Özdağ’dan İktidara ‘Fon Krizi’ Tepkisi! “Türk Ekonomisinin Nasıl Yönetildiğinin En Somut Örneği”

Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, Denizli’de gerçekleştirdiği ziyaretlerde ekonomi, anayasa değişikliği, tarım ve uyuşturucuyla mücadele konularında iktidara yönelik eleştirilerde bulundu. Fon krizi iddiaları üzerinden ekonomik yönetimi hedef alan Özdağ, 164 milyon liralık yatırımla birkaç ay içinde 2,2 milyar lira elde edildiği iddiasını gündeme taşıdı, işte detaylar...
Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, Denizli Burdurlular Derneği’ni ziyaret ederek Dernek Başkanı Şükrü Sezen ile bir araya geldi. Partiden yapılan açıklamaya göre Özdağ, ziyaret sırasında anayasa değişikliği tartışmaları, ekonomik gelişmeler, tarım politikaları ve uyuşturucuyla mücadeleye ilişkin değerlendirmelerini paylaştı.
Anayasa’nın 42 ve 66’ncı maddelerinin değiştirilmek istendiğini savunan Özdağ, Türkiye’nin zor bir dönemden geçtiğini öne sürerek bu girişimlere karşı mücadele edeceklerini söyledi.
“ANAYASA’NIN 42 VE 66’NCI MADDELERİNİ DEĞİŞTİRMEK İSTİYORLAR”
Anayasa değişikliği tartışmalarına değinen Özdağ, şu ifadeleri kullandı:
“Çok kötü günlerden geçiyoruz, görüyorsunuz. Anayasa değişikliği gündeme gelecek. PKK'ya af çıktı. Abdullah Öcalan artık mahkum statüsünde değil. Bir komisyon üyesi olarak güya çalışmalara katılacakmış. Ve Anayasa’nın değiştirilmesi gerektiğini söylüyorlar. 42. maddenin, yani Türkçe dışında dillerin eğitim dili olması; 66. maddenin, yani vatandaşlık bağıyla bağlı olanların Türk olduğunu ifade eden maddenin değiştirilmesi. Bunları da açık açık söylüyorlar. Bu devletin adeta ağır çekim yıkılması gibi bir şey. Biz de buna itiraz ediyoruz. Bunun için beni Silivri'de beş ay, itirazımızdan dolayı, ‘Mehmetçik katillerine af yok’ dediğimiz için hapiste tuttular. Çıktık ama anlatmaya devam ettik. Bundan sonra da mücadele etmeye devam edeceğiz. Ve arkadaşlar, siz devlete sahip çıkacaksınız. Sizin desteğinizi istemeye geldik.”
“ESNAF BİTİK VAZİYETTE”
Denizli’de Babadağlılar İş Hanı’nı da ziyaret ettiğini aktaran Özdağ, tekstil sektöründe faaliyet gösteren esnafın yaşadığı ekonomik sıkıntılara dikkat çekti. İşletme sahiplerinin geçmiş yıllarla karşılaştırıldığında mevcut dönemi oldukça zor bulduğunu belirten Özdağ, ekonomik koşulların ağırlaştığını savundu.
Özdağ, ziyaret sırasında edindiği izlenimleri şu sözlerle anlattı:
“Dediğim gibi, zor bir süreçten geçiyor Türkiye. Bir taraftan büyük bir ekonomik buhran var. Şimdi Denizli'de tekstilin merkezi olan iş hanına gittik. Babadağlılar İş Hanı. ‘60 seneden beri bu sektörde çalışıyorum. Bu kadar kötü sene görmedim’ diyeni de gördük. ‘30 seneden beri çalışıyorum, bu kadar kötü sene görmedim’ diyeni de gördük. Yani esnaf bitik vaziyette. Ekonomik şartlar sıfır. Peki, şey, tünelin ucunda bir ışık görüyor musunuz? Gören kimse yok arkadaşlar. Bugün yine bu fon yolsuzluğuyla ilgili başka bilgiler ortaya çıktı. Sizler de yarın, öbür gün gazetelerde, televizyonlarda okursunuz. Okursunuz diyorum, belki okursunuz çünkü yazanları da içeri atıyorlar.”
