Uluslararası Toplumdan İsrail'in İran Saldırısına Kınama

İsrail'in bu sabah İran'ın çeşitli kentlerine düzenlediği ve sivil kayıplara yol açtığı bildirilen hava saldırısı, uluslararası toplumun sert tepkisiyle karşılandı. Birçok ülke ve uluslararası kuruluş, saldırıyı kınayarak tarafları itidale ve diplomatik çözüme çağırdı.
Uluslararası toplum, İsrail’in İran’a düzenlediği ve çok sayıda sivilin yaşamını yitirmesine neden olan saldırıyı geniş çapta kınadı.
Türkiye'den Sert Tepki ve Uluslararası Çağrı
Türkiye Dışişleri Bakanlığı, İsrail'in İran'a gerçekleştirdiği hava saldırısını "en güçlü şekilde kınadığını" bildirdi. Açıklamada, saldırının uluslararası hukuku açıkça ihlal ettiği ve İsrail'in bölgede yürüttüğü stratejik istikrarsızlaştırma politikasına hizmet eden bir provokasyon olduğu vurgulandı. Saldırıların, İran'ın nükleer programıyla ilgili müzakerelerin yoğunlaştığı bir dönemde yapılmasının, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu hükümetinin diplomatik çözümlerden yana olmadığını ve kendi çıkarları doğrultusunda bölgesel ve küresel istikrarı riske atmaktan çekinmediğini gösterdiği belirtildi. Türkiye, İsrail'in daha büyük çatışmalara yol açabilecek saldırgan eylemlerine bir an önce son vermesi gerektiğini belirterek, "Orta Doğu’da daha fazla kan ve yıkım görmek istemediğimizi tekraren ifade ediyoruz. Savaşın yayılmaması için uluslararası toplumu acilen harekete geçmeye çağırıyoruz" dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, İsrail'in Gazze başta olmak üzere bölgeyi kana ve istikrarsızlığa boğma stratejisini çok tehlikeli bir aşamaya taşıdığını belirtti. Erdoğan, saldırıların uluslararası hukuku hiçe sayan apaçık bir provokasyon olduğunu ve Netanyahu yönetiminin pervasız, saldırgan ve hukuk tanımaz eylemleriyle bölgeyi ve dünyayı felakete sürükleme gayretinde olduğunu söyledi. "Uluslararası toplum, küresel ve bölgesel istikrarı hedef alan İsrail haydutluğuna artık bir 'dur' demelidir" ifadelerini kullandı.
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik ise İsrail'in İran'a saldırarak tüm bölgeyi ateşe atan "vahşi ve barbar" saldırılarına bir yenisini eklediğini belirtti. Çelik, saldırının hiçbir meşruiyeti ve gerekçesi olmadığını vurgulayarak, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Netanyahu hükümetinin soykırımcı eylemlerinin sonuçları konusundaki uyarılarına tüm dünyanın dikkat kesilmesi gerektiğini ifade etti. İsrail'in Gazze'deki soykırımcı faaliyetlerine karşı uluslararası baskı artmışken bu saldırıyı yapmasının, diplomatik çabalara düşmanca davrandığını gösterdiğini ve İsrail saldırganlığının tüm dünya için tehdit olduğunu söyledi. Tüm dünyayı ortak somut tedbirler almaya çağırdı.
Uluslararası Toplumdan Kınama ve Sağduyu Çağrıları
Malezya Başbakanı Enver İbrahim, İsrail'in İran'a yönelik saldırılarını "mümkün olan en güçlü ifadelerle" kınadığını belirtti. İbrahim, bu eylemin kırılgan bölgeyi daha da istikrarsızlaştırma tehdidinde bulunduğunu ve ABD ile İran arasındaki müzakereleri sabote etmeyi amaçladığını ifade ederek İsrail'e saldırganlığı durdurma çağrısı yaptı.
Hindistan Dışişleri Bakanlığı, son dönemde yaşanan gerilimden "endişe duyduğunu" belirterek, gerginliklerin azaltılması ve sorunların çözülmesi için mevcut diyalog ve diplomasi kanallarının kullanılması gerektiğini vurguladı. Taraflara "gerilimi tırmandıracak adımlardan kaçınma" çağrısında bulunuldu.
