Ünlü siyasetçiden Türkiye'ye AB reçetesi: CHP'nin işbirliği şart

Ünlü siyasetçiden Türkiye'ye AB reçetesi: CHP'nin işbirliği şart

Işın Toymaz / EsslingenCumhuriyet Halk Partisi (CHP) Esslingen Çalışma Grubu’nun kuruluşunun 1. yıl kutlamasına eşi Tülay Schmid ile birlikte katılan ve gündeme dair bir konuşma yapan Dr. Schmid, Alman Sosyal Demokrat Partisi'nin...

Işın Toymaz / Esslingen

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Esslingen Çalışma Grubu’nun kuruluşunun 1. yıl kutlamasına eşi Tülay Schmid ile birlikte katılan ve gündeme dair bir konuşma yapan Dr. Schmid, Alman Sosyal Demokrat Partisi'nin (SPD) büyük koalisyonun (GroKo) ortağı olması durumunda Almanya’da CH -SPD işbirliğinin büyük değer taşıyacağını bildirdi.

Geçtiğimiz dönem Baden Württemberg Eyaleti Başbakan Yardımcısı ve Eyaletin Ekonomi ve Maliyeden Sorumlu Süper Bakanı olarak görev yapan, 2017 Genel Seçimlerinin ardından ise Federal Meclis Milletvekili olarak yola devam eden Dr. Nils Schmid, CHP Esslingen’in “Kahvaltıda Sanat“ sloganı ile gerçekleştirdiği kutlamada yaklaşık 100 kişiye hitaben konuşmasına Türkçe başladı, Almanca devam etti.

SPD’li siyasetçi Schmid özetle şunları söyledi...

'ALMANYA’DA HÜKÜMET KURMAK HİÇ BU KADAR ZOR OLMAMIŞTI'
“Spd 2017 Genel Seçimlerinden sizin de bildiğiniz gibi çok da iyi olmayan sonuçlarla çıktı. Bu nedenle Baden Württemberg Eyaleti’nden çok fazla milletvekilimiz Federal Meclis’te oturmuyor ve Esslingen’i çok fazla temsil eden Spd’li siyasetçimiz de yok. Bunlardan biri de benim ve bu yüzden Chp Esslingen’in davetini seve seve kabul ettim. 

Almanya’da hükümet kurmak hiç bu kadar zor olmamıştı. 70 yıldan bu yana ilk kez 4 aydan uzun bir süredir Almanya’da hükümet kurulamıyor. 

Peşinen söyleyeyim, bu SPD’nin suçu değil. Hıristiyan Demokrat Birlik (CDU), Birlik’90 / Yeşiller, Hür Demokrat Parti (FDP) Jamaika koalisyonunu kurabilmek için haftalarca sondaj yaptılar.  Yani tam 2 ay boyunca nasıl hükümet kuramayacaklarını anlamak için sondaj yaptılar, sondaj yaptılar ve sondaj yaptılar. SPD ise CDU ile sadece 5 gün sondaj yaptı ve koalisyon ön görüşmelerinde  seri bir şekilde uzlaşmaya vardı. 4 Şubat’a kadar koalisyon görüşmelerinde sona gelineceğine inanıyorum. Yani son derece etkili ve süratli bir şekilde neticeye varmak üzereyiz. Seçimleden yüzde 20 gibi bir sonuçla çıkınca koalisyon görüşmelerinde de yüzde 100 yaptırım uygulayamıyorsunuz tabii. Bizim de bazı noktalarda CDU ile orta noktada buluşmamız gerekiyor. Ancak 2 noktada hedefe ulaştık sayılır. 

ekran-resmi-2018-02-02-12.40.04.png

'GÜÇLÜ AVRUPA MESAJI IRKÇILARA VERİLECEK EN İYİ CEVAP'
Birincisi ''Güçlü Avrupa’. Sadece tasarruf eden ve  ekonomisini, bütçesini dengede tutmaya çalışan bir Avrupa değil istihdam yaratan, ekonomik büyüme gösteren, atılım ve yatırım yapabilen bir Avrupa’dan söz ediyoruz.  İtalya, Yunanistan, İspanya ve Portekiz gibi Güney Avrupa’daki ülkelerde yaşayan gençlerin eğitim olanaklarının iyileştirilmesini ve  güçlendirilmesini istiyoruz. Adil bir Avrupa istiyoruz. Asgari ücretin AB ülkelerinde eşit kılınmasını, sosyal yaşamda standartın sağlanmasını, işçilerin herhangi bir Avrupa ülkesinde mağdur edilmemesini, vergilerin büyük şirketler tarafından ödenebilir duruma getirilmesini istiyoruz. Güçlü bir Avrupa için ise güçlü bir hükümeti olan Almanya’ya ihtiyaç var. İşte bu noktalarda CDU ile çok önemli noktalarda uzlaşmaya varabildik. Bu da Almanya ve Avrupa için büyük şanstır. Ayrıca güçlü Avrupa, Avrupa’nın dağılmasını isteyen sağ popülistlere, ırkçılara, yabancı düşmanlarına karşı da çok önemli bir mesajdır. 

