Yanardağ: Eğer bir gün iktidar olursak Ataköy sahildeki otelleri, rezidansları yıkacağız

TELE1 ekranlarında hafta için her gün yayınlanan ''18 Dakika'' programında ABC gazetesi ve TELE1 Genel Yayın Yönetmeni Merdan Yanardağ ile Prof. Dr Emre Kongar, Türkiye''nin ekonomik krize giden sürecini ve ''imar barışını'' değerlendirdi.
ABC gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Merdan Yanardağ ile Prof. Dr. Emre Kongar, Türkiye'nin rahip Brunson kriziyle beraber ABD ve AB ülkeleriyle devam eden süreci yorumladı. Programda Türkiye'nin ciddi bir ekonomik krize doğru gitmeye devam ettiği belirtilirken 'İmar barışı' ile karşılıklı bir yağma şeklinde boşalan hazinenin doldurulmaya çalışıldığı ifade edildi.
Dolar'ın 5 lira sınırına Mike Pence'in ve Trump'ın açıklamalarından sonra ulaştığını ifade eden Prof. Dr. Emre Kongar, "Herkesin söylediği şu:
2003-2004'ten itibaren gelen krizin temelleri 2010'da yargının tahakküm altına alınmasıyla başladı" dedi. Kongar, "Bugün Amerika'nın nezaketsizce uluslararası teamüllere aykırı bir biçimde Türkiye'ye Twitter üzerinden 3 tweetle verdiği yanıt Türkiye'nin iktisadi yapısının kaldıramayacağı yükün altına soktu. Bütün yükü taşıyan atlas gibi bir kişi var en büyük o ve üstünde bir devlet mümkün değil, fizik kurallarına aykırı. (Tek adam vurguusu) Halk oylamasıyla legalize edilen Erdoğan, AKP içinde en açık sözlü kişi "rejim değişti siz hala farkında değilsiniz, atı alan üsküdarı geçti" diyor. AKP'nin içerisinde politika ve fikir değiştiren ama durumu açıkca ifade eden isimlerden biri. Bu değişmenin sonucu olarak ekonomi bunalıma girdi. Ben Amerika'yla krizi ekonomik olarak duvara toslama olarak görüyorum" değerlendirmesinde bulundu.
Merdan Yanardap, "Rahip Brunson krizinde şunları söylemek mümkün: Türkiye 1000 yıllık devlet geleneğinin bulunmasıyla övülür. Devlet düzeyine yükselenlerin sayısı fazla olmamakla beraber Uzun Hasan'ın, Şah İsmail'in yönettiği devlette Türk devletidir. Mezhepçilik yapıyorlar ancak. Türklük eşittir müslümanlık değil. Emevi anlayışıyla bu geleneği yok sayan bir zihniyet var. Bir aşiret devleti değilseniz gözünüze kestirdiğinizi tutuklayıp pazarlık yapamazsınız. Amerika'nın tepkisi bu. Pence denilen faşist adam , Trump da öyle. Eğer, AKP hükümeti Amerika'ya karşı tavır takınacaksa bütün Amerikan üstlerini kapatır, NATO'dan çıkararak milli silah sanayinizi gelişitirir ve komşularınızla kardeşlik ilişkisi kurarsınız. Emperyalist devletlerle işbirliği yapıp mezhepçi bir kafayla müslüman olan komşunuzu karşınıza almazsınız" diyerek sözlerine şöyle devam etti:
'ASIL MİLLİ VE YERLİ OLANLAR ULUSALCILAR, DEVRİMCİLER, SOSYALİSTLER'
"Milli ve yerliliği savunanlar ulusalcılar, devrimciler, sosyalistlerdir. Arap gericliğini bu topraklara din diye dayatanlar kendilerini yerli ve milli sanıyorlar. Türklere ait devlet kurma geleneği, bir felsefe geleneği dışına çıkılmış verdiği söze güvenilmez hale gelmişsiniz. Bir takım kişileri tutuklayarak anti emperyalist olmazsınız. Yabancılara sattığınız şirketleri kamulaştırma anti emperyalist eylemdir. Amerika Senatosu limanlarını satamayacağını söylerken AKP ise bütün limanlarını sattı ülkenin. En parlak subaylarını, en parlak bahriyelilerini kumpaslara attılar. ASELSAN'ın mühendisleri arka arkaya öldü. ASELSAN çalışanlarının Ergenekon'la ne ilgisi var. O kozmik odaya girenler milli ve yerli olamazlar. Onu bunu suçlamaya hakları yok. Arınç denilen politikacı hangi yüzle milletin karşısına çıkıp yerli ve milli ilan diyecek.
