Ağıralioğlu'ndan İktidara Sert Eleştiri: Öcalan’a Yol Arkadaşı Oldunuz, Milletinizin Kâbusu Oldunuz

Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, partisinin kuruluşunun birinci yıl dönümünde Büyük Ankara Kongre Merkezi’nde düzenlenen etkinlikte konuştu.
Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, partisinin kuruluşunun birinci yıl dönümü etkinliğinde yaptığı konuşmada, mevcut iktidara yönelik sert eleştiriler yöneltti. Büyük Ankara Kongre Merkezi'nde düzenlenen etkinlikte konuşan Ağıralioğlu, iktidarın PKK lideri Abdullah Öcalan'a yaklaşımını eleştirerek, "Öcalan'a umut hakkından bahsediyorsunuz. Biz sizi unutma hakkımızı kullanacağız" dedi.
PARTI KURULUŞUNUN BIRINCI YILINDA COŞKU
Konuşmasına salondaki partilileri selamlayarak başlayan Ağıralioğlu, partinin kuruluş sürecinin zorluklarına değindi.
"2024'te Türk milleti için çıktığımız mukaddes yolculuğun 1. senesi için Ankara'da Kuzey Ankara Kongre Merkezi'nde katettiğimiz mesafeyi, milletimiz için yürüdüğümüz yolları, çektiğimiz zahmeti, milletimiz için bir umut meşalesine döndürdüğümüz bu güzel günümüze hoş geldiniz. Şeref verdiniz." "28 Ekim'de parti kurmanın zor olduğu bir iklimde, her parti kurana 'deli' gözüyle bakıldığı bir zeminde, memleket için bir daha denemenin, tekrar yola koyulabilmenin, yeniden mücadele edebilmenin, yeniden Türk milleti için gayretle yola düşebilmenin kararlılığı hissesine düşmüş bir avuç adamın 'bir daha' dediği günün birinci senesindeyiz."
Ağıralioğlu, partilerinin kuruluş felsefesini anlatırken, basının olumsuz yorumlarına rağmen yola çıktıklarını belirtti ve partilerinin amacının devleti, vatanı, cumhuriyeti ve emeği tutmak olduğunu söyledi.
"Basın, siyasi analist çevrelerinin, siyaset muhitlerinin 'bu zamanda, bu zeminde parti kurmak zordur' dediği; 'bu zamanda, bu zeminde partiyi tutturabilmek pek mümkün değildir' diyebildiği bir zeminde, hissesine hiç tereddüt düşürmemiş bir kadronun diline dökülen; neyi tutacağını bilenlerin partisi tutacak, 'endişe etmeyin' diyenlerin salonunda coşkuyla toplandığı birinci yıldayız. 28 Ekim'de Türk milletinin ümit ufkuna haykırarak demiştim ki: 'Neyi tutacağını bilenlerin partisi millet sinesinde tutacak.' Neyi tutacağımızı biliyorduk yola çıktığımızda. Devleti tutanların, devleti tutacak olanların, vatanı tutacak olanların, Cumhuriyet'i tutacak olanların, emeği, alın terini tutacak olanların, gençlerin umudunu tutacak olanların, çalışanın hakkını, alın terini tutacak olanların, üretenin ürettiğini, satabilenin sattığını, planlayabilenin planladığını öngörülebilirlik olarak bulabileceğini tutanların partisi tutacak demiştim.
Biz neyi tutacağını bilen bir hareketiz. Geçen gün büyüyen coşkumuzla buradayız. Yine meydanlardaydık. Bir yılı meydanlarda geçirdik. Basının ne konuşmak zorunda bırakıldığını bildiğimiz iklimde, memleketin meselelerinin siyasi olarak konuşulmasın isteğine malzeme, meze edilen memleket gündemine biz gerçek bir memleket gündemi ve mesuliyetiyle davranıp adım adım, sokak sokak, kent kent dolaşıp bir yılı, memleket ufkunda yeni bir iradenin mayalanmasına harcadık. Bu hareket bugün bu salonlarda tutmuş bir hareketin coşkusu olarak gelebilmişse; milletine odaklanmış, milleti için kurulabilmişse, 28 Ekim'de yola çıkarken neyi tutacağını biliyor olmamızın ciddiyetine borçluyuz bunu. Bu parti bir parti ekleyelim hevesini değil; bu anahtar parti 161. parti olarak kurulduğunda, bir parti de bizim olsun hevesinin değil, Türk milletinin olsun diye kuruldu. Anahtar Parti devletimiz için kuruldu.
Anahtar Parti milletimiz için kuruldu. Anahtar Parti vatanımız, bayrağımız için kuruldu. Anahtar Parti paramızın itibarı için kuruldu. Üretenin hakkını alamadığı bu dünyada, üretenin hakkı için kuruldu. Alın teri için kuruldu. Çocuklarımızın hayallerine kuruldu. Umuda kuruldu."