Koalisyon görüşmelerinde mutabık kaldığımız ikinci nokta ise Almanya’da dayanışma konusudur. İşvereni sağlık sigortalarını çalışanlarla eşit miktarda ödeme yapma konularında yükümlü kılmak, meslek hayatında ücretler konusunda mağdur olanlara daha fazla ücret ödenmesini, eğitimde mağdur olanların ekonomik açıdan güçlü ailelerin çocukları ile eğitimde eşit seviyeye çekmek,  anaokulu ücretlerinin kaldırılması, tam gün okulların çoğaltılması ve kreşlerin arttırılması gibi konularda Hükümetin eyaletlere daha fazla bütçe ayırmasını sağlamak gibi örneğin. İşte bu koalisyon kurma şansını SPD’nin iyi kullanması gerekiyor. SPD çünkü hayatı kolaylaştırmayı hedefliyor.

'TÜRKİYE’Yİ İYİ BİLEN POLİTİKACILARA İHTİYAÇ VAR'
Aynı zamanda uyum ve Türkiye - AB  ilişkilerinde de adımlar atılması için Federal Meclis’’te elimden geleceğimi yapacağımı bildirmek istiyorum. Almanya’nın SPD tarafından da yönetilmeye devam edilmesi çok önemli. Sigmar Gabriel, Walter Steinmeier, Martin Schulz gibi SPD’li siyasetçiler Türkiye-Almanya, Türkiye-AB ilişkilerinin parti meselesine indirgenemeyeceğini çok iyi bilen politikacılar. 

'AB YOLUNU AÇIK TUTMALIYIZ'
Bir yandan Avrupa değerlerimizi yaşatıp diğer yandan şu anda ifade ve basın özgürlüğü yaşanan ve zor bir dönemden geçen  dostumuz Türkiye ile diyaloğu sürmeye devam etmeliyiz. AB yolunu açık tutmalıyız. 

'TÜRK VE ALMAN SOSYAL DEMOKRATLARIN BİRBİRİNE İHTİYACI VAR'
İşte bu nedenle Almanya’da da SPD - CHP’nin diyaloğunu sıkı bir şekilde sürdürmesi gerekiyor. Baden Württemberg Eyaleti’nde biz bunu başlattık. İşte bu sıkı diyaloğun bir parçası olarak CHP Esslingen de, Spd Esslingen ile işbirliğine girdi. Bunun daha da güçlendirilerek sürmesini diliyoruz. Ayrıca SPD - CHP işbirliği gelecek yıl hem Türkiye hem de Almanya açısından büyük önem taşıyacak. Almanya’daki yerel seçimler ve Türkiye’deki Cumhurbaşkanlığı seçimleri için Almanya’daki Türk ve Alman sosyaldemokratlar el ele vermelidir.“

'CHP, AVRUPALI TÜRK’ÜN SORUNUNU İLK AĞIZDAN MECLİS’E İLETİYOR'
Programda söz alan CHP Baden Württemberg Birlik Başkan Yardımcısı  Şirin Üstün de SPD - CHP işbirliğini son bir yıldır daha güçlü bir şekilde sürmek için çalışmalar yaptıklarını ve yeni dönemde de güç birliğine gideceklerini belirtti. 

Şirin Üstün konuşmasında özetle şunları söyledi.

ekran-resmi-2018-02-02-12.39.52.png

“CHP olarak Almanya’da hem Türkiye hem Almanya siyasetine yön veriyoruz. CHP olarak dedik ki yurt dışı seçim çevresi olsun. Türklerin sorunlarını en iyi bilen, burada faaliyet gösterenler olarak yine biziz. Parlamentoya burdaki sorunlarımızı ikinci, üçüncü ağızdan değil ilk ağıdan biz anlatalım istedik.  

'BU KARANLIKTAN EL ELE ÇIKMAYI BAŞARACAĞIZ'
Türkiye çok zor günlerden geçiyor. Bir yandan basın ve ifade özgürlüğüne ağır saldırılar, diğer taraftan KHK’lar ve baskı altına alınan muhalif ses, öbür yandan Afrin operasyonu. Bu karanlıktan elbette el ele çıkmayı başaracağız. 