“BU 164 MİLYONU NEREDEN BULUYORSUN SEN?”
İktidarın politikalarına yönelik eleştirilerini sürdüren Özdağ, fon krizine ilişkin iddiaları da gündeme getirdi. Türkiye’nin zengin kaynaklara sahip olmasına rağmen halkın önemli bir bölümünün ekonomik sıkıntılar yaşadığını savunan Özdağ, gelir dağılımındaki eşitsizliğe dikkat çekti.
PKK ile yürütüldüğünü öne sürdüğü pazarlıkları da eleştiren Özdağ, şu ifadeleri kullandı:
“Öbür taraftan PKK ile yapılan pazarlıkları görüyorsunuz. PKK ile pazarlık yapmak için ‘Terör bitsin, askerler şehit olmasın’ dediler ama Suudi Arabistan'a, Suudilerin toprak bütünlüğünü korumaya Türk askerini yollayacak. Olacak şey mi? Ama görüyorsunuz durumu. Bunlara karşı biz bir mücadeleyi temsil ediyoruz. Türkiye zengin bir ülke arkadaşlar. Çok zengin ama Türk halkı fakir. Yüzde onluk bir kesim inanılmaz bir zenginlik içerisinde. Bakın, 164 milyon lira yatırmış, birkaç ay sonra 2,2 milyar almış. Sormak lazım arkadaş, bu 164 milyonu nereden buluyorsun sen? Ne iş yapıyorsun? Hangi fabrikayı çalıştırıyorsun ki bu parayı buldun? Değil mi? Şimdi o 2,2 milyarı kaç asgari ücretli, kaç emekli, kaç dul, kaç yetim bir araya geldiğinde, maaşlarını hiç harcamasalar, biriktirebilirler? İşte durum bu. Aslında hiç istatistik anlatmaya gerek yok. Bu yolsuzluk, Türk ekonomisinin nasıl yönetildiğinin en somut örneği.”
“ANADOLU BOŞALACAK, BUNA MÜSAADE EDEMEYİZ”
Denizli’de tekstil sektöründe yaşanan istihdam kaybı ve tarımsal üretimdeki sorunlara da değinen Özdağ, planlı ekonomi modelinin önemini vurguladı. Tekstil sektöründe geçen yıl 340 bin işçinin işsiz kaldığını öne süren Özdağ, faaliyetlerini durdurduğu ve satışa çıkarıldığı belirtilen büyük tekstil şirketlerine dikkat çekti.
Türkiye’nin tarımsal ürünlerini yeterince katma değerli şekilde pazarlayamadığını savunan Özdağ, zeytinyağı ve üzüm üretiminden örnekler vererek üretim ve kalkınma politikalarının yeniden ele alınması gerektiğini söyledi.
Özdağ, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
“Denizli bunun en somut örneklerinden bir tanesi arkadaşlar. Tekstilin merkezi, geçen sene 340 bin tekstil işçisi işsiz kalmış. Doğru mu? 45 tane, şu anda faaliyetini durdurmuş, satılık büyük tekstil şirketinden bahsediliyor burada. Peki, dünyanın en güzel zeytinyağını üretiyorsunuz. İtalyanlar alıyor, satıyor. Dünyanın en güzel iki üzümünden mükemmel şarap üretiyorsunuz. Bir dolara, iki dolara satıyorsunuz. Onları 20 dolara İtalyanlar üzerine damga vurup satıyorlar. Böyle ekonomik kalkınma olur mu? Olmuyor nitekim. Bundan dolayı Devlet Planlama Teşkilatını kurmazsak, planlı ekonomiye geçmezsek, tarımda köyleri canlandırmazsak, köy okullarını açıp gençlerin köylerde kalmasını sağlamazsak, bak, ondan sonra diyorsunuz ki ‘Afgan'ın elinin değmediği et yok.’ Ne oldu? Türk çobanlar astronot mu oldu arkadaşlar? Nereye gitti ya? Ama Büyükşehir Belediye Yasası'yla köyleri kaldırdılar. Mahalle haline getirdiler. Köylerden okulları çıkardılar. Ve şimdi köydeki yaş ortalaması 55'in üzerinde. Yarın onlar da öldü mü köyler bomboş kalacak arkadaşlar. Anadolu boşalacak yani. Buna müsaade edemeyiz.”
