İnsanlar neden kötü karar verir?

İnsanlar neden kötü karar verir?

ABD'de Donald Trump'ın başkanlığının keisnleşmesinden saatler önce BirGün gazetesinde Gürkan Akçay imzası ile yayınlanan analizde, seçmenlerin 'kötü tercihleri' hakkında çarpıcı tespitler yer alıyor.Kamuoyu ve uzmanlar arasında...

ABD'de Donald Trump'ın başkanlığının keisnleşmesinden saatler önce BirGün gazetesinde Gürkan Akçay imzası ile yayınlanan analizde, seçmenlerin 'kötü tercihleri' hakkında çarpıcı tespitler yer alıyor.

Kamuoyu ve uzmanlar arasında fikir ayrılıklarının yaşanması genellikle politik nedenlere dayanır. Örneğin, siyasi bir partinin destekçileri, uzmanların bütün uyarılarına rağmen söz konusu partinin politik kararlarını benimsemeye devam edebilir. Bu durum seçim dönemindeki ABD’de Donald Trump veya Hillary Clinton’ın seçim politikalarının anti-bilimselliğine rağmen büyük bir destek görmesinden tutun da, ülkemizde akademisyenlerin, gazetecilerin, demokrat siyasetçilerin tutuklanmasının savunulmasına kadar çeşitli şekillerde örneklendirilebilir.

Halkın çoğunluğu neden aldırış etmiyor?

Peki konuyla ilgili uzmanların ya da bilim insanlarının uyarılarına rağmen halkın büyük çoğunluğunun bu uyarılara aldırmamasının, aksini seçmesinin nedeni ne olabilir?

Muhtemel bir cevap; halkın büyük kesimi yeterli bir IQ seviyesine, yeterli bir eğitim seviyesine ya da tartışmalara konu olan argümanları doğru şekilde tartabilen bir bilişsel kapasiteye sahip değildir.

Bu açıklama, uyarılara kulak asılmamasına dair mantıklı bir açıklama gibi görünebilir, fakat öyle değil. Halkın büyük bir bölümü, basit argümanları tartabilecek temel zekâya sahiptir. Eğitim seviyesi belki hiçbir zaman çok yüksek olmamıştır ama neredeyse her bilgi internet aracılığıyla erişime açık haldedir.

Akademisyenlere güven yüzde 70

İkinci bir cevap ise; halkın uzmanlara olan güveninin azalıyor olması olabilir. Fakat elde edilen deliller, durumun böyle olmadığını gösteriyor. Yapılan araştırmalar, halkın endüstri uzmanlarına ve akademisyenlere yüzde 70 oranında güven duyarken, CEO’lara yüzde 43, hükümet yöneticilerine ise yüzde 38 oranında güven duyuyor.

Önemli konularda, insanların uzman görüşlerini görmezden gelmelerinin gerçek nedenini bulmak için, öncelikle bilgiyi nasıl işlediğimize bakmamız gerekiyor. Mats Alvesson’un “Aptallık Paradoksu'' isimli kitabında toplumdaki zeki insan oranının artmasına rağmen neden aptalca kararlar verildiğine dair araştırmalara yer veriliyor.

Bu durumun bir nedeni, yerleşik olan bilişsel ön yargılardır. İnsanlar, karmaşık konularda genellikle geçmiş inançları temelinde hızlı kararlar verir. Milisaniyelerde alınan bu kararların ardından, kendilerini doğrulama süreci başlatılır ve alınan kararları haklı gösteren bilgi arayışına girilir.

Artık odaklanılan her şey, salisede verilen kararı onaylayacak bilgi arayışıdır. Sorgulayan bilgiler, dikkatli bir biçimde yok sayılır. Çünkü bu bilgiler, rahatsızlık ve tekrar düşünme gerekliliği hissine neden olur.

İnsanlar, bilişsel uyumsuzluktan kaçınma eğilimindedir. Eğer ki bilgiler, düşünceleriyle uyum göstermiyorsa, düşüncelerini değil bilgileri manipüle etme yoluna gider.

Bir başka neden ise; uzmanların önerilerini önemsemenin sosyal huzursuzluğu oluşturabileceği ve akranlarla tartışmalara neden olabileceğidir. Bu tarz bir rahatsızlıktan kaçınmak için de, insanlar akranlarının yargılarına güvenmeyi seçiyor.

Kararlar daha katı hale gelebiliyor

Önemli konularda, ekonomistler kamuoyunda genellikle küçük bir etkiye sahiptir. Araştırmalar, ekonomistlerin halkın düşüncesini yalnızca teknik konularda etkileyebildiğini gösteriyor. Düşünce, son derece sembolik bir konu hakkında ise insanlar genellikle ekonomik delilleri görmezden geliyor.

Kendi düşüncelerinin aksi yöndeki ekonomist düşüncelerine maruz kalan toplumun bireyleri, düşüncelerinde daha katı bir tutum sergilemeye başlıyor. Ve bu insanlar artık uzmanın görüşlerine karşı olan bilgi arayışına giriyor ve uzmanın görüşlerini destekleyen bilgiyi görmezden geliyor.

İyi ihtimalle şunu söyleyebiliriz; insanlar, uzmanların görüşleri kendilerininkiyle çeliştiğini gördüklerinde uzmanların görüşlerini basitçe görmezden gelmeyi seçebiliyor. Kötü ihtimalde ise; uzmanların, halkın görüşüyle ters düşen görüşleri bir tepkiyi de ortaya çıkarabilir. Ülkemizde de bu durumun birçok örneğiyle pek çok defa karşılaştık.

İnsanlar, bir konuya dair uzman görüşleriyle ayrılığa düştüğünde, kendi görüşlerini daha da sertleştirme eğilimi gösteriyor.

Uzmanların uyarıları toplumun düşüncesinde ters bir etki yaratıyorsa bu duruma şaşırmayın. Büyük çoğunluğun eğitimsiz olup olmaması tartışma konusu olsa da, insanlar zorlayıcı deliller karşısında kesinlikle inatçı olabiliyorlar.

"İnsanlar neden kötü karar verir?" haberi, 09 Kasım 2016 tarihinde yazılmıştır. 09 Kasım 2016 tarihinde de güncellenmiştir.

Hubbard Editör

YORUM YAZ

Guvenlik kodu
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.