Yapay Zekâ Heyecanı ve Biriken Finansal Riskler
Teknolojik dönüşümler her zaman büyük vaatlerle başlar. Üretkenliği artıracağı, iş yapış biçimlerini kökten değiştireceği ve yeni bir ekonomik refah dalgası yaratacağı varsayılan her yenilik, kısa sürede finansal piyasaların en gözde teması hâline gelir. Bugün yapay zekâ ekseninde yaşanan baş döndürücü hareketlilik de tam olarak bu döngünün izlerini taşıyor. Ancak bu hızlı yatırım dalgasının perde arkasındaki kırılganlıklar, konuyu yalnızca şirketlerin kâr tablolarının ötesine taşıyarak hanehalklarının tasarruflarını ve genel finansal istikrarı ilgilendiren bir meseleye dönüştürüyor.
Avrupa Merkez Bankası ekonomistleri tarafından yayımlanan kapsamlı uyarı raporu, bu coşkunun yarattığı riskleri oldukça net bir dille ortaya koyuyor. Raporda dikkat çeken en temel tespit, yapay zekâ alanındaki operasyonel yatırımlar beklentileri eksiksiz karşılasa dahi, Amerika Birleşik Devletleri teknoloji hisselerinde sert bir düzeltmenin kaçınılmaz olabileceği yönünde. Başka bir deyişle, teknolojinin kendisi başarılı olsa ve şirketler kârlılıklarını artırmayı başarsa bile, mevcut piyasa değerlemelerinin sürdürülebilirliği garanti altında değil.
Meseleyi sıradan bir yurttaş ya da emeklilik birikimlerini korumaya çalışan bir tasarruf sahibi açısından kritik kılan taraf ise finansal bağların küresel boyutu. Euro Bölgesi hanehalklarının fonlar aracılığıyla ABD teknoloji şirketlerinde tuttuğu yatırım miktarı yaklaşık 440 milyar euroyu buluyor. Dahası, bölgedeki sigorta şirketleri ve emeklilik fonları da piyasada "Muhteşem Yedili" olarak adlandırılan küresel teknoloji devlerine yüksek oranlarda kaynak aktarmış durumda. Dolayısıyla Wall Street’te ortaya çıkabilecek ani bir değer kaybı ya da satış dalgası, okyanusun öte yakasındaki emekçilerin ve emeklilerin geleceğini doğrudan sarsma potansiyeli taşıyor.
ABD ile Euro Bölgesi hisse senedi piyasaları arasındaki tarihsel korelasyonun yüksek olması, Avrupa’daki yatırımcıları ve kurumları bu tür sarsıntılara karşı belirgin biçimde savunmasız bırakıyor. Teknoloji ağırlıklı Nasdaq 100 endeksinin geçtiğimiz ay yoğun bir satış baskısıyla karşılaşması ve ardından yeniden toparlanarak rekor seviyelere yaklaşması, piyasadaki aşırı oynaklığın ve iyimserliğin ne kadar kırılgan temellere oturabildiğini gösteriyor.
Ekonomi tarihi, benzer dönüşüm dönemlerinin yarattığı yanılsamalarla doludur. 19. yüzyıldaki demiryolu yatırımları, 1920’lerde elektrik ve radyonun gündelik yaşama girişi veya 2000’lerin başındaki dot-com dönemi incelendiğinde benzer bir şablon görülür. Çığır açan teknolojileri geliştiren öncü şirketlerin piyasa değerleri ilk aşamalarda büyük bir hızla yükselir. Erken dönemde oluşan devasa beklentiler fiyat/kazanç oranlarını yukarı taşırken, Nvidia gibi lider şirketler yatırımcılar için hem olağanüstü kazanç ihtimali hem de ciddi kayıp riskleri barındırır. Yeni bir teknolojinin ekonomiye yayılma hızı ve gerçek etkisi başlangıçta tam olarak kestirilemediğinden, aşırı güven hisselerin reel değerlerin çok üzerine çıkmasına yol açar.
Avrupa Merkez Bankası’nın uyarısında öne çıkan bir diğer teknik ama kritik kavram ise sistemik risk. Teknoloji sektöründe meydana gelebilecek olası aksaklıklar, yapay zekânın ekonomik yapının geneline yayılmasıyla birlikte yalnızca tekil şirketleri etkilemekle kalmayıp finansal sistemin bütününe sirayet edebilir. Portföy çeşitlendirmesiyle dağıtılamayan bu tür bir sistemik risk, yatırımcıların geleceğe dair daha yüksek bir risk primi talep etmesine yol açar. Risk priminin yükselmesi ise şirketler reel kârlarını artırsalar bile hisse değerlerinin gerilemesine neden olan temel bir finansal mekanizmadır.
Bugün yapay zekânın uzun vadede dönüştürücü bir güç olacağı yönündeki görüşler geçerliliğini korusa da, mevcut piyasa döngüsünün tam olarak hangi aşamasında bulunulduğu ancak geriye dönüp bakıldığında kesinleşebiliyor. Piyasalarda güvenin yerini sert bir gerçekçiliğe bıraktığı anlarda yaşanan geri çekilmelerin maliyeti ise genellikle spekülatif kazançları kovalayanlardan ziyade, birikimleri bu fonlara bağlanmış geniş kitlelerin omuzlarına biniyor.









YORUM YAZ
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.