“UYUŞTURUCU VE SANAL KUMAR ÇETELERİNE TERÖR ÖRGÜTÜ MUAMELESİ YAPMAMIZ ŞART”
Türkiye’de uyuşturucu ve kumar bağımlılığıyla mücadele edilmesi gerektiğini savunan Özdağ, ülkede 4 milyon uyuşturucu bağımlısı ve 2 milyon kumar bağımlısı bulunduğunu öne sürdü. Mevzuatın değiştirilmesini isteyen Özdağ, tedavinin zorunlu hale getirilmesi ve uyuşturucu ile sanal kumar çetelerine yönelik daha sert hukuki önlemler alınması gerektiğini belirtti.
Özdağ, konuyla ilgili açıklamasında şunları söyledi:
“Ve bu arada bakın, bu ülkede 4 milyon uyuşturucu bağımlısı var. 2 milyon kumar bağımlısı var. Hepinizin tanıdığı vardır uyuşturucu kullanan. Denizli'de nerede satıldığını duymuşsunuzdur. Hiç mücadele var mı gerçek anlamda? Hayır. Çünkü hukuki mevzuat da buna uygun değil. Bu hukuki mevzuatı da değiştirmemiz şart. Tedaviyi zorunlu hale getirmemiz şart. Uyuşturucu ve sanal kumar çetelerine terör örgütü muamelesi yapmamız hukuken şart.”
“BAHSETTİĞİM HER KONUYU AYRI AYRI RAPORLAR HALİNE GETİRDİK”
Zafer Partisi’nin ekonomi, eğitim, terörle mücadele ve bağımlılıkla mücadele alanlarında hazırladığı projeleri sahada anlatmaya devam ettiğini belirten Özdağ, partisinin kadrosu ve politikalarıyla ilgili değerlendirmelerde bulundu.
Seçim sürecinin başladığını ifade eden Özdağ, Denizli’de iş dünyasının temsilcileriyle de bir araya geleceklerini belirterek açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
“İşte biz Zafer Partisi olarak bütün bunları projelendirdik. Artık Türkiye'de kafalarda seçim başladı arkadaşlar, biliyorsunuz. Çıktık sahaya anlatıyoruz. En güçlü kadroya sahip partiyiz ve en iyi projelere sahip partiyiz. Bizdeki kadro kimsede yok. Devlet aklını temsil eden kadro burada. Bahsettiğim her konuyu ayrı ayrı, eğitimden uyuşturucu ve sanal kumarla mücadeleye, terörle mücadeleden sürdürülebilir planlı kalkınmaya kadar hepsini raporlar haline getirdik. Ve buradan da Denizli Sanayiciler ve İş İnsanları Derneği’ni ziyaret edeceğiz. Orada ekonomik projelerimizle ilgili iş dünyasının temsilcileriyle konuşacağız. Yarın da öbür gün de buradayız. İnşallah yarın fırsatımız olursa bu meseleleri daha kapsamlı değerlendireceğimiz konferansta da sizleri görmek isterim. Ve hem burada hem Burdur'da hem Türkiye'nin her tarafında sizden destek bekliyorum arkadaşlar.”
"Özdağ’dan İktidara ‘Fon Krizi’ Tepkisi! “Türk Ekonomisinin Nasıl Yönetildiğinin En Somut Örneği”" haberi, 24 Ekim 2026 tarihinde yazılmıştır. 24 Ekim 2026 tarihinde de güncellenmiştir.

YORUM YAZ
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.