Yılmaz Özdil’den Kritik Çıkış: Kobani İçin Sert Senaryo!

Sözcü TV ekranlarında Suriye’deki son tabloyu masaya yatıran gazeteci Yılmaz Özdil, Nusaybin hattında yaşanan gelişmeleri planlı bir provokasyon olarak yorumladı. Sınır boyunca tansiyonun yeniden yükselmesi halinde Ankara’nın askeri seçeneği gündeme alabileceğini vurgulayan Özdil, olası bir Kobani hamlesine dikkat çekti. İşte detaylar…
Gazeteci Yılmaz Özdil, Sözcü TV’de katıldığı programda Suriye merkezli gelişmelerle ilgili kapsamlı değerlendirmelerde bulundu. Bölgedeki askeri ve siyasi denklemin uzun süredir planlanan bir sürecin sonucu olduğunu savunan Özdil, hem ABD’nin rolüne hem de Ankara’nın yürüttüğü diplomasiye dair dikkat çekici yorumlar yaptı.
ABD’ye Yaslananlar Ayazda Kalır
ABD’li yetkili Ton Barrack’ın, SDG’nin IŞİD’e karşı kullanıldığı yönündeki açıklamasını yorumlayan Özdil, tarihin defalarca aynı sonucu gösterdiğini ifade etti. “Kimse kimseye devlet kurmaz” diyen Özdil, ABD’ye güvenen yapıların eninde sonunda yalnız bırakıldığını, bunun Mazlum Abdi örneğinde açıkça görüldüğünü dile getirdi.
Nusaybin Vurgusu Ve Provokasyon Uyarısı
Nusaybin’de yaşanan olayları açık bir provokasyon olarak tanımlayan Özdil, DEM Parti’nin bölgede toplantı düzenlemesini son derece yanlış bir adım olarak değerlendirdi. Sınır hattında yaşanabilecek yeni hareketlenmelerin Türkiye açısından askeri karşılık doğurabileceğini belirten Özdil, böyle bir durumda Kobani’nin hedef alınabileceğini söyledi.
Fidan, Kalın Ve Güler İçin “Madalya” Yorumu
Açılım süreci ve kamuoyunda tartışılan “umut hakkı” başlığına da değinen Özdil, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bu konuya mesafeli durduğunu ifade etti. Bu süreçte Hakan Fidan’ın, Ahmed Şara’yı uluslararası alanda kabul edilebilir bir aktör haline getirerek SDG’nin etkisizleştirilmesini sağladığını savunan Özdil, Fidan, İbrahim Kalın ve Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler’in bu süreçten “madalya ile çıkabileceğini” söyledi.
Plan Uzun Süredir Masadaydı
Özdil’e göre kamuoyu Abdullah Öcalan ve açılım tartışmalarıyla meşgulken, Erdoğan ve güvenlik bürokrasisi Suriye’ye odaklandı. PKK’nın kendi içinde tükenmiş bir yapı haline geldiğini savunan Özdil, Ankara’nın MHP çizgisinde iç müzakere yerine, Şara’yı Beyaz Saray ve Pentagon nezdinde meşrulaştırmaya yöneldiğini belirtti.
NATO Operasyonu İddiası: “Napoli Harekâtı”
Suriye’de yaşananların rastlantı olmadığını vurgulayan Özdil, süreci uzun yıllardır planlanan bir NATO operasyonunun devamı olarak tanımladı. “Napoli Harekâtı” adını verdiği bu sürecin artık sıcak çatışma aşamasından çıkıp inşa ve istihkâm safhasına geçtiğini söyledi.
1 Trilyon Dolarlık Yeniden İnşa
Özdil, Suriye’nin önünde devasa bir ekonomik yeniden yapılanma süreci olduğunu belirterek, yaklaşık 1 trilyon dolarlık bir bütçeden söz etti. Havalimanları, limanlar, enerji hatları ve altyapı projelerinin sıraya girdiğini dile getiren Özdil, bölgenin büyük bir yatırım alanına dönüştürüldüğünü ifade etti.
Finansman Körfez’den Geliyor
Bu projelerin finansman modelini Türkiye’deki yap-işlet-devret projelerine benzeten Özdil, paranın Suudi Arabistan ve Katar’dan sağlandığını söyledi. Suriye’yi dükkânlara bölünmüş bir AVM’ye benzeten Özdil, “Locadan bakınca tablo bu şekilde görünüyor” dedi.
En Büyük Kazanan Ankara
Mevcut sürecin en kazançlı aktörünün Türkiye olduğunu savunan Özdil, özellikle Ankara’nın, Hakan Fidan’ın ve Milli İstihbarat Teşkilatı’nın bu tabloda belirleyici rol oynadığını ifade etti.
Davutoğlu Eleştirisi: Krizin Mimarı
Özdil, Suriye politikasının geçmişine dönerek sert eleştirilerde bulundu. Yaşanan krizin temel sorumlusunun Ahmet Davutoğlu olduğunu savunan Özdil, “Stratejik Derinlik” politikalarının Türkiye’yi kendisine ait olmayan bir savaşın içine sürüklediğini söyledi.
Ekonomik Bedel Ve Demografik Etki
2010’lu yıllarda alınan kararların bugün ekonomik kriz, yüksek enflasyon ve kamu harcamaları olarak geri döndüğünü ifade eden Özdil, milyonlarca Suriyelinin Türkiye’ye getirilmesinin demografik yapıyı bozduğunu savundu. Desteklenen silahlı gruplara yönelik eleştirilerde bulunan Özdil, ÖSO’nun “Kuvayı Milliye” benzetmesiyle meşrulaştırılmasına da tepki gösterdi.
“Sorumlu AKP Ve Saray”
Rus uçağının düşürülmesi ve yaşanan askeri kayıpları hatırlatan Özdil, tüm bu sürecin sorumluluğunu AKP iktidarı ve Cumhurbaşkanlığı makamına yükledi. Bugün başarı olarak sunulan tablonun, aslında 15 yıllık hatalı politikaların geri sarılmasından ibaret olduğunu söyledi.
"Yılmaz Özdil’den Kritik Çıkış: Kobani İçin Sert Senaryo!" haberi, 21 Ocak 2026 tarihinde yazılmıştır. 21 Ocak 2026 tarihinde de güncellenmiştir.

YORUM YAZ
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.