Altın Fiyatlarındaki Yükselişin Ardındaki Dinamikler
Son haftalarda altın fiyatlarında gözle görülür bir yükseliş yaşanıyor. Bu durum, yılın başındaki Orta Doğu'daki savaş ve bunun sonucunda petrol fiyatlarının artışı nedeniyle enflasyon kaygılarının yoğunlaşmasıyla bağlantılı. Bu gelişmeler, merkez bankalarının şahin para politikalarını sürdüreceği yönündeki beklentileri güçlendirmişti. Dolayısıyla, altın fiyatları üzerinde baskı oluşturan bir ortam söz konusuydu. Güvenli liman olarak görülen dolara olan talebin artması da, değerli metallerde satış baskısına neden olmuştu. Aralık ayının sonuna kadar altın fiyatları, yüzde 6'nın üzerinde düşüş kaydetmişti.
Temmuz ayının gelmesiyle birlikte ons altın, yeniden bir yükseliş trendine girdi ve bu durum ağustos ayında da devam etti. Federal Rezerv'in faiz artışı ihtimalinin zayıflaması, altındaki bu yükselişi destekleyen önemli bir faktör olarak öne çıkıyor. Ancak, jeopolitik risklerin enerji fiyatlarını artırması ve kamu harcamalarının artması, tahvil piyasasında satış baskısını artıran diğer unsurlar arasında. ABD Hazinesi, piyasa likiditesini desteklemek amacıyla uzun vadeli tahviller için geri alım operasyonlarını büyütme kararı aldı. Bu durum, dolara olan talebi azaltırken, başta altın olmak üzere değerli metallerde önemli yükselişlere zemin hazırladı.
Sonuç olarak, ons altın, temmuz ayında yüzde 1 artış göstererek 4 bin 46 dolara ulaştı ve 5 ay sonra ilk kez aylık bazda değer kazandı. Ağustos ayında ise, 3 haftadır üst üste yükseliş gösteren ons altın, yüzde 13,83'lük bir artışla 4 bin 603 dolara yükseldi. Bu, nisan ayından bu yana ilk kez 3 hafta boyunca aralıksız yükselmesi anlamına geliyor. Altın fiyatlarının şubat ayında yüzde 8,5 değer kazandığı göz önüne alındığında, mevcut yükseliş trendinin dikkat çekici olduğunu söyleyebiliriz.
Gümüşte de benzer bir durum söz konusu. İki aylık düşüş serisini sonlandıran gümüşün ons fiyatı bu ay yüzde 19,6 yükselerek 69 dolara çıkmış durumda. Gümüş, ons altına paralel bir hareket sergileyerek, ABD Hazinesi'nin tahvil alım hamlesinin ardından etkili bir değer kazancı yaşadı.
Vadeli işlem ve emtia piyasaları uzmanı Zafer Ergezen, bu durumu değerlendirirken, altın fiyatlarında bir süredir hakim olan satış baskısının son üç haftada değiştiğini belirtti. "İYİMSERLİĞİN KALICI OLMASI İÇİN PETROL 80 DOLARA YAKLAŞMALI" Ergezen, piyasalardaki iyimser beklentilerin daha fazla fiyatlanmaya başladığını ifade etti. Bu iyimserlik, altının 4 bin 500 doların üzerine çıkmasına neden oldu ve 4 bin 400 dolar direncinin aşıldığını belirtti. Bu noktada, ABD Hazine Bakanlığı'nın tahvil alımlarını artıracağı yönündeki beklentilerin piyasalardaki iyimserliği desteklediğini vurguladı.
Bunun yanı sıra, önümüzdeki dönemde altın fiyatlarının 4 bin 800 dolara kadar yükselebileceği öngörülüyor. Ergezen, "Gördüğümüz kadarıyla zaten bir taraftan enflasyon, bir taraftan savaş bir taraftan tahvil faizlerinin yükselişi bir taraftan Fed'in ve merkez bankalarının faiz artırım ihtimalleri, aslında bütün bunlar fiyatlamalara girmişti. Bu da bizi 3 bin 900-4 bin dolar bandına kadar ons altında aşağıya çekmişti. Bundan sonra ise artık daha iyimser fiyatlamalar olmasını zaten bekliyorduk. Geldiğimiz noktada bir toparlanma olduğunu gördük. 4 bin 400'e kadar yükselişler zaten normal karşılanıyordu, buraya kadar yükselişi normal görüyordum.Fakat 4 bin 400 üzerinde ilave bir şeyler gerekiyordu. Bu ya petrol fiyatlarının düşmesi ya dolar endeksinin ve tahvil faizlerinin düşmesi şeklinde olacaktı ki bu noktaya kadar gelinceye kadar da 4 bin 400'de zaten ne kadar zorlandığını görmüştük.Gelinen noktada 4 bin 400 dolar seviyesinde ve sonrasında şöyle bir gelişme oldu, petrol fiyatları hala geri gelmedi, savaş hala devam ediyor fakat bu hafta içerisinde ABD Hazine Bakanlığı uzun vadeli tahvil alımlarını artıracağını açıkladı.Bu piyasa için büyük bir değişimdi aslında ve buna altının ve genel anlamda piyasanın çok olumlu tepki verdiğini gördük. Bunun en büyük sebebi de dolar endeksinin yeniden 99 altına gelmesiydi ki uzun zamandan beri üzerinde işlem görüyordu. Tahvil faizlerinde de kısa vadeli geri çekilişler olduğunu gördük." ifadesiyle, bu beklentinin arkasındaki dinamiği açıklıyor. Ancak, piyasalardaki mevcut yükselişin sürdürülebilirliği açısından petrol fiyatlarının kritik bir öneme sahip olduğunu vurgulamakta fayda var. Savaşın sona ermesi ve petrol fiyatlarının düzene girmesi, piyasaların genel havasını etkileyecek unsurlar arasında. "Çin Merkez Bankasının alımı yaklaşık yüzde 5'lik bir yükselişe etki etmişti. Hazine Bakanlığının da yaklaşık yüzde 5'lik etki etmesi beklenir. O zaman bu da bizi yaklaşık 4 bin 800'ler seviyesine kadar taşıyabilir ama burada önemli olan petrol fiyatları.Yani her ne kadar bu iyimserlik olsa bile petrol fiyatları geri gelmeden, 80 dolar seviyesine doğru yakınlaşmadan piyasadaki iyimserliğin kalıcı olmasını bekleyemeyiz. Şurası da bir gerçek, piyasa burada savaşın sonlanacağını, bir şekilde kalıcı anlaşma yapılacağını ve petrol fiyatlarının düşeceğini fiyatlıyor şu anda.Eğer bunun tersi bir gelişme olursa piyasada yeniden satışların geldiğini görebiliriz. O yüzden takip edilecek nokta bundan sonra petrol fiyatlarıdır."
Özetle, altın fiyatlarındaki yükseliş, hem jeopolitik hem de ekonomik faktörlerin bir araya gelmesiyle şekilleniyor. Piyasalardaki iyimserliğin sürmesi için petrol fiyatlarının düşmesi ve savaşın sona ermesi gibi durumların gerçekleşmesi bekleniyor. Bu dinamikler, önümüzdeki süreçte altın ve diğer değerli metallerin fiyatlamalarında belirleyici olacaktır.









YORUM YAZ
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.