Özgür Özel’den Erdoğan ve İktidar Medyasına Sert İddianame Çağrısı!

CHP Lideri Özgür Özel, İBB iddianamesini “Kanıt yok” diyerek eleştirdi. Erdoğan ve iktidar medyasına seslenen Özel, iftiraların arkası boş olduğunu belirtti. A Haber ve TGRT’den sorumlu yöneticilerden özür, Erdoğan’dan ise organize edilen süreç için açık özür talep etti. İşte detaylar…
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, İstanbul Kabataş Meydanı ve Transfer Merkezi Açılış Töreni’nde yaptığı konuşmada, İBB’ye yönelik iddianameyi ayrıntılarıyla değerlendirdi.
Özel, açılışta hazır bulunamayan Ekrem İmamoğlu ve Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney’e gönderme yaparak iktidarı suçladı:
"O gün törende birinci etapta burada olan Ekrem Başkan burada değil. Beyoğlu Belediye Başkanı İnan kardeşim burada değil. Ama belediyecilik ve hizmet anlayışımızla başa çıkamayacaklarını görenler hileler ve kumpaslarla karşımızdalar. Ekrem Başkan 239 gündür hapiste tutuluyor."
"KANITLANMIŞ BIR KÖR KURUŞ YOK"
İddianameye ilişkin ayrıntılara değinen Özel, belgede gizlilik kurallarının ihlal edildiğini ve kamuoyunun yalan bilgilerle yönlendirildiğini savundu:
İddianamede "sadece tanık beyanı yok kanıt da var" diyordu. Kanıtlanmış bir kör kuruş yok. Bir delikli para yok. Kanıtladığı var ise etkin pişmanlıktan iftira atanların sıkıştıkları noktada söyledikleri var kendilerine dair. Ekrem Başkanımıza dair namuslu belediye bürokratlarımıza dair İstanbul'a hizmet eden bu kıymetli kadrolara dair bir kör kuruş ne ispat, ne kanıt hiçbir şey yok. Ne var?
CHP Lideri Özel, iddianamede yer alan delillerin şahit ifadelerine dayandığını altını çizdi:
Daha 2 Eylül günü söyledi. (Akın Gürlek). Dedi ki ‘Tanık beyanıyla tutuklu olan kimse yok. Varsa söyleyin, yarın salalım’ dedi. İddianame çıktı, başta Kadriye Kasapoğlu, Özel Kalem Müdürü Ekrem Başkan’ın, Mehmet Pehlivan, Ekrem Başkanımızın avukatı, Kadir Öztürk, Sabri Caner Kırca ve Hüseyin Yurttaş ve daha niceleri yalnız şahit beyanıyla şu anda tutuklular. Sözünüzün bir ağırlığı var ise, sözünüzün eriyseniz, arkasındaysanız onlarca arkadaşımızı derhal serbest bırakmanız lazım."
O İDDIALARA TEK TEK YANIT VERDI
İddianamedeki iddiaların çöktüğünü savunan Özel, örneklerle sıraladı:
"İlk gün servis edilen 560 milyar liralık yolsuzluğun 560 lirasının kanıtı nerede? Kanıtı nerede? Günlerce İBB'den 1200 cep telefonu alındı dağıtıldı dediniz. Bir tanesinin ispatı nerede?İddianamede ne 560 milyar var ne 1200 tane cep telefonu var.İmamoğlu'nun lüks araçları dediniz. MHP milletvekilinin çıktı. Hani özür nerede?Pandemide 1388 konser verildi. Konserlere fahiş fiyatlar milyonlar ödendi dendi.İddianamede adı bile geçmiyor. Kiptaş 100 daireyi beşte biri fiyata dağıttı delegelere dağıttı dedi. Adı bile geçmiyor. 100 değil bir tane daire hakkında bile iddianameye bir kelime bile yazamadılar.Para dolu valizler dediniz. Jammer çıktı... Cumhurbaşkanı niye jammer kullanıyorsa bir sonraki Cumhurbaşkanı da o yüzden jammer kullanıyor."