Ülkemizin bütünlüğü özgürlükçü ve demokratik bir yönetimle mümkündür.  Türkiye Cumhuriyeti yabancıların elindedir, çökertilmiştir, vatandaşın dişinden tırnağından arttırdığı kazançlarla bu borçları ödemek zorunda bırakılmıştır.nsanımız açlık ve işsizlik altında eziliyor.  Evet çok zor bir dönemden geçiriyoruz ve el ele vermek zorundayız. 

'AVRUPA’DA PROVOKASYONLARA GELMEYELİM'
Türkiye’de hal böyleyken burada da sorunlarımız var. Avrupa’da Afrin operasyonu karşıtı gösteriler yapılıyor. Bir taraftan ülkemizi korumakla yükümlüyüz. Toprak bütünlüğümüz bizim için namustur. Diğer taraftan Genel Başkanımız Kılıçdaroğlu’nun söylediği gibi  hiçbir ananın göz yaşı dökmesini istemeyiz. Buradaki eylemlerde Avrupalı türklerin provokasyona gelmemesi gerekir. Kadim Anadolu topraklarında Alevi Sünni, Türk, Kürt, Çerkez, Laz can cana yaşamışız kopma noktasında değiliz.

'GÜÇLÜ CHP - SPD İLİŞKİSİNE BÜYÜK ÖNEM VERİYORUZ'
Daha özgür, refah içinde bir Türkiye istiyoruz. Burada 1. sınıf demokrasi varsa, buradaki siyasetçiler seçmene hesap verme konusunda nasıl hassassa bunun Türkiye’de de böyle olmasını istiyoruz. 1963-2018 yılları arasında AB’ye üyelik sürecimiz devam etti. Oysa ilk başvuru yapan ülkelerden birisiyiz.  Bizimle birlikte başvuru yapan birçok ülkenin başvurusu kabul oldu, biz hala kapının önündeyiz. Hala Avrupa ülkesi miyiz, Ortadoğu ülkesi miyiz, bunu tartışıyoruz. Çağdaş demokratik, özgürlükçü ve barış içinde bir Türkiye için  daha fazla çalışmamız gerekiyor.CHP olarak eyaletimizde  SPD ile ilişkilerimizi güçlendiriyoruz. Çözüm odaklı işbirliği içinde olacağız. 

Yurtdışındaki vatandaşlarımızın her 300 bin seçmene 1 vekil düşecek şekilde yaklaşık 10 milletvekili  tarafından temsil edilmesini sağlayacağız. Türk ve Alman sosyal demokratlar olarak güçlü bir Avrupa güçlü bir Türkiye için el ele çalışmaya devam."

ULÜM TİYATROSU’NDAN ÖZEL SEÇKİ
Esslingen’deki Salemer Pfleghof salonlarında gerçekleşen CHP Esslingen Çalışma Grubu’nun “Kahvaltıda Sanat“ sloganı altındaki programı çerçevesinde Almanya’nın önde gelen Türk tiyatro topluluğu Ulüm “Eyvah Türkler Entegre Oluyor!“ adlı Almanca oyundan kesitlerin aktarıldığı özel seçki ile seyirci karşısına geçti.

ulum-tiyatrosu.jpg

Aynı zamanda CHP Esslingen Çalışma Grubu Üyesi de olan ressam İclal Tuchel’in öğrencilerinin karma sergisi de misafirlerin ilgisine sunuldu.Diğer taraftan CHP Baden Württemberg’in parti içi eğitim programlarına katılanlara da Şirin Üstün sertifikalarını takdim etti. CHP Esslingen Çalışma Grubu Başkanı Ahmet Gül’ün birlik vurgusu yaptığı ve bölgedeki Türkleri çalışmalara destek vermeye davet ettiği konuşmasının da yer aldığı programı Nazan Vurgun ve Ayşe Karagüzel sundu.

Almanya’da 10 binden fazla üyeye sahip CHP’nin Baden Württemberg Birliği partinin en büyük örgütlenmelerinin başında geliyor.

CHP Baden Württemberg Birliği’nin eyalette 15 temsilciliği bulunuyor.

"Ünlü siyasetçiden Türkiye'ye AB reçetesi: CHP'nin işbirliği şart" haberi, 02 Şubat 2018 tarihinde yazılmıştır. 02 Şubat 2018 tarihinde de güncellenmiştir.

Hubbard Editör

YORUM YAZ

Guvenlik kodu
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.