Pakistan Dışişleri Bakanlığı, İsrail'in İran'a yönelik saldırısını "şiddetle kınadığını" kaydetti. Açıklamada, saldırıların İran'ın egemenliğini ve toprak bütünlüğünü ihlal ettiği, BM Şartı ve uluslararası hukukun temel ilkelerine aykırı olduğu vurgulanarak, uluslararası toplum ve BM'nin "bu saldırganlığı durdurma ve saldırganları eylemlerinden sorumlu tutma" sorumluluğunu taşıdığı ifade edildi. Pakistan Dışişleri Bakanı İshak Dar da saldırıyı "menfur bir eylem" olarak nitelendirerek, bölgesel istikrarı ve uluslararası güvenliği ciddi şekilde baltaladığını belirtti ve İran hükümeti ve halkıyla dayanışma içinde olduklarını vurguladı.
Avustralya Dışişleri Bakanlığı, İsrail ile İran arasındaki gerilimin tırmanmasından endişe duyduğunu belirterek tüm taraflara gerilimi daha da arttıracak eylem ve söylemlerden kaçınmaları çağrısında bulundu. İran'ın nükleer ve balistik füze programının "uluslararası barış ve güvenliğe yönelik bir tehdit oluşturduğu" belirtilerek taraflara diyalog ve diplomasiye öncelik verme çağrısı yapıldı.
Yeni Zelanda Başbakanı Christopher Luxon, İsrail'in İran'a yönelik saldırılarını "tatsız bir gelişme" olarak değerlendirdi. Bölgenin "daha fazla askeri harekata ihtiyacının olmadığını" söyleyen Luxon, tarafları bir araya gelip müzakere etmeye çağırdı.
Japonya Dışişleri Bakanı İvaya Takeşi, İsrail'in İran'a saldırısını bölgedeki durumu tırmandırdığı gerekçesiyle "şiddetle kınadığını" bildirdi. İvaya, tüm taraflardan "azami itidal" göstermelerini talep etti.
Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Lin Cien, ülkesinin İsrail'in İran'a yönelik saldırılarını yakından izlediğini ve olası vahim sonuçlarından endişeli olduğunu dile getirdi. "Çin, İran’ın egemenliğini, güvenliğini ve toprak bütünlüğünü tehdit eden her türlü eyleme ve gerilimi yükseltecek, çatışmayı genişletecek girişimlere karşıdır" ifadesini kullanan Lin, tüm tarafları gerilimi yükseltecek eylemlerden kaçınmaya ve bölgesel barış ile istikrarı teşvik etmeye çağırdı. Çin'in gerilimin düşürülmesi için yapıcı rol oynamaya hazır olduğunu vurguladı.
Umman Sultanlığı Dışişleri Bakanlığı, İsrail'in "vahşi askeri saldırısını şiddetle kınadığını" bildirdi. Saldırının BM sözleşmesini ihlal ettiğini ve uluslararası hukuk ilkelerine aykırı olduğunu belirten Umman, bu tür bir saldırının bölgede istikrarın temellerini baltaladığını kaydetti.
Ürdün Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Sufyan el-Kudat, bu tür ihlallerin bölgenin güvenlik ve istikrarını tehdit ettiğini ve mevcut gerilimi daha da derinleştirdiğini vurguladı. Saldırıyı "BM üyesi bir ülkenin egemenliğine karşı açık bir ihlal" olarak kınayan Kudat, uluslararası toplumu ve BM Güvenlik Konseyi'ni acilen harekete geçmeye çağırdı. Ürdün Dışişleri Bakanı Eymen es-Safedi de saldırıyı "uluslararası hukuku açıkça ihlal eden ve bölgeyi bölgesel bir savaşın eşiğine getiren kışkırtıcı bir adım" olarak nitelendirdi.
Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) Dışişleri Bakanlığı, İsrail'in İran'a yönelik saldırısını kınayarak, bölgesel güvenlik ve istikrar üzerindeki yansımalarından endişe duyduğunu belirtti. BAE, diyaloğun geliştirilmesi ve uluslararası hukuka bağlı kalınmasının mevcut krizlerin çözümü için temel ilkeler olduğunu vurguladı.
Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı, İsrail’in İran’a saldırılarını şiddetle kınayarak, uluslararası hukuku ve normları açıkça ihlal ettiğini açıkladı.
Katar Dışişleri Bakanlığı, İran'ın egemenliğini ve güvenliğini ihlal eden tehlikeli bir tırmanış olarak nitelendirilen İsrail saldırısını şiddetle kınadı. Bölgenin güvenliğini ve istikrarını tehdit eden bu "tehlikeli tırmanıştan derin endişe duyulduğu" ifade edildi.
