WWF-Türkiye Uyardı: Bilirkişi Raporu Doğruladı, Kanal İstanbul Ekolojik Felaket Demek

WWF-Türkiye Uyardı: Bilirkişi Raporu Doğruladı, Kanal İstanbul Ekolojik Felaket Demek

Doğal Hayatı Koruma Vakfı (WWF-Türkiye), Kanal İstanbul davası için hazırlanan bilirkişi raporunun yıllardır süregelen çevre felaketi uyarılarını bilimsel olarak doğruladığını açıkladı.

WWF-Türkiye (Doğal Hayatı Koruma Vakfı), Kanal İstanbul Projesi'ne verilen "ÇED Olumlu" kararına karşı açılan davalar kapsamında hazırlanan bilirkişi raporuna ilişkin önemli bir değerlendirmede bulundu. Vakıf, raporda yer alan bulguların, doğa savunucularının uzun süredir dile getirdiği tehlikeleri bilimsel verilerle doğruladığını ve projenin İstanbul'un geleceğini geri dönülmez biçimde tehdit ettiğini belirtti.

BILIRKIŞI RAPORUNUN ORTAYA KOYDUĞU TEMEL TEHLIKELER

Rapora göre, Kanal İstanbul'un hayata geçmesiyle Sazlıdere Barajı ortadan kalkacak, Terkos Gölü ise ciddi tuzlanma riskiyle karşı karşıya kalacak. Yeni planlanan barajların İstanbul'un artan su ihtiyacını karşılaması mümkün görünmezken, nüfus artışı, iklim değişikliği ve yeni yerleşim baskısı kentin su krizini derinleştirecek. Bilirkişi raporu, ÇED Raporu'nda su kaynaklarına dair uzun vadeli etkiler, koruyucu planlama önerileri, yeraltı su seviyesi düşüşü ve tuzlanma riskine karşı detaylı etki analizleri ve önleyici müdahale planları sunulmadığına dikkat çekiyor.

Proje gerçekleşirse Küçükçekmece Lagünü, Sazlıdere Barajı'nın yok olmasıyla tuzlanacak ve mevcut türlerin çoğu yok olma tehlikesiyle karşılaşacak. Kanal güzergâhındaki lagün, Marmara Denizi ile birleştiğinde B Sınıfı Sulak Alan özelliğini kaybedecek, ortam tuzlu su karakterine dönüşerek algal flora, zooplankton ve balık faunasını tamamen değiştirecek. Ayrıca, kuşların göç yolu üzerindeki kritik bir sulak alan kaybedilmiş olacak. Raporda, ÇED Raporu'nda biyoçeşitliliği korumaya dair hiçbir önlem bulunmadığı belirtildi.

Bilirkişi raporu, ÇED Raporu'nun Marmara Denizi'ndeki ekolojik riskleri eksik değerlendirdiğini gösterdi. Raporda, 2021'de yaşanan müsilaj felaketine dair tek bir değerlendirme bile yer almazken, balıkçılık anketlerinin sadece 12 kişiyle sınırlı tutulması eleştirildi. Ayrıca, tehlike altındaki türlerden olan ve Karadeniz için korunma statüsünde bulunan Cystoseira türlerinin tarama sürecinde önemli ölçüde zarar göreceği öngörülüyor. Rapor, kanalın en az 100 yıl işlevsel kalacağı göz önüne alınarak gelecek iklim değişikliğinin üç deniz (Karadeniz, Marmara, Ege) üzerindeki etkilerinin incelenmesi gerektiğini, ancak bu konunun hiç tartışılmadığını belirtiyor.

Raporda ayrıca hava kalitesi, asbest, hafriyat ve dip tarama konularında ciddi açıklar olduğu; hayvancılık maliyetlerini artıracak olan mera alanları ve erozyon risklerinin değerlendirilmediği vurgulandı. ÇED Raporu, bilimsel temelden uzak ve koruma stratejileri içermeyen eksik bir rapor olarak nitelendirildi.

WWF-Türkiye, bu bulgular ışığında net bir çağrı yaparak, "İstanbul'un yaşam kaynaklarını korumak için Kanal İstanbul Projesi acilen iptal edilmeli" dedi.

"WWF-Türkiye Uyardı: Bilirkişi Raporu Doğruladı, Kanal İstanbul Ekolojik Felaket Demek" haberi, 02 Ekim 2025 tarihinde yazılmıştır. 02 Ekim 2025 tarihinde de güncellenmiştir.

YORUM YAZ

Guvenlik kodu
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.