2027 Asgari Ücret Ne Kadar Olacak? SGK Uzmanı Özgür Erdursun Net Rakamı Açıkladı!

Ocak 2027’de asgari ücretin ne kadar olacağı merak edilirken, SGK uzmanı Özgür Erdursun olası zam oranına ilişkin tahminini paylaştı. 2025 yılında yüzde 30,01, 2026 yılında ise yüzde 27,01 artırılan asgari ücretin 2027 Ocak ayında yüzde 20-25 aralığında yükseltilebileceğini belirten Erdursun, net ücretin 35 bin TL bandında belirlenmesini bekliyor...
Ocak 2027’de uygulanacak asgari ücretin ne kadar olacağına ilişkin beklentiler gündemdeki yerini koruyor. Dünya gazetesindeki yazısında değerlendirmelerde bulunan SGK uzmanı Özgür Erdursun, geçmiş yıllardaki zam oranları ve mevcut ekonomi politikaları üzerinden 2027 yılına ilişkin tahminini açıkladı.
Erdursun, "2025 yılında yüzde 30,01, 2026 yılında ise yüzde 27,01 artırılan asgari ücretin, 2027 Ocak ayında yüzde 20-25 aralığında artırılabileceğini öngörüyoruz. Temel tahminimiz, net asgari ücretin 35 bin TL bandında belirleneceği yönünde. Mevcut ekonomi politikaları dikkate alındığında yüzde 25’in üzerindeki bir artış sürpriz olacaktır." ifadelerini kullandı.
ASIL SORUN ASGARİ ÜCRETİN MİKTARI DEĞİL
Türkiye’de milyonlarca çalışanın asgari ücretle veya bu ücretin biraz üzerinde gelirlerle yaşamını sürdürdüğüne dikkat çeken Erdursun, temel problemin yalnızca ücret artış oranları üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini belirtti.
Erdursun şunları söyledi:
"Türkiye’nin asıl sorunu, asgari ücretin kaç lira olacağından çok, milyonlarca çalışanın neden asgari ücret ve ona yakın gelirlerle geçinmek zorunda kaldığıdır.
SON BEŞ YILDA ASGARİ ÜCRET VE ENFLASYON
Türkiye, özellikle 2021 yılından itibaren yüksek enflasyonun ücretler üzerindeki etkisini yoğun biçimde hissetti. 2022 ve 2023 yıllarında asgari ücrete iki kez zam yapılırken, 2024 yılından itibaren yeniden yılda tek artış uygulamasına dönüldü.
2022 yılı başında net 4.253,40 TL olan asgari ücret, 2023 yılının ikinci yarısında 11.402,32 TL’ye yükseldi. Ücret, 2024 yılında 17.002,12 TL’ye, 2025 Ocak ayında 22.104,67 TL’ye ve 2026 Ocak ayında ise 28.075,50 TL’ye çıkarıldı.
Son iki yılda asgari ücretteki artış oranlarının gerilemesi dikkat çekti. Ancak zam oranlarının düşmesi, çalışanların alım gücünün iyileştiği anlamına gelmiyor. Nitekim 2025 yılında asgari ücret yüzde 30,01 artırılırken yıl sonu enflasyonu yüzde 30,89 olarak gerçekleşti.
2027’DE YÜZDE 25’İN ÜZERİNDE ZAM BEKLENMİYOR
2026 Eylül ayı itibarıyla yıllık enflasyon yüzde 29,73 seviyesinde bulunuyor. Enflasyonda önceki yıllara kıyasla gerileme görülse de fiyat artışları yüksek seviyelerde seyretmeye devam ediyor.
Hükümet yetkililerinin enflasyonla mücadele ve fiyat istikrarına yönelik açıklamaları ile son iki yıldaki ücret artışlarını birlikte değerlendiren Erdursun, Ocak 2027’de yüksek oranlı bir zam beklemediğini ifade etti. Temel tahmininin net asgari ücretin 35 bin TL bandında belirlenmesi olduğunu belirtti.
Mevcut net asgari ücret olan 28.075,50 TL üzerinden yapılan hesaplamaya göre olası zam oranları ve karşılık gelen tutarlar şöyle:
Yüzde 20 zam: 33.690,60 TL
Yüzde 22 zam: 34.252,11 TL
Yüzde 25 zam: 35.094,38 TL
Net 35.000 TL’lik asgari ücret, mevcut tutara göre yaklaşık yüzde 24,66 artış anlamına geliyor.
Yılın kalan dönemindeki enflasyon gelişmeleri ve Asgari Ücret Tespit Komisyonu görüşmeleri nihai rakamı değiştirebilir. Ayrıca 2027 yılının siyasi takvim açısından önem taşıması nedeniyle seçim öncesinde farklı gelir destekleri de gündeme gelebilir. Ancak Erdursun, bu ihtimal ile Ocak ayında yapılacak olağan asgari ücret artışının birbirinden ayrı değerlendirilmesi gerektiğine dikkat çekti.
AVRUPA’DA ASGARİ ÜCRET TABAN, TÜRKİYE’DE YAYGIN ÜCRET
Asgari ücretin temel amacı, çalışanların alabileceği en düşük yasal ücreti belirlemek. Başka bir ifadeyle asgari ücret, ücret sisteminin başlangıç noktası olmalı.
