Bakan Şimşek'ten Türkiye ekonomisi mesajı: “Ekonomik şoklara karşı dayanıklılığımız daha yüksek”

Bakan Şimşek'ten Türkiye ekonomisi mesajı: “Ekonomik şoklara karşı dayanıklılığımız daha yüksek”

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Türkiye'nin düşük borçluluk oranları sayesinde küresel ekonomik şoklara karşı avantajlı bir konumda olduğunu söyledi. Enflasyonla mücadele, yatırım teşvikleri, dış ticaret anlaşmaları ve yapay zekâ yatırımlarına ilişkin önemli mesajlar veren Şimşek, Türkiye ekonomisinin büyüme potansiyeline dikkat çekti.

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Türkiye'nin küresel ölçekteki borçluluk düzeyi bakımından avantajlı ülkeler arasında bulunduğunu belirterek, düşük borç oranlarının ekonomik dalgalanmalara karşı hareket alanı sağladığını ifade etti. Şimşek, Türkiye'nin olası ekonomik şoklara yanıt verme ve sürdürülebilir büyümeyi devam ettirme kapasitesinin bu sayede güçlendiğini vurguladı.

Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) ile İbn Haldun Üniversitesinin desteğiyle İstanbul'da düzenlenen 19. Verona Avrasya Ekonomik Forumu başladı. 30'dan fazla ülkeden temsilcinin katıldığı forumda ekonomi, jeopolitik gelişmeler ve uluslararası iş birliğinin geleceği ele alınıyor. Açılışta konuşan Şimşek, Türkiye'nin ticaret, lojistik, üretim ve finans alanlarındaki konumunu güçlendirmeye yönelik değerlendirmelerde bulundu.

TÜRKİYE'NİN TİCARET VE LOJİSTİKTEKİ KONUMUNA DİKKAT ÇEKTİ

Türkiye'nin küresel ticaret ve lojistik ağlarındaki rolünü artırmasının önemini vurgulayan Şimşek, Türk Hava Yollarının dünya genelinde en fazla noktaya uçan hava yolu şirketi olduğunu belirtti. Bakan, uluslararası bağlantıların geliştirilmesinin Türkiye'nin güvenilir bir ticaret ortağı olarak konumunu güçlendireceğini ifade etti.

Küresel tedarik zincirlerinde yaşanan aksaklıkların Türkiye açısından yeni fırsatlar oluşturduğunu kaydeden Şimşek, ülkenin coğrafi konumunun önemli avantajlar sunduğunu söyledi. Pekin ile Londra arasındaki hızlı ulaşım bağlantılarından bazılarının Türkiye üzerinden sağlandığını belirten Şimşek, Çin'den İngiltere'ye demir yoluyla yük taşınmasının yaklaşık 18 gün sürdüğünü aktardı. Türkiye'nin enerji alanında da bölgesel merkez olma potansiyelini değerlendirmek istediğini dile getirdi.

Bölgesel çatışmalar karşısında barış ve istikrarı destekleyen bir yaklaşımın önemine işaret eden Şimşek, şöyle konuştu:

"Güvenilir bir ortak olarak konumumuzu nasıl güçlendiririz? Herkesle konuşmak, barış ve istikrarı teşvik etmek. Çünkü bu, refah açısından bize fayda sağlıyor."

Küresel ticarette korumacılık eğiliminin ve ticari ilişkilerin parçalanmasının dünya ekonomisini zorladığını belirten Şimşek, Türkiye'nin daha fazla ülkeyle iş birliği geliştirmeyi hedeflediğini söyledi. Japonya, Endonezya, Körfez ülkeleri ve Kanada ile serbest ticaret anlaşmaları konusunda müzakerelerin sürdüğünü bildiren Bakan, mevcut anlaşmalara ilişkin şu bilgileri paylaştı:

"Bu nedenle şu anda Japonya, Endonezya, Körfez ülkeleri ve Kanada ile serbest ticaret anlaşmaları müzakere ediyoruz. Gümrük Birliği de dahil olmak üzere halihazırda 54 serbest ticaret anlaşmamız var, komşularımızdan bazılarıyla bir dizi tercihli ticaret anlaşmamız bulunuyor."

