Orta Doğu’da kritik hamle: Suriye-İsrail görüşmeleri, ABD-Türkiye trafiği!

Orta Doğu diplomasisi hız kazandı. Suriye-İsrail temasları ve ABD-Türkiye görüşmeleri yeni ittifak sinyalleri verirken, Ankara’nın iç dengeleri nasıl koruyacağı merak konusu. İşte haberin tüm detayları…
ABD Senatosu Dış İlişkiler Komitesi Başkanı, Washington’da ABD’nin Türkiye Büyükelçisi Tom Barrack ve Suriye Dışişleri Bakanı Esad el-Şabani ile verimli bir toplantı gerçekleştirdiğini duyurdu. Görüşmede Suriye’nin uluslararası ekonomiye tam erişimi için atılması gereken adımlar ele alınırken, istikrarlı bir demokrasi kurulması yönündeki fırsatlara dikkat çekildi.
Bu gelişmeden iki gün önce ise, Suriye Dışişleri Bakanı el-Şabani, ülkesinin yeni liderliğini temsilen İsrail ile ilk doğrudan görüşmeleri gerçekleştirmişti. Londra’da ABD’nin Suriye Özel Temsilcisi ve Türkiye Büyükelçisi Tom Barrack’ın yönettiği toplantıda, İsrail Stratejik İşler Bakanı Ron Dermer ile gerginliğin azaltılması, bölgesel güvenlik ve Suriye’nin uluslararası ekonomiye yeniden entegrasyonu masaya yatırıldı. Bu temaslar, bölgede potansiyel bir ittifakın şekillenmekte olduğunun işareti olarak yorumlandı.
Ancak bu süreç Ankara açısından karmaşık bir tabloyu beraberinde getiriyor. Türkiye’de iktidardaki AK Parti, İsrail’in Gazze’deki saldırılarını sık sık gündeme taşıyarak Filistin’in yanında konumlanıyor. Dolayısıyla Suriye-İsrail normalleşmesini kamuoyuna olumlu bir gelişme olarak sunmak ideolojik duruşla çelişebilir. Yine de Ankara, pratikte bölgesel istikrarı ve nüfuzunu artırmayı öncelikli hedef olarak görebilir. Bu çerçevede Türkiye, İsrail’in Suriye’deki etkisini kabullenerek, karşılığında Suriye’nin kuzeyindeki etkinliğini korumayı tercih edebilir.
Zira bilindiği üzere, İsrail ve Türkiye daha önce Suriye’de görev yapan iki ülke ordusu arasında istenmeyen olayları önlemeye yönelik bir prensip anlaşmasına varmıştı. Bu görüşmelere, Azerbaycan’ın aracılık ettiği öne sürülmüştü. O dönemde İsrail, Türkiye’nin Suriye’nin güneyinde hava gücü konuşlandırmasından duyduğu endişeyi dile getirmiş, Palmyra bölgesine saldırı düzenlemişti.
Öte yandan, ABD Dışişleri’nde Türkiye ile ilgili bazı personel değişiklikleri gündeme geldi. İstanbul’daki Suriye Bölgesel Platformu’nda görev yapan üst düzey diplomatların görev sürelerinin sona erdirilmesi, Washington’daki iç anlaşmazlıkların bir yansıması olarak yorumlandı. Görevden ayrılan isimlerin, Suriye Demokratik Güçleri’nin (SDG) Şam yönetimiyle entegrasyonu konusunda ABD yönetimiyle fikir ayrılığı yaşadığı belirtiliyor. Dışişleri kaynakları ise bu görev değişikliklerinin, ekipte yeniden yapılanma kapsamında gerçekleştiğini ve Büyükelçi Barrack ya da Beyaz Saray ile doğrudan bir anlaşmazlığa dayanmadığını vurguladı.
Barrack öncülüğünde sürdürülen temaslar, ABD’nin Suriyeli yerel güçleri devlet otoritesine entegre etme ve bölgesel müttefiklerle koordinasyon sağlama hedefinin devam ettiğini gösteriyor. Bu müttefikler arasında hem İsrail hem Türkiye bulunuyor.
Bölgesel denklem ise giderek karmaşıklaşıyor. İsrail, Golan Tepeleri’nde tampon bölgeyi genişletme çabası kapsamında, militanlara silah aktarımını engellemek için Suriye askeri altyapısına hava saldırıları düzenledi. Öte yandan Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri ve Katar, Suriye’nin Esad sonrası geçişini nadir bir normalleşme fırsatı olarak değerlendiriyor ve kapsamlı barış anlaşmalarını teşvik ediyor. İsrail’in Katar’daki Hamas liderlerini hedef aldığı saldırılar da bu sürecin gerilimini artırıyor.
Ankara ise bu gelişmeleri desteklerken iç politik dengeleri gözetmek zorunda. Türkiye, bölgesel istikrar, azınlıkların korunması ve ekonomik kalkınma gibi başlıkları öne çıkarıyor ancak İsrail’e doğrudan destek mesajı vermekten kaçınıyor. Bu nedenle AK Parti, gerçek politikadaki stratejik çıkarları kamuoyu algısıyla uyumlu hale getirme konusunda kritik bir sınav veriyor.
Paralel bir gelişmede, İstanbul Fener Rum Ortodoks Patrikhanesi lideri Patrik I. Bartholomew, Washington’da ABD Başkanı Donald Trump ile görüştü. Patrik, uzun süredir kapalı olan Heybeliada Ruhban Okulu’nun 2026’da yeniden öğrenci kabul etmeye başlamasının beklendiğini belirterek, bu konuda Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın da olumlu sinyal verdiğini ifade etti. Bartholomew, ayrıca Türk Büyükelçiliği’nde de ağırlanarak Ankara’nın bu konudaki tutumunu doğrudan ortaya koydu. Bu adım, Türkiye’nin dini özgürlüklere saygı mesajı verirken, aynı zamanda Washington ile yürütülen diplomatik süreçte elini güçlendiren bir araç haline geldi.
Sonuç olarak, ABD, Türkiye, Suriye ve İsrail arasında çok katmanlı bir diplomasi trafiği şekilleniyor. Türkiye, bölgesel istikrarı destekleme niyetiyle hareket ederken, nerede taviz verip nerede güvence alacağı yakın dönemde netleşecek. Şimdilik Ankara, ABD aracılığındaki girişimlerin ilerlemesinden memnun görünse de iç politikada tabanını kaybetmemek için dikkatli bir denge gözetiyor. Dini ve simgesel diplomasi adımları da bu stratejik dengeyi tamamlayan unsurlar olarak öne çıkıyor. Türkiye, ideolojik tutarlılıktan çok stratejik çıkarları merkeze alan bir yaklaşım izleyerek bölgedeki etkisini artırmayı hedefliyor.
"Orta Doğu’da kritik hamle: Suriye-İsrail görüşmeleri, ABD-Türkiye trafiği!" haberi, 19 Eylül 2025 tarihinde yazılmıştır. 19 Eylül 2025 tarihinde de güncellenmiştir.

YORUM YAZ
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.