MİA Teknoloji’de Yeni Ölçek: Hedef Daha Büyük Sistem Sorumluluğu

MİA Teknoloji’de Yeni Ölçek: Hedef Daha Büyük Sistem Sorumluluğu

MİA Teknoloji ile Lider Sistem’in birleşmesi, iki şirketin finansal büyüklüklerini yan yana getiren klasik bir birleşmenin ötesinde, MİA Teknoloji’nin yaklaşık 20 yılda geliştirdiği sistem kurma kabiliyetini daha geniş saha ve entegrasyon kapasitesiyle ölçeklemeyi hedefliyor.

Yeni dönemde MİA’nın yazılım, yapay zekâ, veri, Ar-Ge ve sistem mimarisi birikimi; Lider Sistem’in uygulama, entegrasyon ve saha deneyimiyle aynı yapı altında buluşacak. Hedef yeni bir mühendislik modeli kurmak değil; mevcut kabiliyeti daha büyük, çok katmanlı ve yüksek entegrasyon gerektiren sistem sorumluluklarına ve uluslararası pazarlara taşımak.

Sermaye Piyasası Kurulu onayının ardından ilerleyen MİA Teknoloji-Lider Sistem birleşmesi, şirketin yaklaşık 20 yılda oluşturduğu teknoloji ve mühendislik birikimini yeni bir ölçeğe taşımaya hazırlanıyor.

Birleşmenin temelinde iki tamamlayıcı mühendislik kası bulunuyor. MİA Teknoloji’nin yazılım, yapay zekâ, veri, görüntü analitiği, biyometri ve sistem mimarisi tarafındaki kabiliyetleri; Lider Sistem’in güvenlik teknolojileri, saha mühendisliği, projelendirme, uygulama ve entegrasyon tecrübesiyle aynı yapı altında buluşuyor.

MİA Teknoloji Kurucu Ortağı ve Yönetim Kurulu Başkanı Ali Gökhan Beltekin, birleşmenin stratejik mantığını iki şirketin mevcut ölçeklerini toplamak olarak görmediklerini belirterek, hedefin iki mühendislik birikimini birbirinin kaldıraç kuvvetine dönüştürmek olduğunu ifade ediyor.

Dijital Akıl ile Saha Gücü Aynı Yapıda Ölçekleniyor

MİA Teknoloji’nin bugün de uyguladığı mühendislik modelinin temelinde, teknoloji geliştirme ile gerçek saha ihtiyacını aynı yaşam döngüsü içinde buluşturmak bulunuyor. Birleşmeyle bu modelin daha geniş saha kapasitesi ve entegrasyon kabiliyetiyle büyütülmesi hedefleniyor.

Sahada karşılaşılan bir problem Ar-Ge gündemine dönüşebiliyor; geliştirilen bir algoritma farklı bir ürün ailesini besleyebiliyor; bir sektörde oluşan mühendislik kabiliyeti başka bir alana uyarlanabiliyor. Yeni yapıda amaç bu döngüyü daha büyük ve çok paydaşlı projelerde daha geniş ölçekte çalıştırabilmek.

Yönetim Kurulu Üyesi Muhammed Burak Görmez bu modeli insan vücuduna benzetiyor. Kamera, sensör, biyometri, yapay zekâ ve alarm sistemlerinin birbirinden bağımsız çalışmasının “çok teknoloji” anlamına geldiğini ancak tek başına “sistem” oluşturmadığını vurgulayan Görmez, yeni yapıyı “MİA’nındijital aklı ile Lider’in saha gücünün buluşması” olarak tanımlıyor. 

Ürün Sayısı Değil, Problem Çözme Kapasitesi

MİA Teknoloji’nin yaklaşımında amaç mümkün olan en geniş ürün kataloğunu oluşturmak değil; farklı teknoloji ve mühendislik kabiliyetlerini ihtiyaca göre bir araya getirerek daha kapsamlı sistem sorumluluğu üstlenebilmek.

