Mahfi Eğilmez: 'Bu faizle üretim yapmak mümkün değil'

Mahfi Eğilmez: 'Bu faizle üretim yapmak mümkün değil'

İktisatçı Mahfi Eğilmez, TCMB’nin faiz artışı sonrası iş dünyasından gelen yüksek faiz ve sabit kur şikayetlerini değerlendirdi. Eğilmez, geçmişte düşük faizi destekleyenlerin bugünkü şikayetlerinin çelişkili olduğunu vurgulayarak, gerçeklerle yüzleşmenin önemine dikkat çekti.

İktisatçı Mahfi Eğilmez, TCMB’nin faiz kararının ardından iş dünyasından gelen şikayetleri değerlendirdi.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) faiz artırma kararı aldıktan sonra, iş dünyasından faizlerin yüksekliğine dair yoğun şikayetler gelmeye başladı. İş insanları, mevcut finansman maliyetleriyle üretim yapmanın zorlaştığını dile getiriyor. Ancak şikayetler yalnızca faiz oranlarıyla sınırlı değil; ihracatçılar ve turizm sektörü temsilcileri de hem yüksek faizden hem de döviz kurlarının uzun süredir sabit bir seyir izlemesinden rahatsız.

Bu şikayetlerin bir diğer ayağı ise enflasyon. Hem iş dünyası hem de tüketicilerin büyük bölümü, açıklanan resmi enflasyon oranlarının gerçeği yansıtmadığını, enflasyonun aslında yüzde 75 civarında olduğunu savunuyor. Eğer gerçekten enflasyon yüzde 75 civarındaysa, o zaman yüzde 70'ler düzeyindeki faiz oranı "yüksek" değil, aksine "düşük" sayılır. Ancak faiz gerçekten yüksekse, o zaman enflasyon da iddia edildiği gibi yüzde 75 değil, açıklanan yüzde 38 düzeyindedir. Yani bu iki eleştiri aynı anda doğru olamaz.

2021 yılı Eylül ayında faizler düşürülmeye başlandığında, bunun yanlış olduğunu söyleyen çok az kişi vardı. Enflasyon hızla yükselirken faizler hızla indirilmiş ve bu dönemde düşük faizli kredilerden faydalanan iş dünyası temsilcileri, bu süreci desteklemişti. O dönemde ekonomistlerin bir bölümü bu adımların tehlikeli olduğunu ifade ettiğinde, "yeni ekonomiyi anlayamamakla" suçlandılar. Yeni ekonomi yaklaşımı, tasarruf sahiplerinin birikimlerini enflasyonun altında faizle (negatif reel faizle) kullandırmayı savunuyordu. Bu anlayış, tasarrufların dövize ve altına yönelmesine, böylece ekonominin dışına çıkmasına neden oldu.

Bugün yüksek faizden şikayet eden birçok kişi, o gün düşük faiz politikasını destekliyor, ucuz krediyle iş yapıyorlardı. Hatta bazıları bu kredilerle döviz alıyordu. Şimdi yine düşük faizli kredi talep ediyorlar ama aynı zamanda enflasyonun da düşmesini istiyorlar. Ancak bu ikisi bir arada mümkün değil. Negatif reel faizle sürdürülebilir üretim yapmak imkânsızdır.

Bugün yüksek faizden şikayet etmeye hakkı olanlar, yalnızca geçmişte düşük faiz uygulamasının yanlış olduğunu açıkça ifade edenlerdir.

Kurlar konusuna gelince, orada da benzer bir çelişki var. Mevcut kur seviyesi, 2021’deki irrasyonel faiz indirimlerinin bir sonucudur. Faiz düşünce dövize yönelen tasarrufları engellemek için kur korumalı mevduat sistemi getirildi. Ardından TL’yi cazip hale getirmek amacıyla kurlar bir süre sabit tutuldu ve carry trade yoluyla döviz girişi sağlandı. Bu da TL’nin değer kazanmasına ve dövize yönelmiş tasarrufların TL’ye dönmesine neden oldu. Ancak değerli TL, ithalatı kolaylaştırırken ihracatı zorlaştırdı.

Bugün kurlardan şikayet etme hakkı olanlar da, o dönemde kur korumalı mevduata karşı çıkmış ve faizin enflasyonun üzerinde olması gerektiğini savunmuş olanlardır.

Başından beri söylüyoruz: Faizi yanlış belirlerseniz ekonomiyi çıkmaza sokarsınız. Daha sonra doğru adımlar atılsa bile, sadece bu adımlarla sorunları çözemeyebilirsiniz. Gerçeklerle yüzleşmeden sağlıklı politika üretilemez. Eğer enflasyon gerçekten yüzde 75 civarındaysa, bunu açıkça kabul etmeli ve buna göre faiz belirlemelisiniz. Aksi halde, yüzde 70 faiz bile yüksek görünür ve iş dünyası buna itiraz ederken haklıymış gibi algılanır.

Son dönemde Euro/TL kurunun yükselmesi, Türk Lirası’nın Euro karşısında değer kaybetmesiyle normalleşmeye başladı. Türkiye'nin Avrupa’ya ihracat yapması ve turizm gelirlerinin büyük kısmını Avrupalı ziyaretçilerden elde etmesi nedeniyle bu olumlu bir gelişmedir. Öte yandan dış borçlarımızın büyük kısmı dolar cinsinden olduğu için USD/TL kurunun stabil kalması da ekonomi açısından avantaj sağlar.

Unutulmamalıdır ki bir sistemi, bir kurumu ya da bir ülke ekonomisini sağlıklı yönetmenin ilk şartı gerçekleri kabul etmektir. Gerçeklerden sapıldığında alınan önlemler hayal dünyasına hitap eder, çözüm üretmez.

"Mahfi Eğilmez: 'Bu faizle üretim yapmak mümkün değil'" haberi, 22 Nisan 2025 tarihinde yazılmıştır. 22 Nisan 2025 tarihinde de güncellenmiştir.

Melike Aktaş Editör

YORUM YAZ

Guvenlik kodu
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.