Yurt yangını davası: Tarikatçılar rüşvetle susturamayınca saldırdı

Adana’nın Aladağ ilçesinde Süleymancılara ait kız öğrenci yurdunda 11’i öğrenci 12 kişinin yaşamını yitirdiği ve 24 çocuğun yaralandığı yangın faciasıyla ilgili açılan davanın ilk duruşması, Kozan Ağır Ceza Mahkemesi’nde...
Adana’nın Aladağ ilçesinde Süleymancılara ait kız öğrenci yurdunda 11’i öğrenci 12 kişinin yaşamını yitirdiği ve 24 çocuğun yaralandığı yangın faciasıyla ilgili açılan davanın ilk duruşması, Kozan Ağır Ceza Mahkemesi’nde başladı. Duruşma öncesi aileler, adliye önünde açıklama gerçekleştirdi. Adliye bahçesinde yapılan yürüyüşün ardından aileler ve avukatlar açıklamada bulundu. Açıklamada, davayı takip eden Sosyal Haklar Derneği de bulundu.
Aileler adına konuşan Teslime Aydoğdu, adalet istediklerini belirterek “Bizim canımız yandı. Gözümüzden sakındığımız yavrularımızı göz göze göre yaktılar. Hesabı sorulsun'' dedi. Sosyal Haklar Derneği avukatlarından Avukat Can Atalay da, çocukların Milli Eğitim İlçe Müdürü tarafından yurda yerleştirildiğini ifade ederek, adalet talebini yineledi. Eğitim Sen Adana Şube Başkanı Ahmet Karagöz ise, köyde okul olsaydı bu cinayetin yaşanmayacağını dile getirerek, “Umarız mahkemede de bir hukuk cinayeti yaşanmaz'' dedi.
Dihaber’in aktardığına göre duruşmaya, çocuklarını kaybeden 10 aile müşteki sıfatıyla katıldı. Mahkeme başkanının solana sığılamayacağına karar vermesi ardından, Ticaret ve Sanayi Odası Salonu’na geçildi. Duruşmada, tutuklu sanıklar yurt müdürü Cumali Genç, yurt çalışanı Mahmut Deniz, Aladağ Kurs ve Okul Talebelerine Yardım Derneği Başkanı İsmail Uğur ile dernek yöneticileri Ramazan Keleş, Ramazan Dede, Mustafa Öztaş ve Mahir Kılınç hazır bulundu. Duruşmaya, ailelerin yanı sıra Adana Barosu Başkanı Av. Veli Küçük ile 13 baro başkanı, SHD avukatları, CHP milletvekilleri İbrahim Özdiş, Elif Türkmen Doğan, Mustafa Balbay ve çok sayıda sivil toplum örgütü temsilcisi katıldı.
Yapılan kimlik tespitinin ardından başlayan duruşmadan sanık yakınlarını çıkaran mahkeme heyeti, salonda yer olmadığı gerekçesiyle sanık ve mağdur yakınlarından birer kişinin duruşmaya katılmasına karar verdi.
Öte yandan duruşmaya katılan sanıkların tümünün sakal tıraşı olması dikkat çekti. Haklarında “Taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma suçundan 2’şer yıldan 15’er yıla kadar hapis cezası istenen sanıkların savunmalarına geçildi.
BAZI SANIK AVUKATLARI ÇEKİLDİ
Kimlik tespiti ardından duruşma iddianamenin okunması ile devam etti. Mağdur ailelerin avukatları, sanık avukatlarından Yusuf Özer’in mağdur çocuğun ifadesi için aileyle görüştüğünü ve ifadesinin değiştirildiğini belirterek, sanık avukatının davadan el çektirilmesini talep etti. Mağdur avukatları, avukatların birden fazla sanığı savunduğunu ve bunun sanıklarla avukatlar arasında menfaat çatışmasına neden olacağını ifade ederek, avukatların bazı sanıkların müvekkilliğinden çekilmesini talep etti. Bunun üzerine bazı avukatlar, bazı sanıkların müvekkilliğinden çekildiğini aktardı.
