Antarktika'daki ozon deliği büyüdü: Son 10 yılın en yüksek seviyesine ulaştı

Antarktika'daki ozon deliği büyüdü: Son 10 yılın en yüksek seviyesine ulaştı

NASA ve NOAA'nın açıkladığı ölçümlere göre Antarktika üzerindeki ozon deliği 2026 yılında 27,1 milyon kilometrekareye ulaşarak son 10 yılın en büyük seviyesini gördü. Bilim insanları, ozon tabakasındaki incelmenin insan sağlığı, tarımsal üretim ve deniz ekosistemleri üzerindeki olası etkilerine dikkat çekiyor.

NASA ve ABD Ulusal Okyanus ve Atmosfer Dairesi (NOAA) tarafından açıklanan veriler, Antarktika üzerindeki ozon deliğinin bu yıl son 10 yılın en geniş boyutuna ulaştığını ortaya koydu. 18 Eylül'de 27,1 milyon kilometrekare olarak ölçülen alan, 1979'da başlayan uydu gözlemlerinden bu yana kaydedilen en büyük yedinci mevsimsel ozon deliği oldu.

7 Eylül-13 Ekim dönemindeki ortalama büyüklük ise 25 milyon kilometrekare olarak hesaplandı. Ozon tabakasındaki incelmenin ulaştığı boyut, Güneş'ten gelen zararlı ultraviyole ışınlarına karşı doğal korumanın önemini yeniden gündeme getirdi.

OZON DELİĞİNDE BİR YILDA YÜZDE 18,5 BÜYÜME

Geçen yıl ozon deliğinin ulaştığı en geniş günlük alan 22,86 milyon kilometrekare olarak ölçülmüştü. Bu yıl aynı ölçüm 27,1 milyon kilometrekareye yükseldi. Böylece günlük en geniş alan yaklaşık yüzde 18,5 büyüdü.

Mevsimsel ortalamalarda da dikkat çekici bir artış yaşandı. 2025 yılında 18,71 milyon kilometrekare olan ortalama alan, 2026'da 25 milyon kilometrekareye çıktı. Bu, bir yılda yaklaşık 6,3 milyon kilometrekarelik genişleme anlamına geliyor. NASA verilerine göre bu yılki en geniş günlük ölçüm, Eylül 2000'de kaydedilen tarihi rekorun yaklaşık yüzde 90'ına ulaştı.

OZON TABAKASININ İNCELMESİ KANSER RİSKİNİ ARTIRABİLİR

Atmosferin yaklaşık 15 ila 35 kilometre yüksekliğinde bulunan ozon tabakası, Güneş'ten gelen zararlı ultraviyole ışınlarının önemli bir bölümünü engelliyor. Tabakanın incelmesiyle özellikle UV-B ışınlarının yeryüzüne daha fazla ulaşması mümkün hale geliyor.

UV-B ışınlarına yoğun maruz kalmak hücrelerin DNA yapısına zarar verebiliyor. Bu durum cilt kanseri, katarakt ve bağışıklık sistemi üzerinde olumsuz etkiler oluşturabiliyor. Dünya Sağlık Örgütü'nün bilimsel değerlendirmelerinde, ozon miktarının küresel ölçekte yüzde 10 azalmasının yılda yaklaşık 300 bin ek melanom dışı cilt kanseri ve 4 bin 500 ek melanom vakasına yol açabileceği tahmin ediliyor.

DENİZ EKOSİSTEMLERİ VE TARIMSAL ÜRETİM DE RİSK ALTINDA

Ozon tabakasındaki incelmenin olası sonuçları insan sağlığıyla sınırlı kalmıyor. Artan UV-B ışınları, özellikle Antarktika çevresindeki Güney Okyanusu'nda yaşayan mikroskobik canlıları da etkileyebiliyor.

Denizlerdeki besin zincirinin temelini oluşturan fitoplanktonların fotosentez faaliyetleri, yüksek ultraviyole ışınımına maruz kalmaları durumunda olumsuz etkilenebiliyor. Bu durum, fitoplanktonlarla beslenen diğer deniz canlılarını da dolaylı olarak etkileyebiliyor.

Ultraviyole ışınlarının artması bazı bitki türlerinde büyümeyi, yaprak gelişimini ve fotosentez verimliliğini de azaltabiliyor. Etkinin boyutu ise bitki türüne, ışınımın şiddetine ve maruz kalma süresine göre değişiyor. Bu nedenle ozon tabakasındaki değişimlerin tarım ve deniz ekosistemleri üzerindeki uzun vadeli sonuçları yakından takip ediliyor.

KUTUP GİRDABI OZON KAYBINI HIZLANDIRDI

NASA ve NOAA'nın değerlendirmelerine göre 2026 yılında ozon deliğinin genişlemesinde Antarktika çevresinde oluşan güçlü kutup girdabı etkili oldu. Polar vorteks olarak adlandırılan bu atmosferik yapı, Güney Kutbu üzerindeki soğuk havayı hapsederek ozon kaybına elverişli koşulların daha uzun süre devam etmesine neden oluyor.

Düşük sıcaklıklarda oluşan kutup stratosferik bulutları da atmosferdeki klor ve brom içeren kimyasalların ozonu parçalayan tepkimelere katılmasını kolaylaştırıyor.

OZON TABAKASININ TAMAMEN İYİLEŞMESİ ON YILLAR SÜREBİLİR

Ozon tabakasını korumak amacıyla 1987 yılında kabul edilen Montreal Protokolü, ozona zarar veren kimyasalların üretimini ve kullanımını önemli ölçüde sınırlandırdı. NASA ve NOAA verilerine göre Antarktika stratosferindeki ozona zarar veren maddelerden kaynaklanan klor miktarı, geçmişte ulaştığı en yüksek seviyeye kıyasla yaklaşık üçte bir oranında azaldı.

Bilim insanları, uluslararası önlemler alınmamış olsaydı 2026 yılındaki ozon deliğinin 1,6 ila 3,2 milyon kilometrekare daha büyük olabileceğini hesaplıyor.

Boğaziçi Üniversitesi Fizik Bölümü Öğretim Üyesi ve iklim bilimci Prof. Dr. Levent Kurnaz da ozon tabakasındaki tehlikenin henüz tamamen ortadan kalkmadığına dikkat çekiyor. Atmosfere salınan zararlı gazların etkisini uzun yıllar sürdürebildiğini belirten Kurnaz, alınan önlemlerin sonuçlarının görülmesinin zaman gerektirdiğini ifade ederek, "Atmosfere salınan zararlı gazlar onlarca yıl etkisini sürdürebiliyor. Bugün alınan önlemlerin sonuçlarını görmek için 20, 30, hatta 40 yıl beklemek gerekiyor" diyor.

Haber akışınızı siz yönetin. ABC Gazetesi’ni Google’a kaynak olarak ekleyin.

"Antarktika'daki ozon deliği büyüdü: Son 10 yılın en yüksek seviyesine ulaştı" haberi, 07 Kasım 2026 tarihinde yazılmıştır. 07 Kasım 2026 tarihinde de güncellenmiştir.

YORUM YAZ

Guvenlik kodu
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.