Daron Acemoğlu’ndan Yapay Zekâ Uyarısı: 20 Yıl Sonra Müdahale Çok Geç Olabilir!

Daron Acemoğlu’ndan Yapay Zekâ Uyarısı: 20 Yıl Sonra Müdahale Çok Geç Olabilir!

Nobel ödüllü ekonomist Daron Acemoğlu, yapay zekânın mevcut gelişim biçiminin gelir eşitsizliğini artırabileceği ve milyonlarca çalışanı işsiz bırakabileceği uyarısında bulundu. Acemoğlu, teknoloji devlerinin kontrolündeki dönüşüme müdahale edilmezse 20 yıl sonra çok geç kalınabileceğini söyledi, işte detaylar...

Nobel ödüllü ekonomist Prof. Dr. Daron Acemoğlu, BBC World Service’in The Interview programında liberal demokrasinin geleceğinden yapay zekâya, otomasyondan göçe ve Donald Trump’ın yükselişine kadar birçok başlıkta değerlendirmelerde bulundu. Acemoğlu, son kitabında da ele aldığı liberal demokrasi krizinin yalnızca siyasi hatalardan kaynaklanmadığını, son yarım yüzyılda ekonomide ve teknolojide yaşanan köklü dönüşümlerin de bu krizde etkili olduğunu belirtti.

Acemoğlu’na göre geçmişte şirketlerin yeni teknolojilere ve pazarlara yatırım yapması daha fazla işçi istihdamı ve daha yüksek ücretler doğururken, günümüzde otomasyon ağırlıklı model aynı sonucu ortaya çıkarmıyor. Özellikle orta ve alt orta sınıfın temelini oluşturan mavi yakalı çalışanlara yönelik iş gücü talebinin ciddi biçimde azaldığını vurguladı.

“YAPAY ZEKÂ KONUSUNDA BİZE HİÇBİR ŞEY SORULMUYOR”

Acemoğlu, yapay zekânın yaşamın hemen her alanını değiştireceğini ancak toplumların bu dönüşümün hangi yönde ilerleyeceği konusunda neredeyse hiçbir söz hakkına sahip olmadığını söyledi.

“İnsanlara yapay zekânın toplumu nasıl şekillendireceği konusunda hiçbir şey sorulmuyor” diyen Acemoğlu, bunun yalnızca ABD ve İngiltere açısından değil, teknoloji geliştirme merkezlerinin dışında yaşayan milyarlarca insan için çok daha büyük bir sorun olduğunu ifade etti.

Mevcut yapay zekâ geliştirme sürecini “son derece yukarıdan aşağıya ve demokratik olmayan” bir model olarak nitelendiren Acemoğlu, teknoloji şirketlerinin yapay zekânın herkesi daha zengin ve daha müreffeh hale getireceği yönündeki söylemlerinin sorgulanması gerektiğini savundu.

“YAPAY ZEKÂ EŞİTSİZLİĞİ BÜYÜTEBİLİR”

Acemoğlu, yapay zekânın bugünkü gelişim doğrultusunun ortak refah yaratmak yerine toplumun geniş kesimlerini ekonomik hayatın dışına itme riski taşıdığını belirtti. Ancak yapay zekâ konusunda kötümser olmadığını özellikle vurgulayan ekonomist, teknolojinin önemli bir potansiyele sahip olduğunu, ortaya çıkacak sonucun ise teknolojinin nasıl geliştirildiğine ve hangi amaçla kullanıldığına bağlı olduğunu söyledi.

Teknolojik ilerlemenin kendiliğinden toplumun tamamına refah getireceği düşüncesine karşı çıkan Acemoğlu, Sanayi Devrimi’ni örnek gösterdi. İngiltere’de sanayileşmenin ilk döneminin büyük eşitsizliklere ve ağır sosyal maliyetlere yol açtığını hatırlatarak teknolojik gelişmenin otomatik olarak geniş kesimlerin yaşam standardını yükseltmediğini ifade etti.

