Erdoğan "Hazırız" Demişti: Ruhban Okulu Yeniden Açılıyor Mu?

1971 yılından bu yana kapalı olan ve Ortodoks dünyası için büyük önem taşıyan Heybeliada Ruhban Okulu'nun yeniden açılması, hem iç hem de dış politikada önemli bir gündem maddesi olmaya devam ediyor.
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Fener Rum Patrikhanesi'nden gelen talep üzerine Heybeliada Ruhban Okulu'nun yeniden faaliyete geçirilmesine yönelik teknik hazırlıkların tamamlandığını bildirdi. Sabah Gazetesi'ne demeç veren Bakan Tekin, okulun din adamı yetiştiren bir kurum olarak yeniden açılması talebinin Patrikhane'den geldiğini doğruladı. Bakan, "Okulun din adamı yetiştiren bir kurum olarak yeniden açılması talebi Patrikhane'den geldi. Biz teknik hazırlıklarımızı yaptık, raporumuzu Sayın Cumhurbaşkanımıza arz ettik. Karar devletin en üst düzeyinde alınacaktır" ifadelerini kullandı. Fener Rum Patriği Bartholomeos da daha önce Yunan basınına yaptığı açıklamada, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Milli Eğitim Bakanlığı'na okulun açılması için talimat verdiğini ve "faaliyetin eşiğinde olduklarını" belirtmişti.
ULUSLARARASI BOYUT VE ERDOĞAN'IN BEYAZ SARAY MESAJI
Okulun yeniden açılması konusu, Türkiye'nin uluslararası ilişkilerinde ve özellikle Amerika Birleşik Devletleri ile temaslarında önemli bir yer tutuyor. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile ABD Başkanı Donald Trump arasında Beyaz Saray'da yapılan görüşmede konu yeni bir boyut kazanmıştı. Erdoğan, görüşme öncesinde "Heybeliada Okulu ile ilgili üzerimize ne düşerse biz onu zaten yapmaya hazırız" diyerek, Türkiye'ye döndüğünde Patrik Bartholomeos ile görüşeceğini kaydetmişti. Fener Rum Patriği Bartholomeos da Beyaz Saray'da Trump ile görüşmüş ve Heybeliada Ruhban Okulu'nun durumunun gündeme geldiğini ifade etmişti.
RUHBAN OKULU’NUN TARIHI VE KAPATILMA SÜRECI
Resmi adıyla Aya Triada Ruhban Okulu, İstanbul Heybeliada'da 1844 yılında din adamı yetiştirmek amacıyla kuruldu. Faaliyette olduğu 1844-1971 yılları arasında Ortodoks dünyasının en önemli dini eğitim kurumlarından biri olarak kabul edilen okul, Patrikhane'nin küresel çaptaki din adamı ihtiyacını karşılayan bir merkezdi. Yaklaşık 1000 mezun veren okulun mezunları arasında, mevcut Patrik Bartholomeos da dahil olmak üzere 12 patrik bulunmaktadır. Fener Rum Patrikhanesi, okulun yeniden açılmasını hem din özgürlüğü hem de küresel Ortodoks cemaatinin din adamı ihtiyacı açısından gerekli görüyor.
Okul, 1971 yılında Kıbrıs problemi ve Yunanistan ile ilişkilerin gergin olduğu bir dönemde kapatıldı. Kapatma kararının hukuki dayanağını, Anayasa Mahkemesi'nin "özel yükseköğretim kurumlarının devlet denetimi altında olması gerektiği" yönündeki kararı ve Tevhid-i Tedrisat Kanunu'na aykırılık iddiaları oluşturdu. O dönemki mevzuat, özel yükseköğretim kurumlarının ya bir devlet üniversitesine bağlanmasını ya da kapatılmasını öngörüyordu. Patrikhane ise okulun kendine bağlı özel bir kurum olarak kalmasını talep ediyordu.