PROMPTER ELEŞTIRISI: "MILLETINE PROMPTER CIHAZINDAN BAKTIĞI İÇIN GÖRMÜYOR"
Konuşmasında ülkenin temel sorunlarına değinen Ağıralioğlu, bu sorunları iktidar da dahil olmak üzere herkesin bildiğini ifade etti ve Cumhurbaşkanına sert bir eleştiri yöneltti:
"Genç işsizliği bellidir. Eğitim problemlerimiz bellidir. Yeteneklerini keşfedemediğimiz çocukların durumu bellidir. Atanmayan öğretmenin derdi de bellidir. Staj, çıraklık mağdurlarının derdi bellidir. Emeklilikte aşama diyenler bellidir. Kamu işçileri bellidir. Emniyet teşkilatımızın yorgunluğu bellidir.
Tarım ve hayvancılığın derdi bellidir. Üretimin derdi bellidir. Esnafın, sanayicinin derdi bellidir. Eğitim sistemimizin problemleri bellidir. Her şey bellidir aslına bakarsak. Buraya ben değil, muhalefetten hangi partinin genel başkanı gelse aynı şeyleri söyleyecektir. İşin daha vahimini söyleyeyim size: Buraya muhalefetten değil, Sayın Cumhurbaşkanı da gelse bizim dediklerimizin aynısını diyecektir. Sadece onun bir problemi var. Milletine prompter aletinden baktığı için görmüyor bizi. Prompter cihazını kaldırsalar, görecek milletini. Camdan konuşuyorlar. Camı seyrederek konuşuyorlar. O yüzden candan konuşanları duymuyorlar. Prompter cihazlarını kaldırsalar milletlerini karşılarında bulacaklar. Dertlerini görecekler. Derman olmak zorunda oldukları her problemi fark edecekler."
ÖCALAN'A YAKLAŞIM VE YÜZDE 50+1 ELEŞTIRISI
Ağıralioğlu, konuşmasının en sert bölümünü iktidarın siyasi tavizlerine ayırdı. Yüzde 50 artı 1 sistemi nedeniyle iktidarın ilkesizlik hattına düştüğünü ve Öcalan'a yol arkadaşı olduğunu öne sürdü.
"Bu karne 50 artı 1 ile çıktığınız Cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminin karnesi. Değiştirin kardeşim. Bunu şu şekilde yapacaksınız: 50 artı 1'ini değiştireceksiniz. Siyasetteki ilkesizlik hattından kurtulacaksınız. Öcalan'a yol arkadaşı olmaktan sizi kurtaracak bir şeyden bahsediyorum. Sizi bugün Öcalan'ın önüne mikrofon koymaya, prompter cihazı koymaya, Kandil ile oturup konuşmaya zorunlu eden; Allah'ın sizin marifetinizle bizi imtihan ettiği yüzde 50 artı 1 berbat sistemidir.
Şimdi sizi de bizi de bu siyasi sistemde ilkeyle yeniden ayağa kaldıracak olan bir şey teklif ediyorum. Teklifimizin arkasındaki şey şudur: Öcalan'a yol arkadaşı oldunuz. 2023 seçimlerinde muhalefet için diyordunuz ki 'Bunlar Öcalan'ı serbest bırakacaklar.' Umut hakkından bugün bahsetmesine sebep olduğunuz terörist başına çok ağır hakaretler ediyordunuz. Şimdi 'terörist' de diyemiyorsunuz. Yolun başında milletinize umut olmak için yola çıkmıştınız. Milletinizin kabusu oldunuz. Öcalan'a umut hakkından bahsediyorsunuz. Biz sizi unutma hakkımızı kullanacağız. Evlatlarımızın katiline umut oldunuz. Çocuklarımıza kabus oldunuz. Türk milletinin güçlü yarınları için çıktığımız bu yolun her merhalesinde itham edilecek kabahatlerin sahibisiniz siz."
Ağıralioğlu, son olarak TBMM Başkanı'na da bir uyarıda bulunarak, Cumhurbaşkanı adayı olma hevesinin TBMM'nin itibarını zedelememesi gerektiğini söyledi.
"Numan Bey bu ara kantarın topuzunu kaçırdı. TBMM'nin başkanıdır. Millet iradesinin tecelligahıdır. Bence öyledir, milletimizce de öyledir. Dünyanın en şerefli mekanı TBMM'dir. TBMM Başkanı, hangi makamda oturduğunu asla unutmamalıdır. TBMM, koridorlarında evlatlarının katiline slogan attırılan sonra bununla işlem yaptırılmayıp, Kürtçe şiir okuyup, cumhurbaşkanlığı adaylığı planlanan yer ve makam değildir. Senin önümüzdeki dönem cumhurbaşkanı adayı olma hevesin olabilir. Bu heveslerine lütfen TBMM'yi alet etme."
"Ağıralioğlu'ndan İktidara Sert Eleştiri: Öcalan’a Yol Arkadaşı Oldunuz, Milletinizin Kâbusu Oldunuz" haberi, 01 Kasım 2025 tarihinde yazılmıştır. 01 Kasım 2025 tarihinde de güncellenmiştir.

YORUM YAZ
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.