ROBOTLAR ÜZERİNDEN ABD ÖRNEĞİ

Acemoğlu, robot kullanımına ilişkin kendi araştırmalarına da değindi. ABD’de robotların hızlı biçimde kullanılmaya başlandığı bölgelerde ücretlerin ve istihdamın düştüğünü, buna karşılık eşitsizliğin yükseldiğini belirtti.

Aynı teknolojinin Japonya ve Almanya’da farklı biçimde kullanıldığına dikkat çeken Acemoğlu, bu ülkelerde çalışanların yeniden eğitildiğini ve teknolojinin ortaya çıkardığı kazanımların daha geniş kesimlere yayılabildiğini söyledi.

“20 YIL SONRA MÜDAHALE ETMEK ÇOK GEÇ OLABİLİR”

Acemoğlu, sosyal medya konusunda geçmişte yapılan hataların yapay zekâ alanında tekrarlanmaması gerektiği konusunda da uyarıda bulundu. Teknoloji devlerinin önce istedikleri şekilde hareket etmelerine izin verilmesini, sorunlar ortaya çıktıktan yıllar sonra ise düzenleme yapılmaya çalışılmasını eleştiren Acemoğlu, aynı yöntemin yapay zekânın oluşturabileceği risklerle mücadelede yeterli olmayacağını söyledi.

Acemoğlu bu konudaki en dikkat çekici uyarısını ise “Yirmi yıl sonra muhtemelen çok geç olacak” sözleriyle yaptı.

Özellikle yapay genel zekâya (AGI) odaklanan yaklaşımın insanları sistemin dışına itme fikrini içinde barındırdığını savunan Acemoğlu, birkaç kişinin teknolojik vizyonunun bütün topluma dayatılması halinde “kontrolden çıkmış bir topluma” doğru gidilebileceği uyarısında bulundu.

ÇÖZÜMÜ “İŞÇİ YANLISI YAPAY ZEK”

Yapay zekâya karşı olmadığını özellikle belirten Acemoğlu, alternatif bir teknoloji politikası önerdi. “Pro-worker AI”, yani “işçi yanlısı yapay zekâ” olarak tanımladığı modelde teknolojinin insanların yerine geçmek yerine çalışanların daha üretken hale gelmesini sağlaması gerektiğini söyledi.

Bu yaklaşımda yapay zekânın çalışanları işten çıkarmak yerine onların yeni görevler üstlenmesine, yeni uzmanlıklar geliştirmesine ve inovasyon yapmasına yardımcı olması gerektiğini savundu.

Acemoğlu, tıpta radyoloji görüntülerinin analizini bu modele örnek gösterdi. Yapay zekânın binlerce görüntü arasındaki örüntüleri insanlardan daha iyi fark edebildiğini ancak bunun insan unsurunun tamamen ortadan kaldırılması anlamına gelmediğini belirtti. Özellikle iletişim, sosyal beceriler, müşteri ihtiyaçlarını anlama ve inovasyon gibi alanlarda insanın kritik rolünü sürdüreceğini ifade etti.

3,5 MİLYON ÇALIŞAN İÇİN UYARI

Yapay zekâ nedeniyle kısa vadede risk altında kalabilecek mesleklerden biri olarak müşteri hizmetleri çalışanlarını gösteren Acemoğlu, ABD’de yaklaşık 3,5 milyon müşteri hizmetleri çalışanı bulunduğunu söyledi.

Yapay zekâ modellerinin yeteneklerinin biraz daha gelişmesiyle bu çalışanların ilk etkilenecek gruplar arasında yer alabileceğini belirten Acemoğlu, insanların yalnızca işlerini kaybetmekle kalmayabileceğini, aynı zamanda çoğunun eğitimini almadığı ve daha düşük ücretli işlere geçmek zorunda kalabileceğini dile getirdi.

Gençlerin ise kariyer basamaklarına girmesinin daha da zorlaşabileceğini ifade etti.

