Yanardağ''dan, Cumartesi Anneleri''ne ''paçoz'' diyen Soylu''ya tepki; Özür dile!

Yanardağ''dan, Cumartesi Anneleri''ne ''paçoz'' diyen Soylu''ya tepki; Özür dile!

Gazeteci- yazar Merdan Yanardağ ve Prof. Dr. Emre Kongar, yaz arasından sonra 18 Dakika programına yeniden başladılar. Kongar ve Yanardağ, gündeme ilişkin değerlendirmeler yaptıkları programda; Cumurtesi Anneleri''ne müdahale emrini veren ve onlara hakaret eden İçişleri Bakanı Süleyman Soylu''ya tepki gösterdi.

Tele1 ve ABC Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Merdan Yanardağ ve Prof. Dr. Emre Kongar'ın gündemi değerlendirdiği '18 Dakika' programında, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu'nun Cumartesi Anneleri'ne yönelik konuşması ele alındı. Öte yandan, Soylu'nun Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın portresinin İçişleri Bakanlığı'na bağlı tüm devlet dairelerine asılması emri de değerlendirildi.

Kongar, konuya ilişkin yaptığı değerlendirmede, "Kurucu bir liderin resimlerini 'siz puta tapıyorsunuz' diye eleştirenler şimdi zorla, cumhurbaşkanı koltuğunda tarafsızlık yemini ederek oturmaya başlayan zatın resimlerini asıyorsunuz." dedi. 

"SÜLEYMAN SOYLU'YU ÖZÜR DİLEMEYE ÇAĞRIYORUM"

Yanardağ, "Süleyman Soylu, çocukları göz altında kaybolan annelere, ağır bir dille sadırdı. 'Bu emri ben verdim ve anneliği istismar edemezler' dedi. Kimin anne olup olmayacağına sen mi karar vereceksin? Kısa bir süre önce bu annelerle, Sayın Tayyip Erdoğan başbakan olduğu dönemde Dolmabahçe'de görüştü 'sizin haklarınızı arayacağız' dedi. Siz kalktınız 'paçoz' dediniz. Paçoz, yaşlı fahişe demektir. Bu yapılan zulümdür ayıptır. Çocukları kaybolan bir anneye, bu söylenemez.

"Bir devleti terör örgütünden ayıran şeyler kurallardır, hukuktur. Bir çeteyle devlet arasındaki fark, hukuktur. Sosyal medya da 'bunlar teröristlerin annesi' deniyor. Terör suçundan içeri alınanlar öldürebilir sonucu mu çıkıyor burdan? Demokrasilerde suçlunun da hakları vardır. Suçlunun cezasını bağımsız mahkemeler verir. Yakınları bulunamayan insanlara paçoz deniyor. Yaşlı fahişe, kefal türünden bir balık, güzelliğini yitirmiş yaşlı fahişe gibi anlamları var bu kelimenin. Bir devlet adamına bu dil yakışır mı? Soylu'yu özür dilemeye çağırıyorum. "

"BU CEHENNEMİN YOLUNU BUNLAR DÖŞEDİLER"

"Hani siz diktatörlüğe karşıydınız? İşkenceye karşıydınız? Devlet terörüne karşıydınız? Vesayete, baskıya, devlet terörüne karşıydınız? AKP, Kemalist  vesayet rejimi dediği Cumhuriyet'i yıkmak ve yerine bir diktatörlük kurmak için anneleri de kullandı. Burdan akil adamlar heyetinde görev yapanlar, o 'yetmez ama evet'çi liberaller, gidip Saray'da görüşenler, ortak kampanyalar yapanlar, 12 Eylül 2010 referandumunda ortak kampanyalar düzenleyen herkese ithaf olunur. Ahmet Altan'lara, Cumhuriyet gazetesinde yazı yazdırılan Ahmet Altan'lara ithaf olunur. Bu cehennemin yolunu bunlar döşediler.

"Darbecilerin, Ergenekoncularun gazetesi dediği gazeteden başka da onun yazısına yer veren bir yayın yok üstelik. Bu ayıp, hem ona yeter hem de Cumhuriyet gazetesini yönetenler bir kez daha düşünmelidir. Bunlar döşediler bu cehennemin yolunu... Cumartesi Anneleri'ne Galatarasay Lisesi'nin önünde sıkılan gazlardan, coplardan, tekme ve tokattan sorumludur onlar. Çünkü onlar AKP iktidarının Türkiye'yi demokratik, özgürlükçü bir ülke yapacağını söylediler. İnsanlara bunu anlattılar, buna karşı çıkan direnen herkesi de darbeci diye suçladılar. Kendileri şimdi darbecilikten içerde.

"Niye, AKP- Cemaat koalisyonunun bir kanadı, yani Cemaat, yani Fetullahçı çete darbe yaptığı için bunlar içeride. Bazıları bu kavgada yanlış yeri tuttukları, yani AKP'yi değil de, Cemaati destekledikleri için  tutuklandı. Maalesef Saray içi kavgada ayak altında kaldılar. Şimdi, bunlardan bizim haklarını savunmamızı istiyorlar. Tutuklanmaları gerekmiyordu. Biz onların tutuklu kalmasını savunuyor değiliz. Ama şu çok açık, bu cehenimin yolunu Ahmet Altanlar döşedi. Bu cehenemi onlar yarattı. Bu yolu demokasi taşlarıyla döşediler. Suçları büyük.

