5 bin 300 yıllık mezarda şaşırtan bulgu: Yıllarca acı çekmiş olabilir

Rusya’daki 5 bin 300 yıllık Bronz Çağı mezarında, üzüm büyüklüğünde böbrek veya mesane taşı bulundu. Bilim insanları, taşın kronik enfeksiyon ve uzun süreli şiddetli ağrılarla bağlantılı olabileceğini belirledi.
Rusya'nın güneybatısındaki Stavropol Yüksekliği'nde arkeolojik çalışmalar yürüten araştırmacılar, yaklaşık 5 bin 300 yıl önce toprağa verilmiş bir erkeğin mezarında dikkat çekici bir bulguya ulaştı.
Stavropol Yüksekliği'ndeki kurgan mezarlığında bulunan mezar, eski step topluluklarının ölülerini büyük toprak yığınlarının altına gömme geleneğinin izlerini taşıyordu.
Höyükte gerçekleştirilen kazılarda bir katakomp ortaya çıkarıldı. Burada, 40'lı yaşlarında hayatını kaybettiği belirlenen bir erkeğe ait iskelet bulundu. İskeletin leğen kemiği yakınlarında çakmaktaşından yapılmış bir ok ucu da tespit edildi.
Lomonosov Moskova Devlet Üniversitesi'nde görev yapan antropolog Natalia Berezina'nın öncülüğündeki araştırmanın sonuçları, 30 Eylül'de Archaeological and Anthropological Sciences adlı bilimsel dergide yayımlandı.
EL KEMİKLERİNİN ARASINDA GİZEMLİ NESNE BULUNDU
İskeletin kazı alanından çıkarılarak laboratuvara götürülmesinin ardından yapılan incelemelerde, el kemiklerinin arasında taşa benzeyen sıra dışı bir cisim tespit edildi.
Yaklaşık 2,1 santimetre çapındaki kahverengi nesnenin yuvarlak ve çıkıntılı bir yüzeye sahip olduğu görüldü. Yüzeyinde bulunan küçük bir çatlak sayesinde cismin iç kısmında kristale benzeyen bir yapı olduğu da belirlendi.
ANALİZLER KRONİK ENFEKSİYONA İŞARET ETTİ
Nesnenin yapısını belirlemek amacıyla yapılan X-ışını floresans analizinde, temel bileşenlerinin kalsiyum ve fosfor olduğu anlaşıldı.
X-ışını toz kırınımı yöntemiyle gerçekleştirilen diğer incelemede ise böbrek, mesane ve prostat taşlarında rastlanan nadir bir kalsiyum tuzu olan whitlockite maddesi tespit edildi.
Bakteriyel enfeksiyonlarla güçlü bağlantısı bulunan bu maddenin varlığı, araştırmacıların taşın uzun süreli bir enfeksiyon sonucunda oluşmuş olabileceği değerlendirmesine yol açtı.
HAYATININ SON YILLARINI AĞRI İÇİNDE GEÇİRMİŞ OLABİLİR
Araştırmanın başındaki Natalia Berezina, erkeğin kronik bir ürogenital enfeksiyonla yaşamını sürdürdüğünü ve rahatsızlığın kısa süreli olmadığını ifade etti.
Berezina'ya göre Bronz Çağı'nda yaşayan adam, hayatının son yıllarını büyük ihtimalle neredeyse kesintisiz ağrılarla geçirdi.
Bilim insanları, taşın böbrekte veya mesanede oluşmuş olabileceğini belirtirken doğrudan ölüm nedeni olup olmadığının henüz kesinleşmediğini vurguladı.
Taşın idrar yollarında tıkanıklığa yol açması halinde böbrekte şişme, ikincil enfeksiyon veya sepsis gibi ciddi sağlık sorunlarının gelişmiş olabileceği değerlendirildi. Antibiyotiklerin bulunmadığı dönemlerde bu tür rahatsızlıkların çoğu zaman ölümle sonuçlandığına dikkat çekildi.
KEMİKLERİNDE ZORLU YAŞAMIN İZLERİ BULUNDU
Araştırmacıların iskelet üzerinde yaptığı incelemeler, adamın güçlü kaslara sahip olmasına rağmen fiziksel açıdan oldukça yorucu bir hayat sürdüğünü ortaya koydu.
Omurgasında, omuzlarında, kalçalarında, ellerinde ve ayaklarında eklem aşınmaları tespit edildi. Ayrıca sağ omzunda, kaburgalarında ve ön kolunda daha önce meydana gelmiş ve iyileşmiş kırıkların izlerine rastlandı.
Berezina, o dönemde yaşayan insanların açık bozkır alanlarında sığırlarla ve ağır arabalarla çalıştığını belirtti. İskelette tespit edilen yaralanmaların da bu zorlu yaşam koşullarıyla örtüştüğünü ifade etti.
"5 bin 300 yıllık mezarda şaşırtan bulgu: Yıllarca acı çekmiş olabilir" haberi, 04 Kasım 2026 tarihinde yazılmıştır. 04 Kasım 2026 tarihinde de güncellenmiştir.

YORUM YAZ
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.