Çölde tarım mucizesi mi yoksa felaketin habercisi mi? Peru’nun büyümesinin bedeli ağırlaşıyor

Çölde tarım mucizesi mi yoksa felaketin habercisi mi? Peru’nun büyümesinin bedeli ağırlaşıyor

Peru, 1990’larda yalnızca kum ve rüzgârın hüküm sürdüğü kıyı çöllerini yüksek teknolojiyle dev bir meyve bahçesine dönüştürerek tarım ihracatını 9 milyar doların üzerine taşıdı. Ancak bu hızlı büyüme, küçük çiftçileri zora sokan ve Ica bölgesini kritik bir su krizinin eşiğine getiren geri dönülmez çevresel sorunları da beraberinde getiriyor.

Peru’nun Ica başta olmak üzere kıyı çölü bölgeleri, 1990’larda başlatılan kapsamlı ekonomik liberalleşme reformlarıyla birlikte yatırımcıların yeni hedefi hâline geldi. O dönem yalnızca madencilikle anılan ülke, damla sulama teknolojileri, modern sulama kanalları ve genetik tarım yeniliklerinin devreye girmesiyle çölü adeta tarım laboratuvarına dönüştürdü.

Bugün Peru, özellikle sofralık üzüm ve yaban mersini ihracatında dünyanın liderleri arasında yer alıyor. Tarımsal ihracat 2024’te 9,185 milyar dolar ile rekor kırarken, sektör ülke ekonomisinin lokomotiflerinden biri hâline geldi.

EKONOMİ CANLANIYOR, İŞSİZLİK AZALIYOR AMA…

Araştırmalar, tarımsal ihracatın bölgesel ekonomileri canlandırdığını, kayıt dışı istihdamın yaygın olduğu alanlarda düzenli iş imkânları yarattığını gösteriyor. Büyük şirketler teknolojik altyapı sayesinde verimliliğini artırırken, yerel ücretlerin yükselmesi geniş kesimlerin gelir seviyesine olumlu yansıdı.

Ancak bu büyüme herkesi aynı şekilde güçlendirmedi. Küçük çiftçiler yükselen işçilik maliyetleri ve suya erişim sıkıntısı nedeniyle üretim yapamaz hâle gelirken, pek çoğu topraklarını büyük ihracat şirketlerine satmak zorunda kaldı.

TARIM PATLAMASININ KARANLIK YÜZÜ: DERİNLEŞEN SU KRİZİ

Sürdürülebilirlik endişelerinin merkezinde, Ica bölgesinin ciddi su kıtlığı bulunuyor. Halkın bir bölümü günlerini tankerlerle getirilen suyla geçirirken, büyük tarım işletmeleri derin kuyular, dev rezervuarlar ve başka bölgelerden aktarılan sulama hatlarıyla suya öncelikli erişim sağlıyor.

Yerel aktivist Rosario Huayanca, ANA’nın yeni kuyu açılmasını yasaklaması gerekirken büyük ihracatçılara denetimsiz alan açıldığını söyleyip duruma sert tepki gösteriyor. Küçük üreticilerin 100 metre derinliğe inerek suya ulaşmaya çalıştığını, bunun da ekonomik yük getirdiğini vurguluyor.

Uzmanlara göre mevcut tablo, tarımsal ihracatın uzun vadede sürdürülemez olduğunun açık bir işareti. "Üzüm gibi ürünlerin ihracatı bir anlamda şekerli suyu ihraç etmek demek," uyarısı sıkça gündeme geliyor.

UZMANLAR UYARIYOR: “SU OLMADAN EKONOMİ DE YOK”

Peru Papalık Katolik Üniversitesi’nden Prof. Ana Sabogal, tarım ihracatının ülkeye büyük katkı sunduğunu ancak ekosistemler ve nüfus için gereken minimum su seviyelerinin korunmaması hâlinde bu başarının kısa ömürlü olacağını belirtiyor.

Yerel halk ise bir adım daha ileri gidiyor:
“Su biterse, ekonomi çöker.”

Peru’nun önünde zorlu bir denklem var: Bir yanda büyüyen tarım ihracatı, diğer yanda hızla tükenen su kaynakları. Ülkenin geleceği, bu iki unsuru uyumlu hâle getirecek politikaların acilen hayata geçirilmesine bağlı görünüyor.

"Çölde tarım mucizesi mi yoksa felaketin habercisi mi? Peru’nun büyümesinin bedeli ağırlaşıyor" haberi, 05 Aralık 2025 tarihinde yazılmıştır. 05 Aralık 2025 tarihinde de güncellenmiştir.

Ayla Karadere Editör

YORUM YAZ

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.