MÜDÜR İFADESİNDE ÇOCUKLARI YALANLADI!
Daha sonra sanıklardan yurt müdürü Cumali Genç’in savunmasına geçildi. Yangının saat 19.20’de çıktığını itfaiye ve halkla birlikte yangına müdahale ettiklerini söyleyen Genç, “Yangın 3’üncü katta çıkmamıştır. Yangın iç tesisatta değil birinci elektrik panosundan çıkmıştır. Yangın ana panodan çıkmıştır. Tanıklarda ve öğrenciler yangının girişte olduğunu beyan ediyor. Yangın söndürme tüplerimiz vardır. Yangın günü tüplerimiz bakımda idi. Bunun bakımda olduğuna dair belgemiz de var'' dedi.
MÜDÜR İTFAİYEYİ SUÇLADI
Çocukların yaşamını yitirmesinde büyük rol oynayan kilitli yangın merdiveni kapı için Genç, “açıktı'' iddiasında bulunurken, yangının yayılması ve çocukların yaşamını yitirmesinden itfaiye ekibini sorumlu tuttu. Genç’in savunması sırasında sık sık sarf ettiği “Tanıklar ve öğrenciler gerçeği anlatacaktır'' söylemi dikkat çekti.
Sanık avukatlarının teknik konu ile ilgili Genç’e soru sormasına müşteki avukatları itiraz etti.
SANIKLARDAN KILINÇ, ELEKTİRİK ŞİRKETİNİ SUÇLADI
Daha sonra ise sanıklardan Aladağ Kurs ve Okul Talebelerine Yardım Derneği yöneticisi Mahir Kılınç’ın savunmasına geçildi. Yurdun derneklerine bağlı olduğunu ve 45 yıldır çocuklara hizmet verdiklerini ifade eden Kılınç, tüm yetkinin yurt müdürü Genç’e ait olduğunun altını çizdi. Elektrik şirketinin tüm ilçede elektrik sayaçlarını değiştirdiğini ve yurtta yetkili kimse olmadığı için sayaca müdahale etmiş olabileceğini iddia eden Kılınç, yangının elektrik sayacının değiştirilmesi ile çıkmış olabileceğini savundu. Kılınç, Genç gibi itfaiyeyi suçlayarak, kendilerinin mağdur edildiğini ileri sürdü.
SANIKLAR AĞIZ BİRLİĞİ YAPIYOR
Aladağ Kurs ve Okul Talebelerine Yardım Derneği yöneticisi Ramazan Dede ise, yaşlı olduğu için savunmasının avukatı tarafından yapılacağını söyledi. Ardından Aladağ Kurs ve Okul Talebelerine Yardım Derneği yöneticisi Mustafa Öztaş, diğer sanıklar gibi itfaiyenin yetersiz olduğunu, itfaiyenin yetersizliğinden ötürü yangının büyüdüğünü ve çocukların yaşamını yitirdiğini ileri sürdü. Öztaş, Genç’in her konuda sorumlu olduğunu vurguladı. Aladağ Kurs ve Okul Talebelerine Yardım Derneği yöneticisi Ramazan Keleş de amacının çocuklara yardım olduğunu ileri sürdü. Aladağ Kurs ve Okul Talebelerine Yardım Derneği Başkanı İsmail Uğur, diğer sanıklar gibi itfaiyeyi suçladı. Son olarak savunma yapan Mahmut Deniz, yangının terastan sirayet ettiğini aktardı. Üzerine atılı suçlamaları ret eden Deniz, yurdun girişinde beklediğini belirterek, yangın merdivenin çıkış kapısının açık olduğunu savundu.
