Uzmanlardan Baraj Uyarısı: "Tarımsal Alanlarda Revizyon Şart!"

Uzmanlardan Baraj Uyarısı:

Geçen yıl eski Pusat köyünün kalıntılarının su yüzüne çıktığı barajda, su seviyesi ciddi oranda düşmüş durumda. SCÜ Öğretim Üyesi Dr. Fatih Kartal, yarı kurak Sivas için acil tarım politikası revizyonları gerektiğini vurguluyor.

Sivas'ta kent şebeke suyuna destek sağlayan Pusat-Özen Barajı'ndaki doluluk oranı, bu yılki yoğun kar yağışı ve bahar yağmurlarına rağmen beklenenin altında kaldı. Geçen yıl su seviyesi ciddi oranda düşen barajın durumu, bölgedeki su yönetimi ve tarım politikalarını yeniden gündeme getirdi. Sivas Cumhuriyet Üniversitesi'nden (SCÜ) Öğretim Üyesi Dr. Fatih Kartal, tarımsal sulamanın barajlardaki su seviyesi üzerinde ciddi etkisi olduğunu belirterek, "Sivas'ın, yarı kurak ve kurak bir topoğrafyaya sahip olması nedeniyle burada çok ciddi tarım politikaları uygulanması lazım. Ciddi boyutta tarım alanlarına ait revizyonlar yapılması lazım" dedi.

PUSAT-ÖZEN BARAJI'NIN HIKAYESI VE SU SEVIYESINDEKI DEĞIŞIM

Hafik ilçesine bağlı Pusat ve Özen köyleri arasında 2008 yılında su tutmaya başlayan Pusat-Özen Barajı, o dönemde Pusat köyünün yerleşim yerini değiştirmiş ve köydeki tüm yapılar su altında kalmıştı. Köylülerin yıllarca ibadet ettikleri caminin minaresi ise su yüzeyinde kalan tek yapı olarak barajın su seviyesini gözlemlemek için bir referans noktası haline gelmişti.

2022'de Sivas şehir merkezinin şebeke suyu ihtiyacını karşılayan 4 Eylül Barajı'ndaki suyun tükenmesiyle birlikte, Pusat-Özen Barajı'ndan şehre isale hattı çekildi ve suyun büyük bölümü şehir merkezine yönlendirildi. Bölgede tarımla uğraşan çiftçilerin de yoğun su kullanımıyla birlikte son iki yıl içinde barajın su seviyesi ciddi oranda düştü. Aynı dönemde yağışların da istenen seviyede olmaması, barajı besleyen kaynakların yetersiz kalmasına neden oldu.

Suyun azalmasıyla birlikte 2008'den beri baraj altında kalan eski Pusat köyü geçen yıl yeniden gün yüzüne çıktı. Su çekilen bölgelerdeki kuruma nedeniyle eski köy kalıntısında rahatlıkla gezilebilir hale gelindi. Bu yılki yoğun kar ve bahar yağmurlarına rağmen barajdaki doluluk oranı hala beklenen seviyeye ulaşamadı. Köy kalıntısının bir kısmının yeniden su altında kaldığı gözlenirken, barajın ilk yapıldığı dönemlerdeki doluluğa ulaşamadığı belirtiliyor. Hava sıcaklıklarının artması ve su kaynaklarındaki azalma sebebiyle su seviyesinin yeniden düşmesi beklenen barajın korunması için acil tedbirler gündeme geldi.

DR. KARTAL: "SULU TARIM VE BILINÇSIZ KULLANIM SU TÜKETIMINI HIZLANDIRDI"

SCÜ Eğitim Fakültesi Coğrafya Eğitimi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Dr. Fatih Kartal, tarımsal sulamanın barajlardaki su seviyesini önemli ölçüde etkilediğini vurguladı:

"Genel itibarıyla bakıldığı zaman bu yıl yağışlar hem kar olsun hem de yağmur olsun ciddi boyuttaydı. Bu yıl geçmiş dönemlere oranla tabii ki yağış miktarı oldukça fazlaydı. Fakat şöyle bir durum var. Öncesinde 5 yıl boyunca hem patates hem de şeker pancarı tarımı olarak Hafik çok geniş bir alanda tarıma açıldı. 5 yıl öncesinde Hafik'te örneğin hiç ekili bir sulu tarım alanı görmemiştik. Ama 5 yıl boyunca çok ciddi bir oranda barajın açılmasıyla birlikte sulu tarımda inanılmaz bir ivme vardı. Bu da özellikle dışarıdan gelen şeker pancarı çiftçileri ve patates çiftçileri, çok yoğun bir şekilde barajın suyunu kullandı. Orada bir köy, cami, bir köy minaresi sular altındaydı. Ama zamanla köyün de caminin de açığa çıktığını çok net olarak gördük. Bunun en temel sebebi çok yoğun bir kullanımdı. Tabii ki bu kullanım oradaki su miktarının azalmasında en büyük etken. Baraj çok büyük olduğu için yağan yağmur ve kar sularıyla bir yıl içerisinde maalesef eksikliği gideremedi. Tabii ki yıllar bazında tedbirler alınarak, bunun üstesinden gelinmesi gerekiyor."

Dr. Kartal, Sivas'ın yarı kurak ve kurak bir yapıya sahip olması nedeniyle ciddi tarım politikaları ve tarım alanlarında revizyonlar yapılması gerektiğini belirtti. Sulu tarımın ülke ve yöre ekonomisine katkısını kabul etmekle birlikte, bilinçli ve nöbetleşe tarımın önemine dikkat çekti: "Bir anda suyun açılmasıyla birlikte tüm sulama alanları araziye daldığı zaman, suyun tükenmesinde en büyük rolü oynadı. Ekim alanlarını azaltarak, yıllara bölerek, daha çok sistemli, planlı yapılırsa bu durum bertaraf edilmiş olacaktır."

"PATATES TARIMI TOPRAKTA KIRLILIĞE YOL AÇIYOR" UYARISI

Su dahil tüm kaynakların tükenme riski bulunduğunu belirten Dr. Kartal, patates tarımının olumsuz etkilerine de değindi:

"Niğde ve Nevşehir yöresindeki patatesçilerin yörede çok yoğun bir şekilde patates tarımı yaptığını görüyoruz. Bu da hem şeker pancarı hem de patates tarımı su ihtiyacı çok fazla olan bir bitki olduğu için inanılmaz derecede su oranlarının tükenmesinde büyük etken. Bunu bertaraf edebilmek için kesinlikle oradaki su politikasını ve su yönetiminin iyi yapılması lazım. Yoksa bu şekilde çok kısa zamanda tabii ki kullanma ve tarımsal su maksatlı kullanıldığında suların azalacağını ve gittikçe de insanlık için tehlike boyutunu oluşturacağını çok net olarak görüyoruz."

Dr. Kartal, patates tarımının çok fazla kimyasal kullanımına yol açtığını ve bunun toprakta kirliliğe, minerallerin ölmesine ve toprağın hastalanmasına neden olduğunu söyledi. Niğde ve Nevşehir'deki toprakların "kanser durumda" olduğunu belirterek, toprak ve su yönetiminin dengeli ve akılcı bir şekilde yapılması gerektiğini vurguladı.

"Uzmanlardan Baraj Uyarısı: "Tarımsal Alanlarda Revizyon Şart!"" haberi, 31 Temmuz 2025 tarihinde yazılmıştır. 31 Temmuz 2025 tarihinde de güncellenmiştir.

YORUM YAZ

Guvenlik kodu
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.