Savunma Teknolojileri, Stratejik Sistemler & Global Güvenlik, Sürdürülebilir Yaşam & Akıllı Şehirler, Yapay Zekâ & Geleceğin Teknolojileri ve Sağlık Teknolojileri şirketin ana stratejik eksenlerini oluşturuyor. Yapay zekâ, veri, biyometri, sensör, yazılım, siber güvenlik ve sistem entegrasyonu ise bu eksenler arasında hareket eden ortak teknoloji katmanları olarak çalışıyor.

Bu nedenle bir projede ortaya çıkan mühendislik kabiliyeti başka bir alanın çözümünü besleyebiliyor. Görüntü analitiği savunmada tehdit değerlendirmesine, kritik tesiste anomali analizine; biyometri farklı kimliklendirme ve yetkilendirme senaryolarına; sensör ve veri teknolojileri ise farklı operasyon ortamlarına uyarlanabiliyor. Ortak payda sektör değil, farklı teknolojileri sahada çalışan bütünleşik sistemlere dönüştürebilme kabiliyeti.

Teknoloji Fabrikasında Ham Madde: Veri ve Mühendislik Hafızası

Şirket yönetiminin kullandığı “teknoloji fabrikası” kavramı da bu modele dayanıyor.

Klasik fabrikada fiziksel ham madde ürüne dönüşürken, teknoloji şirketinde ham maddeyi veri, problem bilgisi, algoritma, saha tecrübesi ve mühendislik hafızası oluşturuyor.

MİA Teknoloji’nin hedefi bu mühendislik yapı taşlarını her projede sıfırdan üretmek yerine farklı problemlerde tekrar kullanılabilir ürünlere, platformlara ve fikri mülkiyete dönüştürmek.

Beltekin’e göre teknoloji şirketlerinin yüksek katma değer yaratmasının temelinde de bu ölçeklenebilirlik bulunuyor: geliştirilen bir yazılım, algoritma veya platform çekirdeği farklı projelerde ve ülkelerde tekrar kullanılabiliyor. 

Hedef Daha Büyük Şirket Değil, Daha Büyük Sistem Sorumluluğu

Yeni yapı uluslararası büyüme açısından da farklı bir hedef ortaya koyuyor.

Birleşmenin uluslararası büyüme açısından temel hedefi de MİA Teknoloji’nin mevcut sistem kurma kabiliyetini daha geniş ölçekli projelere ve farklı coğrafyalara taşıyabilmek.
 

Şirket yönetimine göre özellikle büyük ölçekli ve çok katmanlı projelerde, müşterilerin farklı teknoloji bileşenlerini ortak bir sistem mimarisi içinde koordine edebilen; problemi anlayan, gerekli teknolojileri entegre eden, sahaya uyarlayan ve sistemin yaşam döngüsü boyunca sorumluluk üstlenebilen teknoloji ortaklarına yönelik ihtiyacı giderek artıyor.

 

MİA Teknoloji’nin hedefi yeni bir mühendislik modeli kurmaktan çok, Türkiye’de sahada geliştirdiği sistem tasarımı, yazılım, entegrasyon ve operasyon kabiliyetini Lider Sistem’in uygulama ve saha gücüyle daha geniş ölçekte büyütmek. Şirket, bu mühendislik modelini farklı teknik standartlara, regülasyonlara ve operasyon koşullarına uyarlayarak uluslararası pazarlara taşımayı; yalnız ürün değil, sistem mimarisi, fikri mülkiyet ve mühendislik kabiliyeti ihraç etmeyi hedefliyor.

Görmez’in ifadesiyle:

“Birleşmenin imzası kâğıda atılır; gerçek imzası sahaya atılan projelerdir.”

Birleşmenin başarısının ise yalnız imzalanan hukuki belgelerle değil, daha büyük sistem sorumluluğu üstlenen ve Türkiye’de oluşan mühendislik birikimini uluslararası pazarlara taşıyan projelerle ölçülmesi planlanıyor.

Haber akışınızı siz yönetin. ABC Gazetesi’ni Google’a kaynak olarak ekleyin.Sponsorlu içeriktir.
Evo Editör

YORUM YAZ

Guvenlik kodu
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bağımsız haberciliğe destek olun
ABC Gazetesi’ne Google ile tek tıkla abone olun Katkınız bağımsız haberciliği güçlendirir.