LOZAN TARTIŞMALARI VE "EKÜMENIKLIK" ÇEKINCESI
Okulun açılmasının Lozan Antlaşması'na aykırı olup olmadığı da süregelen bir tartışma konusudur. 1923 tarihindeki Lozan Barış Antlaşması'nda okula dair özel bir hüküm bulunmuyor. Ancak antlaşmanın azınlık haklarıyla ilgili 40. maddesi, Türkiye'deki gayrimüslim azınlıkların kendi dini, kültürel ve eğitim kurumlarını kurma, yönetme ve denetleme hakkını güvence altına alıyor. Bu maddeye dayanarak bazı kesimler okulun açılmasının bir hak olduğunu savunurken, diğerleri bunun Patrikhane'nin "ekümenik statüsünü" güçlendirebileceği ve Türkiye'nin egemenlik haklarını zedeleyebileceği endişesini taşıyor. Tartışmalar, Lozan'ın mütekabiliyet ilkesi gereği, Yunanistan'daki Batı Trakya Türk azınlığının eğitim ve dini haklarındaki sorunlarla birlikte de ele alınıyor.
Heybeliada Ruhban Okulu tartışmalarının merkezinde, Fener Rum Patrikhanesi'nin "ekümenik" (evrensel) statüsü iddiası yer alıyor. Türk hukuk sistemine göre Patrikhane, Lozan Antlaşması uyarınca yalnızca İstanbul'daki Rum Ortodoks cemaatine hizmet eden yerel bir dini kurumdur ve "ekümenik" sıfatı hukuken tanınmamaktadır. Patrikhane'nin bu sıfatı kullanması, tüm dünya Ortodokslarının lideri olduğu anlamına geleceği için Türkiye tarafından egemenlik haklarına bir müdahale olarak görülüyor. Okulun uluslararası düzeyde öğrenci kabul ederek din adamı yetiştirmesi, bu ekümeniklik iddiasını fiilen güçlendireceği endişesi, açılmasına yönelik en temel çekincelerden birini oluşturuyor.
JEOPOLITIK DENGE VE AÇILIŞ YÖNTEMLERI
Konunun uluslararası diplomasiyi ilgilendiren bir diğer boyutu ise ABD ve Rusya arasındaki jeopolitik dengeyle ilgili olmasıdır. ABD, Fener Rum Patrikhanesi'ni destekleyerek Ortodoks dünyasında Moskova Patrikhanesi'ne karşı bir denge unsuru oluşturmayı amaçlıyor. Rusya ise en büyük Ortodoks nüfusa sahip ülke olarak Moskova'yı Ortodoks dünyasının lideri olarak konumlandırma çabasında. Ukrayna Ortodoks Kilisesi'nin 2019'da Fener Rum Patrikhanesi tarafınca tanınması, bu rekabetin en somut örneklerinden biri olmuş ve Rusya'nın sert tepkisini çekmişti. Türkiye, bu duyarlı mevzuda şimdiye kadar stratejik bir denge politikası izlemiştir.
Okulun 1971'de bir yasal düzenleme sonucu kapatılması sebebiyle, yeniden açılması için en olası yolun yeni bir yasa çıkarılması olduğu belirtiliyor. Hukukçular, çıkarılacak bir yasa ile Ruhban Okulu gibi azınlık dini eğitim kurumlarına, Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı veya özel bir statüde, standart yükseköğretim sistemi haricinde etkinlik gösterme imkanı tanınabileceğini ifade ediyor. Diğer formüller arasında ise okulun bir yükseköğretim kurumu yerine din eğitimi veren bir vakıf olarak tanınması veya mevcut bir devlet üniversitesine bağlı bir bölüm ya da enstitü olarak açılması gibi seçenekler bulunuyor.
"Erdoğan "Hazırız" Demişti: Ruhban Okulu Yeniden Açılıyor Mu?" haberi, 03 Kasım 2025 tarihinde yazılmıştır. 03 Kasım 2025 tarihinde de güncellenmiştir.

YORUM YAZ
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.