Protestolarda yaşanan hak ihlallerine dair araştırma önergesi kabul edilmedi

Protestolarda yaşanan hak ihlallerine dair araştırma önergesi kabul edilmedi

İYİ Parti ve DEM Parti milletvekilleri, 19 Mart sonrası yaşanan insan hakları ihlalleri ve demokratik haklara yapılan müdahalelere karşı sert tepkiler gösterdi.

İYİ Parti, 19 Mart sonrası ülkede yaşanan ağır insan hakları ihlallerini ve bu ihlallere neden olan siyasi süreçleri araştırarak kamuoyunu bilgilendirmeyi amaçlayan bir önerge sundu. Ancak, AKP ve MHP'li milletvekillerinin oylarıyla önerge reddedildi.

İYİ Parti Bursa Milletvekili Selçuk Türkoğlu, önergenin gerekçesini açıklayarak, yaşananların sadece bir mahkeme meselesi değil, doğrudan Türkiye’nin hukukuna, demokrasisine ve insan haklarına karşı yapılmış bir darbe olduğunu belirtti. Türkoğlu, özgürlük isteyen ve insan hakları taleplerini dile getiren vatandaşların, gaz, cop ve ters kelepçe ile acımasızca saldırıya uğramasına izin verildiğini söyledi. Ayrıca, bu antidemokratik müdahalelerin halkın sabrını taşırdığını, yıllardır süren adaletsizliğe karşı meydanlarda yapılan toplu itirazların bir sonucu olduğunu vurguladı.

19 Mart sonrası 1.418 kişinin gözaltına alındığını, 301 gencin tutuklandığını ve 139 öğrenci hakkında siyasi yasak talep edildiğini aktaran Türkoğlu, gençlerin sadece bayrak dalgalandırmak ve adalet istemek dışında hiçbir suç işlemediklerini belirtti. Aynı dönemde, bölücübaşının posterinin olduğu eylemlere müdahale edilmediğini hatırlattı.

Türkoğlu, işkence yasağının tartışılmayacak bir konu olduğunu, gözaltılara avukat erişiminin engellenmemesi gerektiğini ve gece yarısı operasyonlarıyla halkın iradesinin zorla kelepçelenmemesi gerektiğini ifade etti. Ayrıca, bu uygulamaların iktidarın siyasi talimatlarıyla yapılan bir sindirme operasyonu olduğunu belirtti. Türkoğlu, tutuklu gençlerin derhal serbest bırakılması gerektiğini ve RTÜK'ün sansür uygulamalarına son vermesi gerektiğini söyledi. Üniversite öğrencilerine yönelik burs kesintileri ve disiplin cezalarının da son bulması gerektiğini vurguladı.

DEM Parti Bingöl Milletvekili Ömer Faruk Hülakü, siyasetçiler ve belediye başkanlarının iktidarın siyasi darbe girişimiyle tehdit altında olduğunu vurgulayarak açıklamalarda bulundu:

"Türkiye'de Anayasa fiilen askıya alınmıştır. İktidar, kamunun gücünü kendi çıkarları için kullanmaktadır. Yargı, emniyet ve kolluk güçleri, RTÜK, TRT, gibi kamu hizmeti veren kurumlar AKP rozeti takmış birer parti gibi çalışmaktadırlar.

2016 yılından bu yana başta HDP ve DEM partili siyasetçiler, belediye eş başkanları ve belediyeler olmak üzere Türkiye halkları iktidarın siyasi darbe girişimiyle karşı karşıya kalmıştır. AK Parti Grup Başkanvekili bir konuşma yaptı burada 'Seçilmişlere, sandığa, sandıktan çıkan iradeye saygı duyun' dedi.

Sandıktan çıkan iradeye saygı duyun. Ama siz sandıktan çıkıyorsunuz da bizim seçilmişlerimiz şapkadan mı çıkıyor? Halkın iradesine yargıyla, siyasi darbe planlarıyla, gizli tanıklarla sonsuza kadar el koyamazsınız."

"BU İFADEDE ÇIPLAK ARAMA VAR, SÖZLÜ TACİZ VAR, FİZİKİ TACİZ VAR, DARP VAR FAKAT ADALET BAKANI NE DİYOR?"