YURT MÜDÜRÜ MAĞDUR AVUKATLARININ SORULARIN KAÇAMAK YANITLAR VERDİ
Mağdur avukatlarının sorularını yanıtlayan sanıklar, yurdun tesisatının eski olmadığını ve yurdun tadilatının yapıldığını ileri sürdü. Avukatların, “Yangın günü yurdun sorumlusu kimdir?'' sorusuna sanıkların kaçamak cevap vermesi dikkat çekti. Avukatlar, yurt müdürü Genç’e yurdun Milli Eğitim Müdürlüğü denetlenmesi sonrası kendilerine eksiklerinin bildirip, bildirilmediğini ve yurtta yangınla ilgili tedbir alınıp alınmadığı sorularını yöneltti. Sorulara kaçamak cevaplar veren Genç, yangın tedbirleri olarak yangın tüpleri ve yangın merdivenlerini gösterdi.
Genç, eksikliklerin giderilmesi için Milli Eğitim İlçe Müdürlüğü’ne başvurduklarını ve belletmenlerin yurdun iç işleyişinden sorumlu olduğunu kendilerinin ise yurdun ihtiyaçlarını karşılandıklarını savundu. Mağdur ile sanık avukatları arasında soru sorma şekli nedeniyle yaşanan tartışma sonrası mahkeme heyeti duruşmaya 1 saat ara verdi.
MAHKEME BAŞKANI’NDAN CEMAAT SAVUNMASI
Duruşma avukatların savunmasıyla devam etti. Cemaat yurtlarının durumuna dikkat çeken Adana Barosu Başkanı Av. Veli Küçük, devletin çocukları cemaatin kucağına attığını belirtti. Dava ile ilgili hazırlanan iddianameye değinen Küçük, ek bir iddianamenin hazırlanması gerektiğine dikkat çekerek, sanıkların olası kasıtla yargılanmasını istedi. Küçük, “Freni olmayan kamyonun trafiğe çıkarılması olası kasıt ise bu dava da olası kasıttır'' dedi. Baro başkanının cemaatle ilgili cümleleri sarf ettiği sırada Mahkeme Başkanının, “Onlar da kendi düşüncelerini yayıyorlar. Onların da ifade özgürlüğü vardır'' açıklaması dikkat çekti.
SUÇ DUYURUSUNDA BULUNACAKLAR
Adana Barosu başta olmak üzere 13 farklı baro davaya müdahil olduklarını açıkladı. Aydın Barosu, mağdur yakınlarının tehdit edilmesine ilişkin Cumhuriyet Savcılığı’na suç duyurusunda bulunacaklarını belirterek, davaya katılacaklarını söyledi. Baro başkanlarının açıklaması sırasında “siyasi savunma yapıyorsun'' tartışması yaşandı. Hatay Barosu adına konuşan avukat, mahkemenin vereceği kararın çocuk koruma sisteminin nasıl işlediğini göstereceğini belirtti.
''EK İDDİANAME TALEBİNE RET’
İddia makamı; baro başkanlarının davaya katılma taleplerinin kabulünü, Adana Baro Başkanlığı’nın ek iddianame hazırlanma talebinin reddini, tehdit edildiklerini belirten mağdur yakınlarının Aladağ Cumhuriyet Savcılığı’na başvurularını, Aladağ Cumhuriyet Başsavcının haklarında inceleme devam eden kamu görevlileriyle ilgili soruşturma sonucunun kalmadığı gerekçesiyle bu talebin reddini istedi. Tutuklu 7 sanığın üzerlerine atılı suçun mahiyetini ve kaçma şüphelerinin olması ve toplanmayan delilleri karartacakları göz önünde bulundurarak tutukluluk hallerinin devamına karar verilmesini talep etti.
''ALKIŞLI PROTESTO’
İddia makamının mütalaası ardından söz alan sanıklar, kaçma şüphelerinin olmadığını belirterek, “Karar yüce adaletindir '' dediği esnada sanık yakınları alkış tuttu. Bazı sanıklar baroların şov yaptığını söyledi. Mahkeme başkanı duruşmaya 5 dakikalık ara verdi.
SANIK AVUKATLARI: MAĞDUR BİZİZ
Aranın ardından avukatlar tek tek iddia makamının mütalaasına karşı söz aldı. Savunma yapan sanıkların avukatları, mağdur aile avukatlarının kendi ideolojileri üzerinden siyasi iktidara mesaj verdiğini ve çocukların bedenleri üzerinden bunun yürütüldüğünü savunarak, doğrudan zararın söz konusu olmadığını ve baroların davalara müdahil taleplerinin reddedilmesini istedi. Sanık avukatların, “Mağdur olan biziz'' demesi dikkat çekti.
