Gazeteci Barış Pehlivan’dan adliyedeki odasında cephanelik sergileyen hakimle ilgili 7 soru

Gazeteci Barış Pehlivan’dan adliyedeki odasında cephanelik sergileyen hakimle ilgili 7 soru

Cumhuriyet yazarı Barış Pehlivan, İzmir Adli Yargı İlk Derece Mahkemesi Adalet Komisyonu Başkanı Hâkim Oktay Tabur'un İzmir Adliyesi’nde bulunan dinlenme odasında cephaneliğini sergilemesine ilişkin 7 soru gündeme getirdi.

Pehlivan'ın BirGün yazarı Timur Soykan’ın gündeme getirdiği olayla ilgili soruları şu şekilde:

1- Adalet Bakanı Tunç’un açıklamasına bakılırsa kendisi bu cephanelikten yeni haberdar olmuş. Peki gerçek öyle mi? Mesela Bakan Tunç bundan ortalama üç ay önce İzmir’e resmi ziyarette bulunmuş oldu mu? O ziyarette İzmir Adli Yargı Adalet Komisyonu Tabur ile de görüştü mü? O görüşmede duvarda asılı silahları gördü mü? Eğer bu soruların yanıtı "evet" ise neden bugüne kadar susuldu da o kişi hakkında yeni soruşturma açıldı?

2- Cephaneliğin sahibi olan hâkim Oktay Tabur’un Porsche marka lüks aracı da gündeme geldi. Tabur bu lüksün kaynağını soran Timur Soykan’a şu şekilde yanıt verdi: "Ben borsada işlem yapıyorum. Eyvallah paranın kaynağında hiç kuşku yok." Şu doğru görünüyor: Hâkim Tabur gerçekten servetini borsaya borçlu. Lakin, başka sorular da yanıt bekliyor. Misal, Tabur borsaya girecek ilk parayı nereden buldu? İzmirli bir iş adamından borç almış olabilir mi? O borç parayla girdiği borsada manipülasyon yapılmasında rol aldı mı? Sonunda 60 milyon lira kazanmış olabilir mi? Keşke bu soruların yanıtı "hayır" olsa!

3- Adalet Bakanı Tunç, konuya dair HSK’nin soruşturma başlattığını açıkladı. İyi, güzel de bu soruşturmayı yapacak olan kişiler de bizzat soruşturma konusu olan fotoğrafta değil mi? Haliyle kim, nasıl, hangi güvenceyle suç şüphesini sorgulayacak? "Silahlar ruhsatlı, bunda bir mesele yok" diyerek emrindeki başmüfettiş ve müfettişi izleyeceği yolu göstermeye kalkanlar olduğu doğru mu?

4- O fotoğrafta olanlardan biri de HSK Teftiş Kurulu başkanı. Mesela onun hakkındaki iddiaları da adalet bakanı hiç mi duymadı? Sorumlulukları arasında "yargı mensuplarının hal ve eylemlerinin sıfat ve görevleri icaplarına uyup uymadığını araştırmak ve gerektiğinde haklarında inceleme yapmak" olan o ismin tecim ilişkilerini, misal eşiyle birlikte işlettiği bir kafede kurduğu bağlantıları hiç mi bilmez?

5- Aynı kişi hiçbir yetkisi ve görevi olmadığı, dahası HSK Genel Sekreterliği’nin görev alanına giren işlerden olduğu halde, yetkisini aşarak Teftiş Kurulu Başkanlığı sıfatını kullanarak kimlerle protokol imzaladı? Misal, araç lastiği ve aküsünün bakımı ile süs bitkisi ürünlerinin kendilerine, hatta yakınlarına indirimli satılması için şirketlerle anlaşmalar yapıldı mı?

6- Sahi, komşusuyla yaşadığı bir sorunundan dolayı hiçbir yargı mensubuna telkinde bulunmuş, sonuç alamayınca da müfettiş görevlendirmiş olabilir mi?

7- Bakırköy Adliyesi’nde yürütülen "makaron kaçakçılığı" dosyasını hatırlayanınız vardır. Bir işadamı, "Dosyaya bakan savcı dostum" diyerek kurtaracağı vaadiyle sanıklardan para alırken suçüstü yakalanmıştı. Acaba bir HSK üyesinin de adının karışmasını engellemek için o soruşturmayı yürüten müfettişe hiç baskı yapıldı mı? Doğruysa bu iddia, o baskıyı yapan kişi de cephanelik fotoğrafında mıydı?

 

"Gazeteci Barış Pehlivan’dan adliyedeki odasında cephanelik sergileyen hakimle ilgili 7 soru" haberi, 05 Haziran 2024 tarihinde yazılmıştır. 05 Haziran 2024 tarihinde de güncellenmiştir.

Kaynak:Cumhuriyet Gazetesi

YORUM YAZ

Guvenlik kodu
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
(1) Yorum