"19 Mart'tan bu yana tamamen demokratik haklarını kullanan binlerce yurttaş işkenceye, kötü muameleye, çıplak aramaya, tacize, orantısız güce maruz kalarak gözaltına alınmıştır. Yüzlerce öğrenci bugün cezaevindedir. Türkiye cezaevleri muhaliflerin toplama kampına dönüşmüş durumdadır. Buyurun, burada bir ifade tutanağı var, gerçekten buradaki ifadeleri okumaktan bile hayâ ediyorum.

Bu ifadede çıplak arama var, sözlü taciz var, fiziki taciz var, darp var fakat Adalet Bakanı ne diyor? 'İşkence yok' diyor. İçişleri Bakanı ne diyor? 'İşkence yok' diyor. Bunları görüntüleyen gazeteciler gözaltına alınıyor, tutuklanıyor. Siz hâlen 'İşkence yok' diyorsunuz.

Bu utanç belgesi karşısında söyleyecek neyiniz var, bunu çok merak ediyorum. Anayasal hak ihlali, yargının siyasallaşması, kayyumun bir yönetme biçimi alması Türkiye'nin 2'nci yüzyılının utanç vesikası hâline gelmiştir. Bu sebeple, hukuksuz bir şekilde cezaevinde tutulan tüm siyasi mahpusların, öğrencilerin, aydınların derhâl serbest bırakılması gerekmektedir."

CHP Diyarbakır Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, gözaltına alınan gençlerle ilgili gözlemlerini paylaşarak sert bir şekilde tepki gösterdi:

"Çağlayan Adliyesi'ne üç gün süresince gittim ve gözaltından getirilen gençleri gördüm, avukatlarıyla görüştüm; kendi gözlemlerim ve kendi duygularım var. O tabloyu görünce arkamı döndüm, bir duvara uzaklaştım ve ağladım, bir milletvekili olarak, bir insan hakları savunucusu olarak ağladım fakat hiçbirinizin umurunda değil, insanların ne yaşadığı da umurunuzda değil gerçekten.

Benimle birlikte birçok avukat dost da orada ağladı, gördüklerinden ağladılar fakat İçişleri Bakanınız, Adalet Bakanınız çıkmış 'Türkiye'de işkence yoktur, bunu söyleyenler haindir, vatan hainidir...'

Size okuyorum, 'Saçımdan çekildim -bir kız, bir genç kadın- yerde sürüklendim. Kelepçe takılmaya götürülürken 'Seni dövmeyeceğim, tamam.' deyip ambulansın arkasına götürdü. Sakallı, bıyıklı, renkli gözlü ve uzun boylu, 185-190 boylarında olan erkek polis 'Senin göğüslerin mi var?' diyerek göğüslerime dokundu, ben de o esnada altıma kaçırdım.' Bu, sözün bittiği yerdir. Biraz utanma olsa, biraz vicdan olsa biraz, bu kürsüde konuştuktan sonra Adalet Bakanı 'Böyle bir şey yoktur' demez, İçişleri Bakanı 'Böyle bir şey yoktur' demez, en azından şüpheyle bakar, en azından.

İşkence, kötü muamele var dediğimizde en azından Bakan şu açıklamayı yapar: 'Bizde işkence olmaması için çaba gösteriyoruz, iktidarımızdan bu yana 'sıfır tolerans' dedik fakat bir milletvekili bunu söylemişse tabii ki soruşturma açacağız, bakacağız, yapan var ise gereğini yapacağız.' Ne diyor? 'İşkence yoktur, söyleyenler vatan hainidir' diyor. Peki, işkence yapan ya da kötü muamele yapan, bunu yapan güvenlik görevlisi arkasına Bakanı almışsa bir daha yapar mı yapmaz mı? İşkenceye izin verene de lanet olsun gerçekten ya!"

"Protestolarda yaşanan hak ihlallerine dair araştırma önergesi kabul edilmedi" haberi, 09 Nisan 2025 tarihinde yazılmıştır. 09 Nisan 2025 tarihinde de güncellenmiştir.

YORUM YAZ

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.