“BU DÜZEYDE BİR BOZULMA SOSYAL BARIŞI TEHDİT EDER”

Acemoğlu, kitlesel iş kayıplarının yalnızca ekonomik değil, siyasi sonuçlarının da olabileceği uyarısında bulundu. “Böyle bir bozulma seviyesi yarattığımızda liberal demokrasinin de imkânsız hale gelmesinden gerçekten korkuyorum” diyen Acemoğlu, demokrasinin insanların kendilerini temel olarak eşit görmesine dayandığını söyledi.

Ekonomistin dikkat çeken bir diğer değerlendirmesi ise yapay zekâ üzerinden oluşabilecek sınıfsal ayrışmaya ilişkin oldu. Acemoğlu, “Eğer yapay zekânın efendileri, onları destekleyen küçük bir mühendis grubu ve toplumun geri kalanından oluşan iki sınıflı bir toplum yaratırsanız, bu demokrasiyle bağdaşmaz” ifadelerini kullandı.

GÖÇ VE TRUMP DEĞERLENDİRMESİ

Liberal demokrasinin yaşadığı güven krizini göç politikaları üzerinden de değerlendiren Acemoğlu, Avrupa’nın yaşlanan nüfusu nedeniyle göçe ekonomik olarak ihtiyaç duyabileceğini ve mültecilerin kabul edilmesinin insani gerekçelerinin bulunduğunu belirtti. Ancak asıl sorunun toplumla yeterli uzlaşma kurulmadan karar alınması olduğunu savundu.

“Bunları insanlara sormadan, bir toplumsal mutabakat oluşturmadan yaptık” diyen Acemoğlu, göçün elitlerle işçi sınıfı arasındaki gerilimin sembollerinden birine dönüştüğünü söyledi. Demokrasinin temelinde insanların seslerinin duyulması ve kendi kendini yönetme hakkının bulunduğunu ifade etti.

BBC röportajında ABD Başkanı Donald Trump da gündeme geldi. Acemoğlu, Trump’ın Joe Biden’dan daha “sonuçları büyük” bir başkan olduğunu kabul etti ancak bunu olumlu bir değerlendirme olarak yapmadı. Trump’ın kurumlara zarar verdiğini, kutuplaşmayı artırdığını ve demokratik söylem ile kamu yönetimindeki etik normları değiştirdiğini savundu.

Bununla birlikte Acemoğlu, Trump’ı destekleyen kesimlerin şikâyetlerinin tamamen görmezden gelinmemesi gerektiğini belirtti. Trump seçmenleri arasında gerçek ekonomik ve toplumsal hoşnutsuzluklar bulunduğunu söyleyen Acemoğlu, insanların sisteme karşı bu derece güçlü bir adayın arkasında durmasının altında “çaresizlik” bulunduğunu ifade etti. Yapay zekânın yaratacağı ekonomik dönüşümün bu çaresizliği daha da büyütebileceğini söyledi.

“ÇİN BATI İÇİN UYGULANABİLİR BİR MODEL DEĞİL”

Acemoğlu, liberal demokrasilerin mevcut sorunlarını çözememesi halinde Çin gibi otoriter modellerin daha cazip görülüp görülmeyeceği sorusunu da yanıtladı.

Bu ihtimalden ciddi şekilde endişe duyduğunu belirten Acemoğlu, popülist ve otoriter hareketlerin mevcut sorunlara çözüm sunmadığını, aksine demokratik kurumlara duyulan güveni daha da aşındırdığını savundu.

Acemoğlu, “Çin, liberal ilkelerimizi tamamen terk etmediğimiz sürece Batı için uygulanabilir bir model değildir. Benim korktuğum da tam olarak bu” dedi.

Haber akışınızı siz yönetin. ABC Gazetesi’ni Google’a kaynak olarak ekleyin.

"Daron Acemoğlu’ndan Yapay Zekâ Uyarısı: 20 Yıl Sonra Müdahale Çok Geç Olabilir!" haberi, 08 Eylül 2026 tarihinde yazılmıştır. 08 Eylül 2026 tarihinde de güncellenmiştir.

YORUM YAZ

Guvenlik kodu
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.