TÜRKİYE ÜRETİMDEKİ GÜCÜNÜ KORUMAYI HEDEFLİYOR

Türkiye'nin önemli bir üretim merkezi olduğunu belirten Şimşek, özellikle imalat sanayisinde elde edilen katma değerin korunmasının ve geliştirilmesinin hedeflendiğini söyledi. Bakan, imalat sanayisinin kişi başına düşen gayrisafi yurt içi hasılaya (GSYH) oranla oluşturduğu katma değer bakımından Türkiye'nin Asya Kaplanları olarak bilinen ekonomilerle benzer seviyelerde bulunduğunu ifade etti.

Orta-yüksek ve yüksek teknolojili üretim alanlarında yatırımları teşvik etmek amacıyla yatırım taahhütlü avans kredilerinin sunulduğunu belirten Şimşek, bu kapsamda piyasa faiz oranının yaklaşık üçte biri seviyesinde faizle finansman sağlanabildiğini aktardı. Kredilerin 10 yıl vadeli olduğunu ve iki yıllık geri ödemesiz dönem içerdiğini bildirdi.

Hizmet sektörünün de Türkiye için önemli büyüme fırsatları sunduğunu kaydeden Şimşek, hizmet ihracatının ülke ekonomisindeki yerinin güçlü olduğunu söyledi. Turizmin yanı sıra sağlık turizminin de gelişme potansiyeline dikkat çeken Bakan, Türk dizilerinin uluslararası alandaki başarısını ve Türkiye'nin video oyunları sektöründe Avrupa'nın önde gelen ekosistemlerinden birine sahip olmasını da değerlendirdi.

Şimşek ayrıca, Engineering News-Record (ENR) dergisinin 2026 yılı için açıkladığı “Dünyanın En Büyük 250 Uluslararası Müteahhidi” listesinde Türkiye'nin Çin'in ardından ikinci sırada yer aldığını belirtti. Türk üniversitelerinde 380 bin uluslararası öğrencinin eğitim gördüğünü de sözlerine ekledi.

“TÜRKİYE EKONOMİK ŞOKLARA KARŞI AVANTAJLI BİR KONUMDA”

Küresel ekonominin karşı karşıya olduğu temel sorunlardan birinin yüksek borçluluk olduğuna işaret eden Şimşek, dünya genelindeki borç oranlarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Türkiye'nin toplam borçluluk seviyesinin görece düşük olmasının ekonomiye esneklik kazandırdığını belirten Bakan, şu ifadeleri kullandı:

"Dünya genelinde toplam borcun küresel hasılaya oranı yüzde 300'ü, gelişmekte olan piyasalarda ise yüzde 230'u aştı. Türkiye bu açıdan avantajlı bir konumda. Türkiye'nin borçluluk düzeyinin düşük olması ekonomik şoklara karşı dayanıklılığını artırıyor. Düşük borçluluk sayesinde ekonomik şoklara yanıt verme ve makul bir büyümeyi sürdürme imkanı daha yüksek."

Şimşek, Türkiye'nin bütçe açığının GSYH'ye oranının gelişmekte olan piyasaların ortalamasının yaklaşık yarısı düzeyinde olduğunu söyledi. Kamu borcunun GSYH'ye oranının ise söz konusu ortalamanın yaklaşık üçte biri seviyesinde bulunduğunu belirterek, bu göstergelerin ekonomik dayanıklılık açısından önem taşıdığını ifade etti.

ÇALIŞMA ÇAĞINDAKİ NÜFUS İÇİN 18-20 YILLIK FIRSAT PENCERESİ

Dünya genelinde yaşlanan nüfusun ve düşen doğurganlık oranlarının ekonomik açıdan önemli sorunlar yarattığını belirten Şimşek, Türkiye'nin çalışma çağındaki nüfusundaki artış sayesinde bu alanda fırsata sahip olduğunu dile getirdi.

