleneksel muhalefet yok. Öğrenciler, gençler, yolsuzluk karşıtı hareketler... Bu yeni dalga, parti siyasetinin dışında bir dinamik. Vucic'in başbakanlık adaylığı, bu dalgayı kırmaya yeter mi? Erken seçim, Sırbistan'ın normal takviminde 2027 Aralık'ta yapılacaktı. İki yıllık bir erken seçim, iktidarın zaman kazanma hamlesi olarak da görülebilir.

"Birleşik Sırbistan"

Sırbistan'da nüfus azalıyor. Vucic'in verdiği rakamlara göre nüfus 500 bin kişi azalmış. Buna karşın kayıtlı çalışan sayısı 2012'ye kıyasla 500 bin artmış. Bu iki veri arasındaki ilişki, ekonomik büyümenin demografik erimeyi durduramadığını gösteriyor. Gençler ülkeyi terk ediyor. Doğum oranı düşük. Bu, yalnızca Sırbistan'ın değil, Balkanlar'ın ortak kaderi. Ancak Vucic'in bu tabloyu kendi başarısı olarak sunması, gerçekliğin yarısını gizliyor.

Novi Sad'daki tren istasyonu faciası, Vucic döneminin en karanlık sayfası olarak kalacak. 16 kişi hayatını kaybetti. Beton sundurmanın çökmesi, altyapı yatırımlarındaki denetim eksikliğini ve yolsuzluk iddialarını gündeme getirdi. Protestoların fitili bu olayla ateşlendi. İki yıldır süren gösteriler, Sırbistan'da sivil toplumun ne kadar güçlü olduğunu gösterdi. Vucic'in istifası, bu hareketin bir kazanımı mı yoksa Vucic'in hamlesiyle etkisizleştirilmesi mi? Bunu zaman gösterecek.

Vucic'in siyasi kariyeri, dönüşümlerle dolu. Radikal partiden ayrılıp SNS'i kurdu. Milliyetçi çizgiden Avrupa yanlısı bir söyleme geçti. Ama otoriter eğilimler hep korundu. Medya üzerindeki baskı, muhalefetin marjinalleştirilmesi, yargının siyasallaşması... Bunlar Vucic döneminin bilinen özellikleri. Şimdi başbakan adayı olarak bu mirası savunacak. Ancak seçmen profili değişiyor. Gençler, daha fazla özgürlük ve hesap verebilirlik istiyor. Bu talep, sandıkta karşılık bulabilir.

Sırbistan, Avrupa'nın en stratejik ülkelerinden biri. Rusya ile enerji bağları, Çin ile altyapı yatırımları, AB ile üyelik müzakereleri... Bu denklemde Vucic, dengeyi koruyan isim olarak görülüyordu. Ancak denge siyaseti, artık daha kırılgan. Ukrayna savaşı, Batı'nın Rusya'ya yönelik yaptırım baskısı, enerji krizi... Sırbistan'ın manevra alanı daralıyor. Vucic'in başbakanlığı döneminde bu denklemi nasıl yöneteceği, ülkenin geleceğini belirleyecek.

Muhalefet ise dağınık. Öğrenci hareketi, parti siyasetinin dışında bir enerji üretiyor. Ancak bu enerjinin seçime nasıl yansıyacağı belirsiz. Boykotlar, eylemler, protestolar... Bunlar bir toplumsal muhalefet dinamiği yaratıyor. Ama sandıkta alternatif bir iktidar projesi sunulmadıkça, Vucic'in karşısında güçlü bir rakip çıkmayabilir. Erken seçim, bu belirsizlik ortamında Vucic'e avantaj sağlayabilir.

Vucic'in istifası, Sırbistan siyasetinde bir dönüm noktası. Ancak bu noktanın nereye evrileceği, yalnızca Vucic'in hamlelerine değil, muhalefetin ve sivil toplumun stratejilerine bağlı. On iki yıllık iktidar, derin izler bıraktı. Bu izlerin silinmesi kolay olmayacak. Yolsuzluk, medya özgürlüğü, yargı bağımsızlığı, demografik erime... Bunlar Sırbistan'ın yapısal sorunları. Bir istifa, bu sorunları çözmez. Ama yeni bir siyasi tartışmanın kapısını aralayabilir.

Sırbistan'da seçim kampanyası, yalnızca bir başbakan adayının değil, bir ülkenin geleceğinin oylanması anlamına geliyor. Vucic, "onlardan biri" olacağını söyledi. Ama on iki yıllık iktidarın ardından "onlardan biri" olmak, inandırıcılığı zor bir iddia. Seçmen, bu iddiayı ya kabul edecek ya da yeni bir arayışa girecek. Sırbistan'ın demokrasi sınavı, 25 Ekim'de başlıyor.

Toplam 212 defa okunmuştur.

Selin Yalçın diğer yazıları:

YORUM YAZ

Guvenlik kodu
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.