Burak Oğraş’ın Rixos’taki Şüpheli Ölümü Yeniden Gündemde: “Otelde Sapıkça Şeyler Oluyor”!

Jeffrey Epstein skandalı uluslararası çapta yankı uyandırırken, Türkiye’den Rixos Hotel’in adı da belgelerde yer aldı. 2011’de şüpheli şekilde ölen Burak Oğraş’ın olayı tekrar gündeme geldi. Baba Murat Oğraş, oğlunun ölmeden önce kız arkadaşına, “Otelde rahatsız edici şeyler oluyor” dediğini aktardı. Burak’ın kayıp telefonu hâlâ bulunamadı...
Dünyayı sarsan Jeffrey Epstein skandalının ardından Türkiye’de yeniden tartışılan Burak Oğraş’ın şüpheli ölümüyle ilgili baba Murat Oğraş’tan çarpıcı açıklamalar geldi. Pedofili suçlamalarıyla anılan Epstein belgelerinde Rixos Otel’in de adının geçmesinin ardından, 2011’de otelde ölü bulunan 16 yaşındaki Burak’ın dosyası kamuoyunun ve sosyal medyanın dikkatini çekti.
T24’e konuşan baba Oğraş, oğlunun ölmeden önce kız arkadaşına, “Otelde sapıkça şeyler oluyor, bundan dolayı rahatsızım” dediğini aktardı. Burak’ın telefonunun 15 yıldır bulunamadığını belirten Murat Oğraş, “Oğlum bu olayla ilgili öldürüldü. Kesinlikle bir şeyler gördü ve bunu kayda almak istedi, ardından öldürüldü ve telefonu yok edildi” ifadelerini kullandı.
Epstein Belgelerinde Rixos Otel Detayı
ABD Adalet Bakanlığı, cinsel istismar ve insan kaçakçılığıyla anılan Jeffrey Epstein’a dair milyonlarca yeni dosyayı kamuoyuyla paylaştı. Yaklaşık üç milyon sayfa, 180 bin görüntü ve 2 bin videonun yer aldığı belgelerde, 2017’de Antalya’daki Rixos Premium Belek Otel’e genç kadınların “masöz stajyeri” olarak yönlendirilmesine ilişkin yazışmalar da yer aldı. Epstein’ın asistanı Lesley Groff’un organize ettiği “kamp” sonrası Epstein’in teşekkür ettiği e-postalar, oteldeki süreçlerin şeffaf olmadığını gözler önüne serdi.
Rixos Sahibi Fettah Tamince’den Açıklama
Rixos Hotels kurucusu Fettah Tamince, gazeteci Kenan Taş’a yaptığı açıklamada, Epstein ile hiçbir temasının olmadığını ve iddiaların yalnızca yakın bir dostlarının talebiyle başladığını belirtti. Tamince, Sultan bin Süleyman isimli Dubaili iş insanının ricasıyla hareket ettiklerini ve süreçte herhangi bir doğrudan Epstein bağlantısı bulunmadığını söyledi.
Burak Oğraş’ın Ölümü ve Şüpheler
Tekirdağ Turizm ve Otelcilik Meslek Lisesi öğrencisi Burak Oğraş, 2011 yazında zorunlu staj için Rixos Lares Hotel’e gönderilmişti. Öğrenciler, otelin 2,5 kilometre uzaklıktaki pansiyonuna yerleştiriliyordu. Burak, staj bitimine 15 gün kala 9 Eylül 2011’de pansiyonun boş havuzunda ölü bulundu. Adli raporlar, vücudunda darp ve kırık izleri olduğunu ortaya koyarken, olay “şüpheli ölüm” olarak kayıtlara geçti.
Baba Murat Oğraş, oğlunun ölümünden önce yaşadıklarını ve kız arkadaşına aktardığı rahatsızlıkları anlatarak, “Oğlumun ölümünün ardından savcılığa ifade verdik, oğlumun dediklerini ilettik” dedi. Burak’ın telefonunun kaybolmasına da dikkat çeken Oğraş, “Oğlum kesinlikle bir şeyler gördü ve kayda almak istedi, ardından öldürüldü ve telefonu yok edildi” diye konuştu.
Dosyadaki İlerlemeler ve Engeller
Oğraş, dosyada yedi kez savcı değiştiğini, altı şüpheliden dördünün kendilerinin çabasıyla tespit edildiğini belirtti. Dönemin Antalya İl Emniyet Müdürü Ali Yılmaz’ın bir yıl sonra Rixos Yönetim Kurulu Direktörü olduğunu hatırlatan Oğraş, dosyanın ilerlemesinin engellendiğini savundu. Ayrıca Asayiş Şube Müdürü’nün 15 Temmuz sonrası FETÖ’den ihraç edildiğini ve dosyanın çeşitli siyasi etkilerle bloke edildiğini aktardı.
“Ölene Kadar Mücadele Edeceğim”
Baba Murat Oğraş, avukatlarının belgeleri Türkçeye çevirip dosyanın genişletilmesi için savcılığa talepte bulunacağını açıkladı. “Ölene kadar oğlumun ölümünün aydınlatılması için mücadele edeceğim. Son nefesime kadar çaba göstermekten vazgeçmeyeceğim” ifadelerini kullandı.
"Burak Oğraş’ın Rixos’taki Şüpheli Ölümü Yeniden Gündemde: “Otelde Sapıkça Şeyler Oluyor”!" haberi, 05 Şubat 2026 tarihinde yazılmıştır. 05 Şubat 2026 tarihinde de güncellenmiştir.

YORUM YAZ
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.