Yazar Tuba Ayşe Özgür İle edebiyat hakkında

Atölye Bütünsel Değişim'in kurucusu, yazar Tuba Ayşe Özgür ile kitaplar ve yazmanın önemi...
Merhabalar Tuba Hanım, Sizi biraz tanıyabilir miyiz?
- Küçüklüğümde masallar uydurarak başlamışım her şeye diyebilirim. İlk 11 yaşlarındaydım anneme yazar olmak istediğimi söylediğimde. Ama açıkçası yazar ne demekti o zaman bilmiyordum. Lise yıllarımda Kafka ile tanışınca yazmaktan başka bir seçenek yoktu benim için. İngiliz menşeli “Comminication Arts Studio” adlı bir okula 1000 kişi içerisinden ilk 8 de ve burs alarak giriş yaptım. Burada yaratıcı yazarlık eğitimi aldım. Sonrası Metin Yazarlığı ile reklam sektörüne giriş yaptım. Aynı dönemde tiyatro ile tanıştım. 4 yıl kadar amatör olarak bir grupla çalıştım. 1998’de annemi kaybettim. Ani bir kayıp olmuştu ve yıkmıştı. Hatta basılan ilk kitabım o dönemlerde oluşmaya başlamıştı. Sonrasında dergi sektörünü tercih ettim. 13 yıl kadar makaleler, röportajlar arası yazılarım oldu. Ve şimdi kendim için yazıyorum.

İlk kitabınız “Büyü Bozumu” nasıl gelişti?
- Sancılı bir dönemde kendimi ve hayatı sorgularken oluşmaya başladı. Yıllar sonra kendim için yazmaya karar verdiğimde tekrar başına oturdum. Tabii çok evrildi ve son halini aldı. Kitapta beş nesil kadından ve geçmişten gelen bir lanetten bahsediyorum. Gerçek ile hayal arası bir dünya aslında. Alt metnine bakacak olursak ise kadının toplumdaki yeri, kaderin işleyişi ve seçimler var. Kitapta asıl olan aşktı ama kimse fark etmeden bir lanete dönüştü. Burada da aslında insanın içinde iyiyi de kötüyü de barındırdığını ve hangisini beslerse onu büyüttüğünü vurgulamak istedim. Dilerim bir gün herkes içindeki sevgiyi besler.
Gerçek hayattan etkileniyor musunuz?
- Aslına bakacak olursanız her yazar içindekilerden ibarettir. Yaşanmışlıklarından ve yaşayamadıklarından. Ama yazmak için o masaya oturduğunuzda artık siz olmaktan çıkar her şey. Daha doğrusu çıkmalıdır. Yoksa otobiyografi okuruz herkesten. Her yazarın teknikleri vardır bende de bazen konu gelir, bazen karakterler bazen de sadece kitabın ismi. Yazdığım her karakterde benden bir şeyler var, etrafımdaki herkesten bir şeyler var. Ama her karakterim kendine has kişilikler. Yaratım sürecinde içime bakarım, çevreme bakarım ama sonrasında benden çıkar ve bir kişi olur.
Şu sıralar ikinci kitabınız için hazırlanıyorsunuz. Üretkenliğiniz nereden besleniyor?
- Evet ilk kitabım şu an 2. baskı da. 5 ay gibi bir sürede tükendi ki bu çok umut veren bir şey. Evet ayrıca şu an ikinci kitap için aynı yayıneviyle devam kararı aldık. Üretmek çok keyifli ama ben geleceğe yazıyorum benim heyecanımı o ayakta tutuyor. Küçük yeğenlerim var onların okuyacak olması en büyük motivasyon kaynağım.
Yazmanın sizdeki tarifi nedir?
- İddialı olmak istemem ama her zaman öğrenmeye ve eleştiriye açık bir tavır yürütürüm. Yazmak için doğduğumu düşünüyorum. Kaç tane metin, makale, kitap yazsam da her zaman öğrenciyim ve amatörüm. Ama yazmak benim için her şey.

Roman dışında yazdığınız türler neler?
- Büyü Bozumu’ndan sonra bir kollektif öykü kitabında yer aldım. “Ağda Kokusu” isimli bir öyküm ile. Onun kısa film olmasını çok istiyorum. Bununla ilgili bazı çalışmalarımız da var. Şimdi de ikinci romanım “Benim Kalbim Dikdörtgen” geliyor. Üçüncü dosyam hazır ama biraz zamanını bekleyecek. Sanırım romancıyım ama öykünün de yeri başka.
Edebiyat türleri arasında tercihiniz var mı?
- Gerçeküstücü akım benim için inanılmaz bir serüven. Bu akımın her yazarını her kitabını okumaya çalışıyorum. Ama şu var ki bir akımın peşinde kalamam yazabilmek için her şeyi okuyorum. Komedi, polisiye, korku hatta masal. Diğer anlamda her yeni kitabı, yeni yazarı tanımaya çalışıyorum. Bir de arada sürekli aralıklarla okuduğum kitaplarım oluyor. Her seferinde başka bir şey bulduğum Yüzyıllık Yalnızlık gibi.
Yazmak önemli bir duruş. Bu konuda yazmak dışında bir faaliyetiniz var mı?
- Şu an aktif olarak eğitim koordinatörlüğünü de yaptığım bir atölyem var. “Atölye Bütünsel Değişim”. Katılımcılarımızın ehil bilgiyle yazmanın iyileştirici gücünü keşfetmelerini sağlamak amacımız. Çok değerli eğitmenlerimiz var. Bütünsel değişim derken, gerçekten her alanda tamamlayıcı bir eğitim vermek üzerine kurulduk. Şu an arkadaşlarımızın arasından kitabını hazırlayan var, editör olarak çalışmaya başlayan var. Kendi alanda yazdıklarını değerlendirenler var. Bu çok mutluluk verici bir durum. Hem bir yazar olmak hem de yazmayı göstererek başkalarına dokunabilmek çok değerli. Bu anlamda da yazmak isteyen herkese tek söyleyebileceğim “Bu yol uzun ve yorucu ve bir o kadar muhteşem. Sabrınız varsa bu yola girin”.
Kitap okuma oranları hakkında ne düşünüyorsunuz? Genç okuyuculara nasıl bakıyorsunuz?
- Yeni dünya ve yeni akımlar. Klasikler belki okunmuyor ama yeni akımlar var ve gençlerin ilgisini hayli çekiyor. Gençlerin okumaları için elimizden geleni yapmalıyız açıkçası. Her kelime, her cümle insanın hayatına başka bir pencere açmaktır. Gelişen dünyaya ayak uydurmalı ve gelecek nesilleri okumaya teşvik etmeliyiz.
Son söz istesek?
- Herkese bol kitaplı günler diliyorum. Sosyal medya hesaplarımdan @tubaayseozgur ve @atolyebutunseldegisim hem yeni çıkacak kitabımı hem de yeni eğitimlerimi takip edebilirsiniz.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
YORUM YAZ
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.