Ziraat Odası uyardı: Bu yükle çiftçi üretimi sürdüremez

Türkiye, gübre hammaddesinde dışa bağımlılığı nedeniyle küresel gelişmelerden doğrudan etkileniyor. İran-İsrail gerilimiyle birlikte gübre fiyatları hızla yükselirken, çiftçiler üretim maliyetleri altında eziliyor.
13 Haziran'da başlayan İran-İsrail savaşı, gübre tedarik yollarında büyük aksamalara neden oldu. Söz konusu iki ülkenin de içinde bulunduğu bölgede yer alan üretici devletler, dünya gübre piyasasında önemli bir paya sahip. Türkiye ise gübre hammaddesinin yüzde 90’ından fazlasını ithal ettiği için fiyat artışlarını doğrudan hissetti. ÜRE gübresinin tonu sadece bir ayda yüzde 38,5 artarak 27 bin 192 liraya ulaştı. Aynı dönemde DAP gübresi yüzde 12,9, 20.20.0 kompoze gübresi yüzde 10,7, Amonyum Sülfat yüzde 6 ve Amonyum Nitrat yüzde 3,1 oranında zamlandı.
YILLIK ZAM ORANLARI YÜZDE 100'E DAYANDI
Bir yıl öncesine göre fiyat artışları alarm veriyor. ÜRE gübresi yıllık bazda yüzde 99,4 zamlandı. DAP gübresi yüzde 48,8, 20.20.0 kompoze gübresi yüzde 42,7, Amonyum Nitrat yüzde 36 ve Amonyum Sülfat yüzde 34,7 oranında arttı. Girdi maliyetlerindeki bu sert yükseliş, çiftçilerin üst gübreleme döneminde ciddi sıkıntılar yaşamasına yol açıyor.
MAZOT VE YEM DE ZAM YAĞMURUNDA
Sadece gübre değil, tarımın diğer temel girdilerinde de fiyatlar katlandı. Mazotun litre fiyatı son bir yılda yüzde 15,1 artarak 49,89 liraya yükseldi. Süt ve besi yeminde yıllık artış oranı yüzde 30’u bulurken, elektrik fiyatları da yüzde 47 zamlandı.
VERİM DÜŞTÜ, ZARAR KATLANDI
Nisan ayında yaşanan zirai don ve sonrasındaki tarımsal kuraklık, buğday ve arpada ciddi verim kayıplarına neden oldu. Üstüne eklenen gübre teminindeki zorluklar ve maliyetler, mısır, ayçiçeği ve çeltik gibi sıcak iklim tahıllarında da benzer bir tehlikenin kapıda olduğunu gösteriyor. Türkiye Ziraat Odaları Birliği Başkanı Şemsi Bayraktar, "Çiftçimizin desteklenmesi artık zorunluluktur. 2025 yılı destekleme bütçesi gözden geçirilmeli, temel destekler artırılmalıdır" ifadelerini kullandı.
ÜRETİCİ-MARKET MAKASI DERİNLEŞTİ
Haziran ayında üreticiyle market arasındaki fiyat farkı en çok karpuzda yaşandı. Üreticide 2 liradan alınan karpuz, markette 14 liraya kadar çıktı. Karpuzdaki yüzde 600’lük farkı; kuru soğan, kabak, nohut ve kuru fasulye izledi. Limon, markette yüzde 42 ile en fazla zamlanan ürün olurken, en büyük fiyat düşüşü yüzde 67,5 ile yine karpuzda görüldü.
ÜRETİCİ FİYATLARINDA DENGESİZLİK SÜRÜYOR
Üreticide en büyük fiyat artışı yüzde 43,1 ile kırmızı mercimekte yaşandı. Bu ürünü maydanoz, sivri biber ve limon izledi. En sert düşüş ise yüzde 89,5 ile karpuzda görüldü. Patates, salatalık, patlıcan ve domates gibi ürünlerde de arz artışı nedeniyle fiyatlar geriledi.
ÜRETİCİNİN ÜRÜNÜ PARA ETMİYOR
Aşırı sıcaklar, özellikle Adana ve çevresinde domates gibi ürünlerde kalite kaybına yol açarken, talep düşüşü nedeniyle fiyatlar baskı altında kaldı. Bayraktar, "Karpuz, kuru soğan ve patateste yaşanan fiyat düşüşü üretimdeki artışın talep ile karşılık bulmamasından kaynaklı" değerlendirmesinde bulundu.
Gübre, mazot ve yem gibi temel tarım girdilerinde yaşanan fiyat artışları çiftçilerin üretim kararlarını doğrudan etkiliyor. Artan maliyetler ve düşen ürün fiyatları çiftçiyi tarlasından uzaklaştırma riski taşıyor.
"Ziraat Odası uyardı: Bu yükle çiftçi üretimi sürdüremez" haberi, 01 Temmuz 2025 tarihinde yazılmıştır. 01 Temmuz 2025 tarihinde de güncellenmiştir.

YORUM YAZ
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.