BAROLARIN TALEBİ KABUL EDİLDİ
Mahkeme Başkanı, baroların ayrı ayrı davaya katılma taleplerinin kabulüne karar verdi. Mağdur avukatları, Milli Eğitim’e müzakere yazılarak 2010’dan bu yana yapılan denetleme raporlarının istenilmesine, derneğin hesaplarının incelenmesine ve Milli Eğitim’e bazı sanıkların “belletmen bulamadık; bunu Milli Eğitim’e bildirdik'' şeklindeki ifadelere ilişkin Milli Eğitim’e müzekkere yazılmasını talep etti.
AİLELERİN HESABINA PARA YATIRILMIŞ
Duruşmadan bir gün önce yurt müdürü sanık Cumali Genç’in avukatına talimat vererek mağdur olan ailelerin her birinin hesabına para yatırıldığını belirten mağdurların avukatı Av. Can Atalay, “Her bir ailenin hesabına 550 bin yatırılmış'' diyerek duruma tepki gösterdi. Atalay, “Bu dava parayla satılmayacak bir davadır. Kız çocuklarının yanmış bedenleri parayla ölçülmez'' dedi. Atalay, yangın faciasından hemen sonra devlet kurumlarında yurtla ilgili belgeler hazırlandığını ifade ederek, Aladağ’da bu konuyla ilgili tanık olmasını istedikleri kişilerin ise cemaatin baskısı ile bunu reddettiğini söyledi. Soruşturma aşamasında yurt binasının yıkılmasını eleştiren Atalay, yurt binasının yıkılması ile delillerin karartmaya çalışıldığını ifade etti. Diğer mağdur avukatları iddianameye tepki göstererek, sanıkların olası kasıtla yargılanmasını istedi.
KABUL ETTİLER
Sanık Genç’in avukatı, ailelere ihtiyaçları doğrultusunda yardım ettiklerini ifade ederek, müvekkilinin tutuksuz yargılanmasını istedi. Sanıkların avukatları, müvekkillerine verilecek olan cezanın paraya çevrilmesini ve tahliye edilmelerini istedi.
Sanıkların ve mağdur avukatların savunmaları ardından mahkeme heyeti tutuklu sanıkların tutukluluk hallerinin devamına karar vererek duruşmayı 17 Temmuz’a erteledi.
AİLELERE SALDIRI
Duruşma sonrası açıklama yapan Adana Barosu Başkanı Avukat Veli Küçük, yangın faciasına ilişkin sorumluları ve ihmalleri olanların yargılanarak, gerekli cezayı almasını istedi. Daha sonra tutuklu sanıkların yakınları, davadan çekilmeleri için mağdur ailelerine ve duruşma salonu önünde bekleyenlere saldırdı. Burada aileler açıklama yaptı. Ailelerin avukatı Can Atalay, “Kolluk güçleri ağır bir suç işlemiştir. Bu ailelerin birinin kılına bir zarar gelirse sorumlusu Adana Emniyet Müdürlüğü ve İçişleri Bakanlığı’dır'' dedi. Mağdur aileleri ise yapılan saldırıya tepki göstererek, can güvenliklerinin olmadığını ifade etti. Aileler, “Hem çocuklarımızı katlettiler hem de bizi dövmeye çalışıyorlar. Biz şimdi köye nasıl gideceğiz. Can güvenliğimiz yok. Jandarma bizi götürsün'' dedi.
Açıklama ardından ailelerin polis gözetiminde köye döndü.
"Yurt yangını davası: Tarikatçılar rüşvetle susturamayınca saldırdı" haberi, 30 Mayıs 2017 tarihinde yazılmıştır. 30 Mayıs 2017 tarihinde de güncellenmiştir.

YORUM YAZ
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.