CHP'YE KAPATMA DAVASI
Özgür Özel, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın Yargıtay'a bildirimi hakkında şunları ifade etti:
"İşin özünü, sözünü kimse çarpıtmasın. Bunların sonunda Cumhuriyet Halk Partisi’ni kapatma davası açmaya çalıştı hadsizler. Millet bir ayağa kalktı, ‘Savaş meydanında Gazi Mustafa Kemal’in kurduğu partiyi Kenan Evren kapatamadı. Sen mi kapatacaksın?’ dedi, alnını karışladı bunların. Bir yanda hemen başsavcılıktan yazı: ‘Bizim kapatma ile ilgili bir şeyimiz yok, bildirim yaptık.’ Millet daha beter yüklendi, ‘Efendim biz kapat demedik, yalnız görevimizi yaptık.’ Ama yazdıkları yazı çıktı ortaya. Anayasanın parti kapatma maddelerini hatırlatan, bu fiillerin süreklilik arz ettiğinde kapatmanın şart olduğunu söyleyen yazılarını, başsavcıyla rekabet halinde oldukları savcı sızdırdı medyaya yolladı. Şimdi AK Parti bu kadar yanlışın yanında kendisi kapatma davalarının mağduru olmuş bir siyasi hareket olarak, Cumhuriyet Halk Partisi’ni kapatmaya çalışan, kapattırmaya çalışan bir siyasi hareket olarak bir kez daha suçüstü yakalandı"
GIZLI TANIK TARTIŞMASI
Özgür Özel, "gizli tanık" skandalını da belgeleriyle ortaya koyduklarını savundu.Özel şunları ifade etti:
" Meşe var. Bu Meşe’ye bir sözler vermişler. Meşe yedinci kata girememeye başlayınca, sözler tutulmayınca… Oralara da geleceğiz çok yakında. Meşe artık gizli şahit olabilecek özelliği kaybetmiş. ‘Konuşurum’ demiş, ‘Doğrusunu anlatırım. Beni kandırdınız’ demiş. Beyefendiler iddianameyi yaparken Meşe’nin ifadelerini çıkarmışlar, iddianamede şimdi Ekrem Başkan’a ve arkadaşlara sorulan Meşe ifadelerinin hiçbiri yok, Meşe yok. Yerine İlke’yi koymuşlar. 31 Mart’ta İlke yoktu.Şimdi diyor ki ‘18 Kasım 2024’te İlke ifade verdi. Meşe’nin çektiği ifadeleri İlke’ye şarj etmişler. O yalanları ‘İlke’ diye yazmışlar, nasıl bir suçüstü yakalanmışlar. İşte ispatı; satır satır, sayfa sayfa. Düşünün ki Ekrem Başkan’a şu şekilde soruyorlar, gizli şahit Meşe 17 Mart’taki ifadesinde şu şekilde söylemiş: ‘Reklam İstanbul adlı şirketin asıl yatırımcısının Murat Ongun ve Serdal Taşkın olduğuna dair elimde ses kaydı var’ demiş. Kim? Meşe. Bunu bizim arkadaşlara; Serdal’a, Murat Ongun’a, Ekrem Başkan’a sormuşlar. İddianamede Meşe diye biri yok, bu iddianameyi İlke diye bir gizli tanığın verdiğini söylüyorlar. Satırı satırına aynı. Meşe ne dediyse, iddianamenin 203’üncü sayfasında ‘İlke bunu söyledi’ diye tekrarlıyorlar. ‘Bu ihale işlerinin hak edişini Barış Kırıç yönetir, Murat Ongun yanındadır.’ Meşe gitmiş, yerine İlke gelmiş. Yine aynı sayfada, aynı ‘kopyala - yapıştır’la ‘Emrah Bağdatlı üstünden para dağıtımı yaparlar, ben bunu biliyorum demiş’ Meşe. Meşe ile anlaşamamış, gitmişler şimdi oraya İlke yazmışlar. Şimdi en çarpıcılarından biri; Gazetecilere atılan iftiralar Meşe’nindi ya. Gazetecilere ‘Size para veriliyor, ona göre yazıyorsunuz’ diye Meşe söylemişti. Meşe şimdi bunu öyle söylemeyeceğini söyleyecek diye, apar topar atılınca yerine İlke yazmışlar. Şimdi soruyorum yurttaşlarımıza, 19 Mart günü ifadeler varken o gün söylenen cümle, o gün olmayan İlke’ye bugün yazılıp Meşe çıkarılıyorsa ifade Meşe’nin midir, İlke’nin midir, yoksa bu bir iftiradır. Gizli şahit vazgeçince gizli şahit değiştirilmiştir. Noktasına, virgülüne kadar aynı ifade. Arada sekiz ay fark var. O gün İlke diye biri yok. Bugün İlke diye biri var.
Özgür Özel, Hakimler ve Savcılar Kurulu’na (HSK) başvuru hazırlığında olduklarını açıkladı:
"Şimdi Hakimler, Savcılar Kurulu’na başvuruyu dostlar hazırlıyor. Bunu mahkemede savunuruz. Hakimin gözünün önüne koyarız. Çünkü bizim elimize 19-20-21 Mart’ta, ‘Bunları Meşe söyledi’ var. Şimdi Meşe yok. Yerine İlke var. Demek ki sözün gerçekliği değil iftiraya aranan biri sahip, o gün o bulunmuş, bugün arıza çıkarmış. Yerine yepyeni bir isim konmuş. Ne yapacaklarmış bir de bunu buzlayacaklarmış, ‘İnan ki bu gizli şahit doğru söylüyor’ diyeceklermiş. HSK’dan bu işe el koymasını isteyeceğiz."Bu ülkede bu kumpas çökmeden ne İstanbul'a adalet gelir, ne bu davaya adalet gelir, ne de bundan sonra bir tek kişiyi ikna edebilirsiniz."
