Trump–Kanada hattında tansiyon yükseliyor!

Trump–Kanada hattında tansiyon yükseliyor!

ABD Başkanı Donald Trump, Kanada Başbakanı Mark Carney ile yaşanan sert siyasi polemik ve tartışmalı üyelik bedeli nedeniyle önemli bir adım attı. Yeni oluşturulan Barış Kurulu sürecinde Ottawa’ya gönderilen davetin geri çekilmesi, Washington’un küresel diplomasi anlayışında yeni bir döneme işaret ediyor. İşte perde arkasındaki gelişmeler ve olası sonuçlar…

Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Donald Trump ile Kanada arasındaki diplomatik gerilim yeni bir boyut kazandı. İki ülke arasında son günlerde karşılıklı açıklamalarla tırmanan tansiyon, Trump’ın Kanada’ya yönelik önemli bir kararıyla daha da sertleşti.

Trump, Kanada’ya Yapılan Daveti Geri Çekti

Kanada Başbakanı Mark Carney’nin Trump yönetimine ve ABD politikalarına yönelik sert eleştirilerinin ardından Washington’dan dikkat çeken bir adım geldi. Trump, kısa süre önce kurulan ve uluslararası alanda yankı uyandıran Barış Kurulu için Kanada’ya iletilen resmi davetin iptal edildiğini açıkladı. Kararın, Truth Social üzerinden kamuoyuna duyurulduğu belirtildi.

1 Milyar Dolarlık Ücret Krizi Etkili Oldu

Daveti geri çekme kararında, Ottawa yönetiminin Barış Kurulu’na katılım için talep edilen 1 milyar dolarlık üyelik bedelini ödemeyi reddetmesinin belirleyici rol oynadığı ifade ediliyor. Kanada hükümeti, kurulda yer alma fikrine ilkesel olarak karşı olmadığını ancak böyle bir mali yükümlülüğü kabul etmeyeceğini daha önce net şekilde açıklamıştı.

Trump’tan Carney’e Doğrudan Mesaj

Trump, Truth Social hesabından Mark Carney’e hitaben yaptığı paylaşımda, Kanada’nın Barış Kurulu’na katılımına yönelik davetin artık geçerli olmadığını belirtti. Bu açıklama, iki ülke arasındaki diplomatik ilişkilerde yeni bir kırılma olarak yorumlandı.

Trump’ın Barış Kurulu Nedir?

Donald Trump tarafından hayata geçirilen Barış Kurulu, küresel çatışmaları çözmeyi amaçlayan yeni bir uluslararası yapı olarak tanımlanıyor. Trump’ın ömür boyu başkanlık yapacağı bu organizasyonun, Birleşmiş Milletler’in geleneksel rollerinin bir bölümünü üstlenmesi hedefleniyor.

Beyaz Saray kaynaklarına göre, davet edilen yaklaşık 60 ülkeden 35’i Barış Kurulu’na katılmayı kabul etmiş durumda. Türkiye, Arjantin ve Suudi Arabistan’ın da bu ülkeler arasında yer aldığı belirtilirken, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin diğer daimi üyeleri henüz resmi bir taahhütte bulunmadı.

İngiltere Ve Avrupa’dan Çekinceler

İngiltere, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in kurulda yer almasına ilişkin duyduğu rahatsızlığı açıkça dile getirdi. Avrupa Birliği cephesinde ise temkinli bir yaklaşım hâkim. Avrupa Konseyi Başkanı Antonio Costa, Barış Kurulu’nun tüzüğünde yer alan bazı maddelerin Birleşmiş Milletler Şartı ile uyumluluğu konusunda ciddi soru işaretleri bulunduğunu ifade etti.

AB Gazze Sürecine Şartlı Yaklaşıyor

Costa, tüm çekincelere rağmen Gazze’de kapsamlı bir barış planının hayata geçirilmesi sürecinde ABD ile iş birliğine açık olduklarını belirtti. Barış Kurulu’nun bu süreçte geçici bir yönetim mekanizması olarak rol oynayabileceğini dile getiren Costa, mevcut yapının Filistin topraklarına ilişkin net bir çerçeve sunmadığına da dikkat çekti.

İspanya Daveti Reddetti

Öte yandan İspanya Başbakanı Pedro Sanchez, ülkesinin Barış Kurulu’na katılma yönündeki daveti geri çevirdiğini açıkladı. Kurulun Gazze’nin yeniden inşa sürecinde etkin rol üstlenmesi beklense de mevcut tüzükte Filistin’e dair açık ifadelerin yer almaması uluslararası alanda eleştiri konusu olmaya devam ediyor.

 

"Trump–Kanada hattında tansiyon yükseliyor!" haberi, 23 Ocak 2026 tarihinde yazılmıştır. 23 Ocak 2026 tarihinde de güncellenmiştir.

YORUM YAZ

Guvenlik kodu
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.