Emekli programcının geliştirdiği yöntem adli tıpta çığır açtı! Kimliksiz kurbanlar bulunuyor

Emekli bilgisayar programcısı Margaret Press'in kurduğu DNA Doe Projesi, genetik soyağacı yöntemiyle yıllardır kimliği belirlenemeyen cinayet kurbanlarını tespit ediyor. Adli tıpta yeni bir dönem başlatan yöntem sayesinde faili meçhul dosyalar aydınlatılırken, kayıp yakınlarını arayan ailelere de umut oluyor.
ABD'de yıllardır kimliği belirlenemeyen cinayet kurbanları ve sahipsiz cenazeler, emekli bir bilgisayar programcısının geliştirdiği yöntem sayesinde tek tek kimliklerine kavuşuyor.
Margaret Press tarafından kurulan DNA Doe Projesi, DNA analizi ile genetik soyağacı araştırmalarını bir araya getirerek onlarca yıldır çözülemeyen dosyaların aydınlatılmasını sağlıyor.
BİR POLİSİYE ROMAN HAYATINI DEĞİŞTİRDİ
Margaret Press'in bu projeyi hayata geçirmesine, 2017 yılında okuduğu "Q Is For Quarry" adlı polisiye roman ilham verdi.
Yaklaşık 50 yıl önce bir taş ocağında bulunan kimliği belirsiz bir kadının hikâyesinden etkilenen Press, DNA teknolojisi ile soy ağacı araştırmalarını birleştirerek kimliği bilinmeyen kişilerin tespit edilebileceğini düşündü.
İlk etapta resmi kurumlar ve ticari DNA veri tabanı şirketlerinden destek alamayan Press, çalışmalarından vazgeçmedi.
İLK BAŞARI 15 YILLIK GİZEMİ ÇÖZDÜ
Press, adli genetik uzmanı Dr. Colleen Fitzpatrick ile birlikte çalışmalarına başladı.
İkilinin üzerinde çalıştığı ilk büyük dosya, 15 yıl boyunca çözülemeyen Joseph Newton Chandler III vakası oldu.
Yapılan incelemeler sonucunda ölen kişinin, aslında 1945 yılında hayatını kaybeden 8 yaşındaki bir çocuğun kimliğini kullandığı belirlendi. Yaklaşık bir yıl süren araştırmanın ardından gerçek kimliğinin Robert Ivan Nichols olduğu ortaya çıkarıldı.
DNA DOE PROJESİ YÜZLERCE DOSYAYI AYDINLATIYOR
İlk başarının ardından 2017 yılında kurulan DNA Doe Projesi, bugün eski polisler, araştırmacılar ve uzmanlardan oluşan yaklaşık 100 gönüllüyle faaliyet gösteriyor.
Projeyle bugüne kadar çok sayıda faili meçhul cinayet ve kimliği belirsiz cenaze dosyası çözüldü.
Margaret Press, çalışmalarını şu sözlerle anlattı: "Cevap bulmak için çabalamayı seviyoruz. 'İşte bir ipucu' demeyi seviyoruz. Ama daha da önemlisi, bu göreve duyduğumuz tutku ve her insanın öldüğünde adının bilinmesini hak etmesidir. Her aile, sevdiklerinin nereye gömüldüğünü bilmek ister."
1981'DEN BERİ ARANAN KURBANIN KİMLİĞİ BELİRLENDİ
Projenin çözdüğü dikkat çekici vakalardan biri de uzun yıllar "Süet Derili Kız" olarak bilinen cinayet dosyası oldu.
1981 yılında Ohio'da öldürülen genç kadının, Arkansas'tan ayrıldıktan sonra kaybolan 21 yaşındaki Marcia King olduğu DNA çalışmalarıyla doğrulandı.
TULSA KATLİAMI'NIN İLK KURBANI DA BELİRLENDİ
DNA Doe Projesi, ABD tarihinin en büyük ırkçı saldırılarından biri olarak kabul edilen 1921 Tulsa Katliamı soruşturmasına da katkı sağladı.
Yürütülen çalışmalar sonucunda, Temmuz 2024'te katliamın ilk kurbanı olan Birinci Dünya Savaşı gazisi CL Daniel'ın kimliği resmen tespit edildi.
Bugün yüzlerce dosya üzerinde çalışmayı sürdüren Margaret Press ve ekibi, adli tıpta genetik soyağacı yöntemini kullanarak hem faili meçhul olayların aydınlatılmasına katkı sunuyor hem de yıllardır yakınlarından haber bekleyen ailelere umut olmaya devam ediyor.
"Emekli programcının geliştirdiği yöntem adli tıpta çığır açtı! Kimliksiz kurbanlar bulunuyor" haberi, 18 Temmuz 2026 tarihinde yazılmıştır. 18 Temmuz 2026 tarihinde de güncellenmiştir.

YORUM YAZ
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.