Hakan Karam
Hakan Karam - Ekonomi

Piyasalarda Sakin Bir Sabah: Rakamlar Ne Anlatıyor?

Sabah saat 08.24 itibarıyla derlenen verilere baktığımızda, piyasaların bugüne oldukça sakin bir görünümle başladığını söyleyebiliriz. Dolar/TL gün içinde yüzde 0,04 gibi son derece sınırlı bir artışla 48,65 seviyesinde işlem görüyor. Euro/TL ise yüzde 0,11 gerileyerek 56,16'dan alıcı buluyor. Altın tarafında gram altın yüzde 0,21 yükselişle 6.728 liraya çıkarken, gümüş 99,14 seviyesinde yatay seyrediyor. Bu tabloya ilk bakışta "piyasa uyuyor" demek kolay; ama rakamların arkasındaki hikâyeyi okumak, günlük hareketlerin ötesine geçmeyi gerektiriyor.

Öncelikle şunu net biçimde ayırmak gerekiyor: Buradaki yüzdeler, gün içi anlık değişimleri gösteriyor ve son derece küçük. Yüzde 0,04'lük bir dolar artışı, pratikte neredeyse hiçbir hareket anlamına gelmiyor. Bu tür yatay seyirler genellikle piyasanın yeni bir yön arayışında olduğu, yatırımcının elindeki kartları masaya koymak için bir tetikleyici beklediği dönemlere işaret eder. Yani asıl soru "bugün ne oldu?" değil, "piyasa neyi bekliyor?" olmalı.

Döviz kurlarındaki bu dinginlik, tek başına bir hikâye anlatmaz. Kurun seviyesi ile birlikte okunması gereken şey, enflasyon ve faiz cephesindeki gelişmelerdir. Türkiye ekonomisinde uzun süredir konuştuğumuz temel denklem şu: Enflasyon ile politika faizi arasındaki makas, kurun reel değeri ve yurt içi tasarruf sahibinin hangi enstrümanda konumlandığı. Bugünkü rakamlar bu denklemin bir fotoğrafını veriyor; ancak bu fotoğraf, filmin tamamı değil.

Euro'nun dolar karşısında hafif gerilemesi de dikkat çekici. Euro/TL'deki yüzde 0,11'lik düşüş, aslında büyük ölçüde Euro'nun küresel piyasalardaki seyrinden kaynaklanıyor olabilir. Yani burada Türkiye'ye özgü bir hikâye aramak yerine, paritenin genel yönünü takip etmek daha sağlıklı olur. Kur sepetine bakan bir yatırımcı için bu tür ayrışmalar, maliyet hesabı yaparken önemli hale geliyor; ithalatçı için euro, ihracatçı için dolar tarafındaki her hareket bilançoya doğrudan yansıyor.

Altın tarafına geçelim. Gram altının 6.728 liraya yükselmesi, yüzde 0,21'lik mütevazı bir artışa denk geliyor. Ama altını sadece TL cinsinden okumak eksik olur. Altının ons fiyatı, küresel risk iştahı ve özellikle Fed'in faiz politikasına dair beklentiler, gram altının TL fiyatını belirleyen iki ana bileşenden biri. Diğeri ise doğrudan dolar/TL. Yani bugün gram altının yükselmesi, ya ons taraftaki bir hareketten ya da kurdaki sınırlı artıştan kaynaklanıyor. Kaynak metinde ons verisi yer almıyor; dolayısıyla bu ayrımı kesinleştirmek mümkün değil. Bu noktada olgu ile beklentiyi ayırmak şart: Elimizde sadece gram altının TL fiyatı ve değişim oranı var.

Gümüşün 99,14 seviyesinde yatay seyretmesi ise piyasanın genel iştahına dair bir ipucu veriyor. Gümüş, altına kıyasla hem sanayi talebine hem de spekülatif akışlara daha duyarlı bir metal. Yatay kalması, bugün itibarıyla belirgin bir risk alma ya da riskten kaçma dalgasının olmadığını gösteriyor. Bu da sabah saatlerindeki sakinliği teyit ediyor.

Peki bu tablo yurttaş için ne anlama geliyor? Öncelikle şunu söylemek gerekir: Bu rakamlar, maaşını, mutfak bütçesini ya da kira ödemesini planlayan biri için soyut görünebilir. Ancak kurun seviyesi, doğrudan ithal ürün fiyatlarına, akaryakıta, elektronik eşyaya ve dolaylı olarak hizmet enflasyonuna yansır. Kurun bugün neredeyse sabit kalması, kısa vadede fiyatlara yeni bir yukarı yönlü baskı gelmediği anlamına gelir; ama bu, mevcut fiyat seviyesinin geri geleceği anlamına kesinlikle gelmez. Enflasyonda kalıcılık tartışması, tam da bu noktada önem kazanıyor.

Faiz cephesinde ise piyasanın gözü, merkez bankalarının bundan sonraki adımlarında. Fed'in faiz patikasına dair beklentiler, küresel dolar endeksini ve dolayısıyla gelişmekte olan ülke para birimlerini etkiliyor. Türkiye özelinde ise yurt içi faiz ile kur arasındaki denge, tasarruf sahibinin TL'de mi yoksa dövizde mi kalacağını belirliyor. Bugünkü veriler tek başına bu dengeyi bozacak bir sinyal içermiyor; ama önümüzdeki günlerde açıklanacak enflasyon ve faiz kararları, bu sakinliğin ne kadar süreceğini gösterecek.

Bir diğer önemli nokta, bu tür verilerin gecikmeli olabileceği ve otomatik derlendiği. Yani 08.24'te gördüğümüz fiyat, gün sonunda tamamen farklı bir yerde olabilir. Özellikle döviz ve altın gibi varlıklarda gün içi oynaklık, sabah saatlerinde düşükken öğleden sonra artabilir. Bu yüzden tek bir ana bakıp genel bir yargıya varmak, piyasa okuryazarlığı açısından sağlıklı değil. Veriyi bağlamıyla, yani trendle ve diğer göstergelerle birlikte okumak gerekiyor.

Bugünün tablosu bize şunu söylüyor: Piyasa, büyük bir haber ya da veri açıklaması öncesinde nefesini tutmuş durumda. Dolar 48,65, euro 56,16, gram altın 6.728 ve gümüş 99,14 seviyeleri, yatırımcının temkinli ama panikte olmadığını gösteriyor. Bu tür dönemler, genellikle bir sonraki büyük hareketin habercisi olur; ancak hareketin yönü, gelecek verilere ve küresel gelişmelere bağlı. Bugün için söylenebilecek en sağlıklı şey, rakamların sakin olduğu, ancak bu sakinliğin kalıcı olduğuna dair bir garanti bulunmadığı.

Ekonomi gündemini takip edenler için bu tür günler, aslında en verimli okuma günleridir. Çünkü gürültü azken, temel göstergelerin birbirleriyle ilişkisini görmek kolaylaşır. Kur, faiz, enflasyon ve emtia fiyatları arasındaki bağlantıyı anlamak isteyen biri için bugünkü veriler, küçük ama anlamlı bir kesit sunuyor. Yarın aynı saatte tablo değişebilir; önemli olan, değişimin nedenini doğru okumak.

Toplam 18 defa okunmuştur.

Hakan Karam diğer yazıları:

YORUM YAZ

Guvenlik kodu
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.