Altında Seyir Nasıl Olacak? Piyasalardan Beklentiler

Yılın ilk yarısı, altın yatırımcıları için oldukça kazançlı geçti. Altının ons fiyatı, bu dönemde tam %25.9 oranında artış göstererek yatırımcısına önemli bir getiri sağladı.
Altının ons fiyatı, yılın ilk yarısında ABD'nin uyguladığı gümrük tarifelerine dair endişeler, jeopolitik gerilimler, merkez bankalarının artan altın alımları ve doların değer kaybı gibi çeşitli faktörlerin etkisiyle rekor seviyelere ulaştı. Ancak yılın ikinci yarısında küresel risklerin azalacağı beklentisiyle fiyatların daha istikrarlı bir seviyeye oturması öngörülüyor.
GÜVENLI LIMAN ARAYIŞI VE ENFLASYON KAYGILARI
Piyasalarda enflasyon ve resesyon arasındaki denge arayışı devam ederken, merkez bankalarının faiz indirimlerine yöneleceği beklentisi hakimdi. Bu belirsizlik ortamı, yatırımcıları güvenli liman arayışına iterek altına olan talebi artırdı.
Özellikle ABD Başkanı Donald Trump'ın 20 Ocak'ta göreve başlamasıyla gündeme gelen "tarife" konuları, küresel ekonomik görünüme ilişkin endişeleri körükledi. ABD'nin yakın ticaret ilişkileri yürüttüğü ülkelerle yaşadığı sorunlar, risk algısını yükseltirken, uygulanan tarifelerin enflasyonist baskıları artıracağı beklentisi ABD Merkez Bankası (Fed)'in politika alanını kısıtlayıcı bir etki yarattı. Ayrıca ABD'nin potansiyel olarak büyüyen bütçe açığına ilişkin endişeler de altının fiyatını yukarı yönlü destekleyen önemli bir faktör oldu.
Jeopolitik tarafta ise İsrail ordusunun 19 Ocak'ta yürürlüğe giren ateşkesi bozarak 18 Mart'ta Gazze Şeridi'ne yeniden şiddetli saldırı başlatması ile ABD Başkanı Trump ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin arasında Ukrayna savaşında varılan anlaşmanın sonuçlarına ilişkin belirsizlikler, altının güvenli bir liman olarak talep görmesini sağladı.
Artan risk algısının yüksek kalacağı endişeleri, merkez bankalarını da altın alımına yönlendirdi. Merkez bankalarının jeopolitik ve ekonomik risklere karşı korunmak, enflasyona karşı tedbir almak ve portföylerini çeşitlendirmek amacıyla altına olan talepleri, orta ve uzun vadede arttı. Geleneksel olarak büyük miktarda ABD tahvili bulunduran büyük merkez bankalarının, yılın ilk yarısında portföylerini altına doğru kaydırması dikkat çekti.
ÇIN TALEBI VE DOLARIN SEYRI
Rekor fiyatlara rağmen Çin'den gelen fiziki altın talebinin kuvvetli seyretmesi de dikkat çekici bir diğer unsur oldu. İsrail ile İran arasındaki tırmanan çatışmaların yatırımcıları güvenli liman varlıklara yöneltmesi de altın fiyatlarını destekledi.
Ayrıca 2024 yılını 108.5 seviyesinde tamamlayan dolar endeksinin ilk yarıda 96.7'ye çekilmesi de zayıflayan doların altının ons fiyatındaki yükselişe katkı sağladığı görüldü. ABD Başkanı Donald Trump’ın, ABD Merkez Bankası (Fed) Başkanlığı için yeni bir isim seçip açıklayabileceği yönündeki haber akışı da Fed'in bağımsızlığına ilişkin endişeleri artırarak güvenli liman özelliği olan altına olan talebi yükseltti. Dünya Altın Konseyi verilerine göre, fiziksel altınla desteklenen borsa yatırım fonlarına (ETF'ler) yılın ilk yarısında 2020'den bu yana en büyük yatırımcı girişi yaşandı. Konseyin gerçekleştirdiği ankete katılanların yüzde 95'i altın rezervlerinin artacağını öngörürken, dolar rezervlerinin de azalacağını düşünüyor.
ALTIN YILIN İLK YARISINDA %26 YÜKSELDI, BEKLENTILER NE YÖNDE?
Bu gelişmelerle altının ons fiyatı yılın ilk yarısında yüzde 26 artışla 3 bin 303 dolara kadar yükseldi. Bu dönemde en fazla aylık yükseliş yüzde 9.3 ile Mart ayında görüldü. Ticaret savaşlarına yönelik artan belirsizlikler ve Fed ile ABD hükümeti arasındaki politika uyumsuzluğu endişeleriyle altının ons fiyatı, Nisan'da 3 bin 499.99 doları test etti. Devam eden süreçte ABD'nin tarifeler konusunda müzakereci tavrı yüksek seyreden risk algısının bir miktar azalmasına katkı sağladı.
Ahlatcı Portföy Genel Müdürü Tonguç Erbaş, küresel piyasalarda yılın ikinci yarısında tarife belirsizlikleri ve jeopolitik gerilimlerin azalması beklentileriyle altının ons fiyatının bu yıl sonuna kadar ani bir gelişme hariç 3 bin 700 doları geçmeyeceğini öngördüğünü kaydetti. Erbaş, 2024 sonunda ortaya koydukları beklentilerde altının ons fiyatının bu yıl 3 bin 300-3 bin 500 dolar arasında konumlanacağını tahmin ettiklerini ifade ederek, "Tam da o aralığa geldi, çok enteresan bir şekilde ve şimdi de senaryo biraz bu şekilde şekilleniyor. Yılın ikinci yarısı bence altın yılı değil" dedi.
Erbaş, ons altın fiyatının yılın geri kalan kısmında 3 bin doların altına çok düşeceğini düşünmediğini belirterek, "Bugünden 2 bin 500 dolar, 2 bin 700 dolar bana uzak geliyor. Bugünden düşer mi çok emin değilim. Çünkü yabancı kurumlar da sürekli revizyona gidiyor. 3 bin-3 bin 400 arasında bir yerde biz önümüzdeki 6 ayı geçiririz" değerlendirmesinde bulundu.
ABD yönetiminin son dönemde uyguladığı politikaların küresel piyasalarda doların değer kaybına yönelik stratejiler içerdiğini belirten Erbaş, Trump'ın attığı adımların doların zayıflamasına neden olurken, bu durumun ABD ekonomisinin lehine gibi gözüktüğünü ifade etti. Erbaş, doların zayıflamasına dikkat çekerek, "Dolar, ortalama son 50 yılda en hızlı değer kaybını senenin ilk yarısında kaydetti. Tarifeler ile ilgili tahmin ediyorum orta yol bulabileceği şekilde anlaşma yapacak, diğer taraftan jeopolitik risklerin giderilmesi konusunda da orta vadeli bir planı var olduğunu düşünüyorum" dedi.
"Altında Seyir Nasıl Olacak? Piyasalardan Beklentiler" haberi, 13 Temmuz 2025 tarihinde yazılmıştır. 13 Temmuz 2025 tarihinde de güncellenmiştir.

YORUM YAZ
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.