Bakan, mevcut hesaplamalara göre Türkiye'nin çalışma çağındaki nüfus açısından önünde 18 ila 20 yıllık bir fırsat penceresi bulunduğunu kaydetti. Kadınların iş gücüne katılım oranının artırılmasının da bu potansiyelin değerlendirilmesi bakımından önemli olduğunu belirten Şimşek, kadın istihdamını destekleyecek reformlar üzerinde çalışmayı hedeflediklerini söyledi.

YAPAY ZEKÂ, 5G VE YEŞİL DÖNÜŞÜM MESAJI

Yapay zekânın küresel ekonomide köklü değişimlere yol açabileceğini belirten Şimşek, Türkiye'nin bu dönüşüme hazırlanmak için teknoloji ve altyapı yatırımlarına ağırlık verdiğini ifade etti. Bakan, 5G ve fiber altyapının geliştirilmesinin yanı sıra enerji arzını desteklemek amacıyla nükleer enerji yatırımlarının da gündemde olduğunu söyledi.

Türkiye'nin yapay zekâya hazırlık konusunda gelişmekte olan ülkelerin önünde bulunduğunu ancak gelişmiş ekonomilerle arasındaki farkı kapatması gerektiğini belirten Şimşek, bu alanda yapılacak çalışmaların önemine dikkat çekti.

İklim değişikliğinin de ekonomik planlamada dikkate alınması gereken temel konulardan biri olduğunu kaydeden Bakan, sulama altyapısının geliştirilmesi ve iklim koşullarına dayanıklı tarımsal üretimin desteklenmesi için yatırımlar yapıldığını anlattı. Türkiye'nin Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi'nin 31. Taraflar Konferansı'na (COP31) ev sahipliği yapacağını hatırlatan Şimşek, yeşil dönüşüm ve elektrifikasyon hedeflerinin bu süreçte hızlandırılacağını belirtti.

ŞİMŞEK'TEN ENFLASYONLA MÜCADELE VE BÜYÜME MESAJI

Türkiye ekonomisinin büyüklüğüne ilişkin beklentilerini de paylaşan Şimşek, ülkenin milli gelirinin mevcut döviz kurlarıyla 2026 yılında yaklaşık 1,8 trilyon dolara, satın alma gücü paritesine göre ise yaklaşık 4 trilyon dolara ulaşmasının beklendiğini söyledi.

Türkiye'nin geniş nüfusu ve gelişmiş altyapısıyla önemli bir ekonomik kapasiteye sahip olduğunu belirten Şimşek, yüksek enflasyonun ise çözülmesi gereken sorunların başında geldiğini ifade etti. Enflasyonla mücadelede kapsamlı politikaların uygulandığını vurgulayan Bakan, yatırım yapmak isteyen uluslararası şirketlere de mesaj verdi.

Şimşek, konuya ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı:

"Milli gelirimizin mevcut döviz kurlarıyla bu yıl yaklaşık 1,8 trilyon dolara, satın alma gücü paritesine göre ise yaklaşık 4 trilyon dolara ulaşmasını bekliyoruz."

Türkiye'nin ekonomik fırsatlarının yanı sıra karşı karşıya olduğu zorlukları da kabul eden Şimşek, iş dünyasıyla iş birliğinin önemine dikkat çekerek sözlerini şöyle sürdürdü:

"(Avantajlarımıza karşın) Tabii zorluklarımız da var. Yüksek enflasyonu aşmak için bütüncül politikalar uyguluyoruz. Cumhurbaşkanı Erdoğan ve ekibi olarak biz iş dünyası dostuyuz. İşinizin tamamını veya bir bölümünü Türkiye'de yapmayı seçerseniz size yardımcı olmak istiyoruz."

Haber akışınızı siz yönetin. ABC Gazetesi’ni Google’a kaynak olarak ekleyin.

"Bakan Şimşek'ten Türkiye ekonomisi mesajı: “Ekonomik şoklara karşı dayanıklılığımız daha yüksek”" haberi, 22 Ekim 2026 tarihinde yazılmıştır. 22 Ekim 2026 tarihinde de güncellenmiştir.

YORUM YAZ

Guvenlik kodu
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.