Epstein dosyalarında zamanlama tartışması: “İran gerilimiyle aynı ana geldi”

Epstein dosyalarında zamanlama tartışması: “İran gerilimiyle aynı ana geldi”

ABD Adalet Bakanlığı’nın yeni Epstein belgelerini yayımlaması Washington’da zamanlama tartışmasını başlattı. Belgelerin, İran geriliminin tırmandığı bir dönemde açıklanmasının arkasında siyasi hesaplar olduğu iddia ediliyor.

ABD Adalet Bakanlığı’nın, milyarder Jeffrey Epstein soruşturmasına ilişkin milyonlarca yeni belgeyi kamuoyuna açıklaması Washington’da dikkat çekici bir tartışmayı beraberinde getirdi. Belgelerin, ABD ile İran arasında askeri gerilimin tırmandığı bir dönemde yayımlanması, “zamanlama bilinçli mi?” sorularını gündeme taşıdı.

Halk TV Washington Temsilcisi Serra Karaçam, konuya ilişkin değerlendirmelerini katıldığı canlı yayında paylaştı. Karaçam, kamuoyunda bu adımın arkasında İsrail olduğu yönünde iddiaların dile getirildiğini aktardı. İddiaya göre amaç, Donald Trump’ın gündemini zorlayarak İran’a yönelik askeri bir hamleyi tetiklemek.

“RASTLANTI DA OLABİLİR”

Karaçam, belgelerin yayımlanışının mutlaka politik bir hamle olarak görülmemesi gerektiğini de vurguladı. ABD Adalet Bakanlığı’nın açıklamasına göre, dosyaların kamuoyuna açılmadan önce mağdur isimlerinin gizlenmesi ve hassas içeriklerin ayıklanması gerektiği, bu nedenle sürecin uzadığı ifade edildi.

Ancak Karaçam’a göre asıl tartışma, bu belgelerin “İran’a saldırı olur mu?” sorusunun Washington’da en yoğun biçimde konuşulduğu bir hafta sonuna denk gelmesi. Karaçam, İsrail ve ABD arasında olası bir İran saldırısı konusunda çeşitli pazarlıkların yürütüldüğünü, geçmişte bu tür planların son anda ertelendiğini hatırlattı.

HEDEF NE: NÜKLEER PROGRAM MI, FÜZE GÜCÜ MÜ?

Karaçam, ABD merkezli düşünce kuruluşlarında son dönemde yayımlanan analizlerde İran’daki olası senaryoların çok boyutlu ele alındığını aktardı. Tartışmaların yalnızca nükleer faaliyetlerle sınırlı olmadığına dikkat çeken Karaçam, füze kapasitesinin azaltılması, vekil güçlere verilen desteğin kesilmesi ve rejim değişikliği ihtimallerinin de masada olduğunu söyledi.

Bu noktada İran’ın, “sadece nükleer konuyu konuşurum” tutumunun Trump’ın aradığı net siyasi zafer görüntüsünü zorlaştırdığına işaret edildi.

BELGELER NEDEN GEÇ AÇIKLANDI?

ABD Adalet Bakan Yardımcısı Todd Blanche’ın açıklamasına göre, 3 milyondan fazla yeni belge kimseyi korumak amacıyla saklanmadı. Karaçam’ın aktardığına göre Bakanlık, elektronik materyallerde yeni mağduriyetler yaratmamak için kapsamlı bir “temizlik” yapıldığını belirtti ve yeni belgelerde daha önce cezalandırılmamış isimlerin yer almadığını savundu.

TRUMP HAKKINDA DİKKAT ÇEKEN İDDİALAR

Buna rağmen basın mensuplarının belgeleri incelemeye başladığını belirten Karaçam, Trump’la ilgili FBI ihbar hattına ulaşmış bazı iddiaların dosyada yer aldığını söyledi. Bu iddialar arasında yarışma ortamlarında taciz, kızların “açık artırmaya çıkarıldığı” yönündeki şikâyetler ve benzeri suçlamalar bulunuyor. Ancak Karaçam, bu iddiaların delil yetersizliği nedeniyle soruşturmaya dönüşmediğini vurguladı.

Ayrıca Trump yönetiminde görev yapan bazı isimlerin geçmişte Epstein’le temaslarının ortaya çıktığına dair bilgilerin belgelerde yer aldığı da aktarıldı.

“TRUMP BU İDDİALARLA GÜNDEM DEĞİŞTİRMEZ”

Karaçam, Trump’ın bu iddiaları İran’a yönelik bir saldırıyla örtbas edecek kadar önemli görmeyeceği görüşünde. New York Times dahil birçok büyük gazetenin, kanıtlanmadığı gerekçesiyle bu iddiaları haberleştirmediğini hatırlatan Karaçam, Demokrat çevrelerin bu suçlamaları zaten uzun süredir gündeme getirdiğini ifade etti.

"Epstein dosyalarında zamanlama tartışması: “İran gerilimiyle aynı ana geldi”" haberi, 01 Şubat 2026 tarihinde yazılmıştır. 01 Şubat 2026 tarihinde de güncellenmiştir.

YORUM YAZ

Guvenlik kodu
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.