"A HABER'DEN HAYSIYETLI BIR YÖNETICI BEKLIYORUM, ERDOĞAN'DAN ÖZÜR BEKLIYORUM"
Özel, isim vererek medya kuruluşlarına ve Cumhurbaşkanı’na da çağrıda bulunmuş oldu:
"Buradan açıkça söylüyorum. Atılan iftiralar var, arkası boş. Kanıtı yok, fakat buradan bir tane gerçekten mesuliyet alacak, namuslu, ‘Ben de kandırıldım, özür diliyorum’ diyecek TRT’den bir yetkili umuyorum. Anadolu Ajansı’ndan bir yetkili umuyorum.A Haber’den bir haysiyetli yönetici umuyorum. TGRT’den özür dileyecek namuslu, erdemli birini umuyorum.Merkez medyadan haberin doğruluğunu soruşturmadan yayın yapan yayın yönetmenlerinden özür umuyorum.Bunların hepsini birden organize eden Recep Tayyip Erdoğan’dan açıkça özür umuyorum, özür umuyorum. Bu söylediğim isimlerin hepsine söylüyorum"
Özel, geçmişte atılan siyasi iftiralara da değinerek uyarıda bulunmuş oldu:
"Bu ülkede bu kumpas çökmeden ne İstanbul’a adalet gelir, ne bu davaya adalet gelir ne de bundan sonra bir tek kişiyi ikna edebilirsiniz. Gizli tanıklarınızla yalanlarınızla Ekrem İmamoğlu’na attığınız o çamurları, o pislikleri elinize, yüzünüze bulaştırdınız. Millete sizi şikayet edeceğiz. Perişan edeceğiz bu kumpas yüzünden.Tarihe namuslu, Kuddusi Okkır’a, ‘Ergenekon’un kasası’ deyip de cenazesini Silivri Belediyesi kaldırıp o FETÖ’cü çete ve ona ne istediyse veren Tayyip Erdoğan nasıl geçtiyse, Ali Tatar’a dünya iftira atıp kendisinin hayatına son veren Ali Tatar’ın yargılama sonunda masumiyeti nasıl ortaya çıkıp o iftiracı çeteler tarihe böyle geçtilerse, bu ülkenin namuslu Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ’a nasıl iki kere ağırlaştırılmış müebbet veren iftirayla ‘Terör örgütü lideri’ denip sonra ‘Rabbim ve milletim beni affetsin, ben de kandırıldım’la Tayyip Erdoğan kenara geçmiş, o iftiracılar yurtdışına kaçmışsa arkadaşlarımıza bu iftiraları atanların da tarihe bu kara lekelerle geçtiği ve bu iftirayı atanın da bu sefer siyaseten bunun hesabını verdiği, milletin hesabını soracağı günler yakındır."
"BAHÇELI'NIN TRT SÖZÜNÜ UNUTMASINLAR"
Konuşmasının sonunda MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin TRT çağrısını hatırlatan Özgür Özel, şöyle meydan okudu:
"Bu güzel günde, dünya kadar yandaş kanal, kalem, ittir kaktır o pespaye boş değil bomboş iddianameyi savunamazken, ‘Hadi bakalım iddianame çıkınca ne yapacaksınız, savunun görelim’ diyenlere diyorum ki: İşte buradayım. En güvendiklerini çıkarsınlar, iddianame için istedikleri kanalda tartışmaya hazırız. Ama Sayın Bahçeli’nin sözünü de unutmasınlar. TRT başta isteyen her kanalın duruşmaları canlı yayınlayacağı bir yargılama istiyoruz. ‘Hodri meydan’ diyoruz. Atın iftirayı, alın cevabı. Cesaretiniz var ise canlı yayın istiyoruz. Emeği geçenlere teşekkür ederim: Bugün de bu güzel hizmeti yapan, bu güzel hizmetleri planlayan ve bugün burada olması gerekeni içeriye atanlara karşı onların yalanları deşifre etmek, Ekrem Başkan’ı savunmak ve tam da buranın işiydi. Bunu burada yaptık, bundan sonra her fırsatta yapacağız. Şuna herkes inansın ki; karanlık değil, aydınlık kazanır. Yalan değil, gerçek kazanır. Korkaklar değil, cesurlar kazanır. Eninde sonunda biz kazanacağız"
"Özgür Özel’den Erdoğan ve İktidar Medyasına Sert İddianame Çağrısı!" haberi, 13 Kasım 2025 tarihinde yazılmıştır. 13 Kasım 2025 tarihinde de güncellenmiştir.

YORUM YAZ
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.