'ABD VE AB ÜLKELERİ ILIMLI İSLAM ALTINDA TÜRKİYE'Yİ GERİYE GÖTÜRMEK İSTİYOR'
Merdan Yanardağ'ın ABD ve AB'nin Türkiye'deki cumhuriyetçilerin AKP'nin boğazlamasın göz yumduğunu söylediği analizi hatırlatan Kongar, "Bu önemli bir küresel olay. Bugün, Sovyetler çöktükten sonra İslam kültürü, medeniyeti ABD'nin, Batı'nın düşmanı ilan edildi. 1923'de Gazi Atatürk ve arkadaşları istiklal savaşını kazanıp kudukları cumhuriyet bir panzehir. Yeni bir islamın çağdaşlaması, güncellenmesidir. Türkiye'de bu yaşanıyor. Yüzde 99'u müslüman olan toplumda, ülkede laik devlet uygulanıyor. Bunu destek olacağına ABD ve AB ülkeleri bunu geriye götürmeye ılımlı islam adı altında Suudi Arabistan'a yakınlaştırmaya çalışıyorlar. Türkiye'yi yok etmeye çalışıyorlar buna karşı çıkacağız. Bu toplumun yarısı Merdan beyin sözlerinin arkasında ve farkındadır. ABD umarım bunun farkına varıp laik çağdaş Türkiye Cumhuriyeti'ni sahiplenir." şeklinde konuştu.
AKP'nin 'İmar barışı'ndan söz eden Yanardağ, "O kadar entrerasan bir hale geldi ki, Ataköy sahilleri anayasa'ya göre deniz bu toplumun ortak malı. 61 anayasına göre, deniz dalgalarından içeriye 200 metre değdiği yere kadar halka açıktır. Ancak sosyal tesisler yapılabilir. Türkiye'de karşılıklı bir rüşvet alır şekilde toplumun bir kesimi getirildi. Bakırköy deniz otobüs iskelesinden Ataköy'e gidin denizi göremeyeceksiniz.
Bir perde gibi 15 katlı, 20 katlı oteller orayı kapatmış durumda. Danıştay kararı var ama imar barışı dolayısıyla yıkılmayacak.
Eğer bir gün iktidar olursak buradan size söz veriyorum Ataköy sahildeki bütün binaların hepsini yıkacağız. Bu şehire, bütün şehirlere ihanet ettiniz. Herkes başvuruyor imar barışına çünkü karşılıklı bir yağmaya geçildi." dedi.
'ÇÜRÜK RAPORLARININ YÜZDE 70'İ SAHTE'
Çürük raporlarının yüzde 70'inin sahte olduğunu belirten Yanardağ, "Sayın Erdoğan'ın iki oğlu var biri bedelli yaptı biri de çürük raporu aldı.
Çürük raporu almış kişiyi bile bedelli kapsamına alıyorsanız para ihtiyacınız var. Bunu bile satıyorsınuz. Aylık geliri 100 bin lira olan aile ile asgari ücretle geçinen ailenin çocuğundan nasıl aynı parayı alacaksınız." eleştirisinde bulundu. Yanardağ, AKP'nin tek ihtiyacının milletin cebindekini nasıl alırız mantığının olduğunu söyledi.
"Yanardağ: Eğer bir gün iktidar olursak Ataköy sahildeki otelleri, rezidansları yıkacağız" haberi, 27 Temmuz 2018 tarihinde yazılmıştır. 27 Temmuz 2018 tarihinde de güncellenmiştir.

YORUM YAZ
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.