Asgari ücrette “28 bin lira” çıkışı tartışma yarattı! “Kiralar 25 bini bulmuş!”

Asgari ücrette “28 bin lira” çıkışı tartışma yarattı! “Kiralar 25 bini bulmuş!”

TCMB’den emekli ekonomist Dr. Ayhan Bülent Toptaş, asgari ücret tartışmalarında artışın tek başına çözüm olmayacağını belirtti. Vatandaşlar ise geçim sıkıntısına dikkat çekerek yeni ücretin en az 40-45 bin TL olması gerektiğini savundu. İşte detaylar…

Yıl sonuna yaklaşılırken milyonlarca çalışanı ilgilendiren asgari ücrete ne kadar zam yapılacağına ilişkin tartışmalar sürüyor. Bu yıl, işçi tarafını temsil eden sendikalar Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nda yer almayacağını duyururken zammın ne şekilde belirleneceği ve ortalama zammın ne kadar olacağı merak konusu oldu.

Konuya ilişkin ANKA Haber Ajansı’na konuşan Türkiye Merkez Bankası'ndan emekli ekonomi uzmanı Dr. Ayhan Bülent Toptaş, günlük değil, bütüncül çözümler geliştirilmesi gerektiğini söyledi. Vatandaşlar ise asgari ücretin en az 40-45 bin lira bandında olması gerektiğini ifade etti.

İŞÇILER EN HASSAS GRUBU OLUŞTURUYOR

İşçi temsilinin olmadığı bir komisyonun "mantığa aykırı" olduğunu belirten Toptaş, "Bu asgari ücretin tespiti mantığına aykırı bir gelişme olur. Çünkü asgari ücret komisyonu devlet tarafınca işveren ve işçiler tarafınca oluşturuyor. Ama işçiler bu mevzuda en duyarlı grubu oluşturuyorlar. Çünkü en zayıf konumda olan kesim, özellikle enflasyon ve geçim sıkıntısıyla karşı karşıya olan kesim. O nedenle de kesinlikle temsil edilmeleri gerekiyor. Bunun da bir çözümünün bulunması gerekiyor" dedi.

Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nun yapısında değişiklik yapılacağı iddialarını da yorumlayan Toptaş, "aracı" önerisi getirerek, şunları söyledi:

"Baktığınız zaman devlet ve işverenin işçi kesiminin karşısında çoğunlukta olduğunu görüyoruz. Aracılık yapabilecek özellikte komisyon üyeleri belirlenebilir. Belki üniversite hocalarından veya iş hukukuyla ilgili mahkemelerden kişiler komisyona dahil edilebilir. Bu şekilde uzmanlık sağlanabilir. 

2013'ten beri Türkiye ekonomisinde meydana gelen bir bozulma var. Bu ekonomik bozulma, her türlü uzlaşmayı zorlaştırıyor. Bir tarafta işverenler var. İşverenler özellikle son ekonomik sıkılaşma sebebiyle kendilerinin zor durumda olduğunu belirtiyorlar ve devamlı bunu gündeme getiriyorlar. 

Diğer tarafta işçiler gittikçe artan ekonomik baskılar altında eziliyorlar. Yani pasta küçülürken komisyonun şurasını burasını değişiklik yapmak de çok geçici bir çözüm olabilir. Bizim bir taraftan bu mevzuda nasıl uzlaşacağımızı düşünürken bir taraftan da bu pastadaki küçülmeye neden meydana geliyor, bu pastayı yeniden nasıl yeniden büyüteceğimizi düşünmemiz gerekiyor" dedi. 

"KOMISYON DIŞI ÇÖZÜMLERE İHTIYAÇ VAR"

Hükümetin yer almadığı masanın olup olmayacağını da değerlendiren Toptaş, "Elimizdeki komisyonda devlet arada hakem, bir tarafta işverenler, bir tarafta işçilerin olduğu bir komisyon uygun gözüküyor. 

Bugüne kadar ilk defa böyle büyük bir anlaşmazlık yaşanıyor. O nedenle bu dengeleri değiştirseniz de, komisyonun yapısını değiştirseniz de meselenin temeli ekonomik olduğu için çözüm bulmak çok zor. Şöyle kompozisyonu olan bir yapıyla bu mesele çözülür demek o kadar kolay değil. Çünkü hem işveren kesimi hem işçi kesimi büyük baskı altında. Komisyon dışı çözümlere gereksinim var" diye konuştu.