Eurostat’ın Ocak 2025 verilerine göre Avrupa Birliği’nin 27 üyesinden 22’sinde ulusal asgari ücret uygulanıyor. Aylık brüt asgari ücret Almanya’da 2.161 avro, Fransa’da 1.802 avro, İspanya’da 1.381 avro, Polonya’da 1.091 avro ve Bulgaristan’da 551 avro seviyesindeydi.
Ancak ülkelerdeki ücret düzeylerinin yanı sıra çalışanların ne kadarının düşük ücret aldığı da önem taşıyor. Eurostat’ın 2025’te yayımladığı ve 2022 verilerine dayanan araştırmaya göre Avrupa Birliği’nde çalışanların yüzde 14,7’si, ülkelerindeki medyan saatlik brüt ücretin üçte ikisi veya altında gelir elde ediyor.
DİSK-AR’ın 2026’da yayımladığı Türkiye araştırmasında ise asgari ücretin yüzde 5 fazlası ve altında kazananların oranı yaklaşık yüzde 35, yüzde 20 fazlası ve altında kazananların oranı ise yüzde 42 olarak hesaplandı.
Araştırmalarda kullanılan düşük ücret tanımları ve verilerin ait olduğu yıllar farklı olduğu için bu oranlar doğrudan karşılaştırılamıyor. Bununla birlikte Türkiye’de ücretlerin asgari ücret çevresinde yoğunlaşması önemli bir yapısal soruna işaret ediyor.
DÜŞÜK ÜCRET, DÜŞÜK EMEKLİ AYLIĞI RİSKİNİ ARTIRIYOR
Erdursun’a göre asgari ücretin ne kadar artırılacağı kadar, çalışanların neden bu ücret seviyesinden uzaklaşamadığı da sorgulanmalı.
Düşük ücret yapısının etkileri yalnızca çalışma hayatıyla sınırlı kalmıyor. Asgari ücretle veya bu tutara yakın gelirlerle çalışanların sosyal güvenlik primleri de genellikle düşük kazançlar üzerinden yatırılıyor.
Emekli aylığının hesaplanmasında prim gün sayısı, sigortalılık süresi, çalışılan dönem ve aylık bağlama sistemi gibi farklı unsurlar etkili olsa da prime esas kazancın düşük olması, düşük emekli aylığı riskini artırıyor. Bu nedenle bugün düşük ücretle çalışanlar, gelecekte düşük emekli aylığı alma riskiyle karşı karşıya kalabiliyor.
Erdursun, emeklilerin gelir düzeyinin kalıcı biçimde iyileştirilmesi için çalışma hayatındaki ücret yapısının da geliştirilmesi gerektiğine dikkat çekiyor.
HEDEF ORTALAMA ÜCRETLERİ YÜKSELTMEK OLMALI
Türkiye’de asgari ücrette yapılan artışlar, diğer çalışanların maaşlarını da etkiliyor. Ancak deneyimli ve nitelikli çalışanların ücretleri aynı ölçüde yükselmediğinde ücretler arasındaki fark azalıyor.
Yeni işe başlayan bir çalışanla 10 yıllık deneyime sahip bir çalışanın maaşlarının birbirine yaklaşması, mesleki deneyimin yeterince karşılık bulmadığı anlamına geliyor.
Sağlıklı bir ücret sisteminde asgari ücret en düşük yasal sınırı oluşturmalı; deneyim, uzmanlık ve verimlilik arttıkça gelirler de yükselmeli. Bunun sağlanabilmesi için fiyat istikrarının yanı sıra yüksek katma değerli üretim, nitelikli istihdam, kayıt dışılıkla mücadele ve ücret pazarlığı mekanizmalarının güçlendirilmesi gerekiyor.
SONUÇ: ASGARİ ÜCRETİN YANI SIRA ÜCRET YAPISI DA TARTIŞILMALI
Özgür Erdursun’un temel tahminine göre Ocak 2027’de net asgari ücretin 35 bin TL bandında belirlenmesi bekleniyor. Mevcut ekonomi politikaları dikkate alındığında yüzde 25’in üzerinde bir artışın sürpriz olacağını belirten Erdursun, asıl meselenin açıklanacak zam oranından daha kapsamlı olduğunu vurguluyor.
Milyonlarca kişinin asgari ücret ve bu seviyeye yakın gelirlerle çalışması, yalnızca bugünün geçim sıkıntısını değil, gelecekteki emeklilik sorununu da büyütüyor. Kalıcı refah artışı için ücretlerin genel seviyesinin yükselmesi gerekiyor.
Türkiye’nin hedefinin yalnızca asgari ücreti artırmak değil, asgari ücretle geçinmek zorunda kalan çalışanların sayısını azaltmak olması gerektiğini belirten Erdursun, ekonominin başarısının yalnızca en düşük ücretin miktarıyla değil, çalışanların ne kadarının insanca yaşayabilecek bir gelire ulaşabildiğiyle ölçülmesi gerektiğine dikkat çekiyor.
"2027 Asgari Ücret Ne Kadar Olacak? SGK Uzmanı Özgür Erdursun Net Rakamı Açıkladı!" haberi, 22 Ekim 2026 tarihinde yazılmıştır. 22 Ekim 2026 tarihinde de güncellenmiştir.

YORUM YAZ
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.