"Soylu başka bir şey daha yapmış, bir genelge yayınlamış. Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın portlerinin İçişleri Bakanlığı'na bağlı bütün kamu birimlerine asılmasını emretmiş. Şimdi İçişleri Bakanlığı'na bağlı birimlerine bakıyorsunuz bütün Valilikler, bütün Kaymakamlıklar, Emniyet Müdürlüğü, Jandarma Genel Komutanlığı, Sahil Güvenlik Komutanlığı gibi kurumlar. Hatta AFAD gibi kurumlar da var. Yani şöyle demek, bütün Türkiye'de resmi devlet dairelerine Sayın Erodğan'ın fotoğrafı girişe asılacak..."

KONGAR: AÇIKÇA SÖYLÜYORUM, PKK BİR TERÖR ÖRGÜTÜDÜR!

Programda, Merdan Yanardağ'ın sözlerini desteklediğini belirten Prof. Emre Kongar ise şunları söyledi;

"Bence Yanardağ önemil bir noktaya değindi. İlgisiz gibi görünen bir noktadan gireceğim. Barış Akademisyenleri denen, bu Türkiye'de barış isteyen 180 akademisyen, terörcü olmakla, terör örgütüne yardım ve yataklık etmekle suçlanıyorlar. Gerekçe de şu, siz Doğu'da, Güneydoğu'da devletin yaptıklarına karşı çıkıyorsunuz PKK'yı eleştirmiyorsunuz. Açık ve net olarak söylüyorum, 1984 Eruh baskınından beri PKK bu milletin bu devletin bu memleketin başında bir beladır. Üstelik emperyalistlerin oyuncak olarak kullandıkları, alet olarak kullandıkları, bölücü- ayrıştırıcı bebekleri katleden bir terör örgütüdür. Niye benim muhatabım olsun ya, beni muhatabım Türkiye Cumhuriyeti'ni yönetenlerdir. Benim muhatabım oy verip, beni yönetsin diye bu devletin başına getirdiklerimdir. 

"Ben devletin bir terör örgütünden farklı olduğunu, devletimin anayasaya, insan haklarına, temel hak ve özgürlüklerine saygılı bir devlet olduğunu, beni gerektiğinde suç da işlesem veya suç işleyenleri de de aynı anayasal temek hak ve özgürlükler çerçevesinde koruyacağına inancım olduğu için seçtim. Bir devlet terör örgütü gibi davranamaz. O devleti yönetenler, kendi yönettikleri insanlara, hele hele annelik gibi bir mukaddes bir görevle o meydanlarda çocuklarının hayatları için gösteri yapanlara veya dertlerini anlatmaya çalışanlara hakaret, küfür falan edemez. Edenler, bu devleti yönetmeye layık olmayan insanlardır. "

"SOYLU'NUN YAPTIĞI, T.C.'NİN TEK ADAM REJİMİ OLDUĞUNUN SİMGESİDİR"

Konga şöyle devam etti; 

"Türkiye'yi kuran, emperyalistlerin saldırıları altında orduları altınd çizmeleriyle ezilen, Anadolu'da istiklal savaşını yapan kazanan ve tamamen eskimiş yok olmuş bir padişahlığın yerine çağdaş bir demokratik cumhuriyeti, demokratik bir rejimi hedefleyen Türkiye Cumhuriyeti'ni kuran Atamızın, Atatürk'ün resimleri, fotoğrafları ve heykellerinden dolayı 'bunlar puta tapıyolar' dediler. 'Bir bireyi devlete dönüştürdüler ne oluyor her yer Atatürk'ün resmi' diye karşı çıktılar. Açıkça söylediler. Kimdi atatürk? Ölmüş bir atamız. Atamız ama adı Atatürk olduğu için değil, bu devleti kurduğu için atamız.

"Kurucu bir liderin resimlerini 'siz puta tapıyorsunuz, siz devleti bireyselleştirdiniz' diye eleştirenler, şimdi zorla demokratik rejimi anayasaya ve yasaya aykırı halk oylamaları ve seçimlerle değiştiren ve şu anda Çankaya'yı reddedip gibip Beştepe denen yerde oturan zatın, cumhurbaşkanı koltuğunda tarafsızlık yemini etmiş olarak oturmaya başlayan ama ondan sonra taraflı cumhurbaşkanı olan zatın resimlerini asıyorsunuz. Türkiye'yi bir parti devleti haline getirdiniz, o partiyi de tek adam partisi yaptınız. Sonuçta Türkiye bir tek adam devleti haline dönüştü. İşte bu Süleyman Soylu'nun son yaptığı hareket, Türkiye Cumhuriyeti'nin artık tek adam rejimi olduğunun simgesidir. "

"Yanardağ''dan, Cumartesi Anneleri''ne ''paçoz'' diyen Soylu''ya tepki; Özür dile!" haberi, 27 Ağustos 2018 tarihinde yazılmıştır. 27 Ağustos 2018 tarihinde de güncellenmiştir.

Hubbard Editör

YORUM YAZ

Guvenlik kodu
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.