"YÜZDE 30'UN ÜSTÜNDE BIR ZAM GEREKLI"

Toptaş, asgari ücrete en azından yüzde 30 bandında zam yapılması gerektiğinin altını çizerek, şu ifadeleri kullandı:

"Şu an için yüzde 30’un üstünde bir zammın gerekli olduğunu düşünüyorum. Ama bunu söylemek kolay. Çünkü işveren kesimi de devamlı olarak çok zor durumda olduklarını söylüyorlar. O nedenle bu 30 bin liranın bulunup verilmesi de oldukça zor. Önümüzdeki birkaç ay içerisinde çok mesele yaşayacağımızı düşünüyorum. Ama bir taraftan da bu asgari ücret konusu çok daha büyük bir resmin bir parçası. O resmin düzeltilmesi gerekiyor" dedi. 

Hedeflenen enflasyona göre zam yapılması durumunda sosyal ve kültürel birçok problemi beraberinde getireceğini söyleyen Toptaş, şu ifadeleri kullandı:

"Hedeflenen enflasyon orta vadeli planda yüzde16 olarak açıklandı. Bu çok düşük olur. Diyelim ki 26-27 bin lira yapıldı. Ama bu önümüzdeki yıl çok ciddi sosyal sorunların da karşımıza çıkmasına yol açabilir. Zaten sosyal anlamda da bir bozulma görüyoruz. Ekonomik alan, sosyal alan, siyasal alan, kültürel alan bunlar hepsi birbiriyle ilişkili. 

O nedenle siz isterseniz sabit de tutabilirsiniz. Yani iktidar gücünüzü kullanabilirsiniz. Ama sonuçta bunun sosyal, ekonomik, kültürel pek çok sonucu var. Artık insanların dayanılacak gücü kalmadı ve bunun yansımalarını bir şekilde görüyoruz. Bizim ekonomimizin kuvvetli ekonomiye geçiş programında olduğu gibi baştan ele alınıp hızlı bir şekilde iyileştirilmesine gereksinim var" dedi.

"KIRALAR ZATEN 25 BIN LIRA OLMUŞ"

İzmirli vatandaşlar da yeni yılda asgari ücrete ilişkin beklentilerini ANKA Haber Ajansı'na dile getirdi. Geçinebilmek için asgari ücretin 40 bin lira bandında olması gerektiğini belirten Mustafa Yıldız, "Asgari ücret en az 40-45 bin lira olması lazım. Yani öyle bekliyor, bekliyoruz fakat pek yapmazlar, sanmıyorum olacağını yani. Yapsa en fazla yapacağı 27-28 bin lira yaparlar. Başka da yapmazlar. Kiralar zaten 25 bin lira olmuş, geçinemiyoruz" dedi.

"30 BINDEN AŞAĞISI KURTARMAZ"

Asgari ücretin 28 bin lira dolaylarına yükselmesi durumunda geçim probleminin devam edeceğin aktaran Mehmet Yılmaz, "Hiç bir zaman beklentilerimizi karşılamadı fakat yapacak bir şey yok en az 30 binden aşağısı da kurtarmaz. 28 bin hayatta yetmez nasıl yetecek ki bu insanlara. Biz kendi insanlığımızdan vazgeçtik zaten kendi çocuklarımız düşünüyoruz onlar yaşasın diyoruz fakat onları düşünen yok maalesef anca kendilerini düşünüyorlar" ifadelerini kullandı.

"EN AZ 40 BIN LIRA"

Selçuk Çelik ise maliyetlere dikkat çekti ve "Bu zorlukta en az 40-50 bin lira olması lazım. Çünkü bir makarnaya 500 lira veriyorsun, bir kahveye 200-300 veriyorsun. Bir tatlı yemeye kalksan gene 300-400 lira. Bunlar artık ultra geliyor ve 22-23 bin lira bu tarz şeyleri karşılayacak bir bütçe değil. Özellikle biz gençleri ve bizden sonraki liseli çağdaki gençler için imkansız.

En az olması gereken 40 bin lira fakat bunu yaparken de asla enflasyondan dolayı yükseltmemeleri lazım. Şimdi asgari ücret 50 bin lira yapar fakat maliyeti de yükseltirse bir anlamı kalmayacak yani. Maliyeti böyle tutup asgari ücreti yükseltmeleri gerekiyor. Başka bir yol yok bence" diye konuşurken, kulislerde konuşulan 28 bin lira iddialarına ilişkin şunları söyledi:

"Sanki harçlık verilmiş gibi. 'Bu aylık bizden olsun' dermiş gibi bir rakam olur o. Onun haricinde fazladan bir etkisi olmaz. Ki o 28 bini verirken, kim bilir piyasaya ne kadar zam yapacaklar. Bunu bizden 30-35 bin lira olarak geri alırlar"
dedi. 

"Asgari ücrette “28 bin lira” çıkışı tartışma yarattı! “Kiralar 25 bini bulmuş!”" haberi, 14 Kasım 2025 tarihinde yazılmıştır. 14 Kasım 2025 tarihinde de güncellenmiştir.

YORUM YAZ

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.