Endonezya Dışişleri Bakanlığı, "hukuksuz" olarak nitelendirilen İsrail'in İran'a yönelik saldırılarını şiddetle kınadı. Saldırıların bölgesel istikrarı tehlikeye sürükleyebileceği ve daha geniş çaplı gerilime sebep olabileceği kaydedildi.
Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn, İsrail'in İran'a yönelik saldırılarının bölgesel istikrarı korumaya yönelik tüm çabaları baltaladığını söyleyerek, uluslararası toplumu İsrail'in hedeflerine ulaşmasını engellemek üzere harekete geçmeye çağırdı.
Rusya, Kremlinden yapılan ilk açıklamada, İsrail'in İran'a düzenlediği saldırılardan dolayı gerilimin tırmanmasından endişe duyulduğu bildirildi. Rusya Dışişleri Bakanlığı, saldırının BM Şartı ve uluslararası hukuk kurallarına aykırı olduğunu belirterek, egemen bir devlete yapılan saldırıların kabul edilemez olduğunu vurguladı.
Fransa Dışişleri Bakanı Jean-Noel Barrot, X hesabından yaptığı açıklamada, tüm tarafları itidalli davranmaya ve bölgesel istikrarı tehlikeye atabilecek her türlü gerilimden kaçınmaya çağırdı. Fransa'nın İran'ın nükleer programına dair endişelerini dile getirdiğini belirten Barrot, "İsrail’in herhangi bir saldırıya karşı kendini savunma hakkını tekrar ifade ediyoruz" dedi.
İngiltere Başbakanı Keir Starmer, saldırıya ilişkin haberlerin "endişe verici" olduğunu belirterek, tüm tarafları geri adım atmaya ve gerilimi düşürmeye çağırdı.
Belçika Dışişleri Bakanı Maxime Prevot, İsrail'in İran'a saldırılarının bölgede daha fazla istikrarsızlığa yol açmasından derin endişe duyduğunu bildirdi. Prevot, "İsrail'in İran'a yönelik saldırıları ve İran'ın tepkisi, tehlikeli bir dönüm noktasını işaret ediyor" ifadesini kullandı.
İtalya Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Antonio Tajani, İsrail'in İran'a saldırmasıyla ilgili gelişmeleri Bakanlığın kriz masasından takip ettiğini ve bölge ülkelerindeki büyükelçileriyle görüştüğünü belirtti. Tajani, "İran ile bir tırmanıştan kaçınılması çağrısında bulundum" diyerek, İtalya'nın tutumunun diyalogdan yana olduğunu vurguladı.
Slovakya Dışişleri Bakanlığı, tüm tarafları son derece itidalli davranmaya, diplomasi ve diyalog yoluyla gerilimi azaltmaya çağırdı.
NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, İran'a saldırıların İsrail'in "tek taraflı eylemi" olduğunu belirterek, ABD de dahil olmak üzere birçok müttefikin gerilimi azaltmak için çalışmasının hayati önem taşıdığını düşündüğünü ifade etti.
BM Genel Sekreter Sözcü Yardımcısı Farhan Haq, BM Genel Sekreteri Antonio Guterres'in Orta Doğu'daki her türlü askeri tırmanışı kınadığını belirtti. Guterres'in "İran ile ABD arasında İran'ın nükleer programının statüsüne ilişkin görüşmeler devam ederken İsrail'in İran'daki nükleer tesislere yönelik saldırılarından özellikle endişe duyduğu" kaydedildi.
Birleşmiş Milletlerin terörle mücadele mevzularında insan hakları özel raportörü Ben Saul, İsrail'in İran'a yönelik saldırılarının, "BM Sözleşmesi'nin 2 (4) maddesi uyarınca yasaklanmış bir güç kullanımı, İran'a kendini savunma hakkı veren 51. madde uyarınca bir silahlı saldırı" olduğunu ifade etti.
Almanya Başbakanı Friedrich Merz, İsrail'in "varlığını ve vatandaşlarının güvenliğini savunma hakkına sahip olduğunu" belirtirken, her iki tarafı da daha fazla tırmanmaya yol açabilecek ve tüm bölgeyi istikrarsızlaştırabilecek adımlardan kaçınmaya çağırdı.
Azerbaycan Dışişleri Bakanlığı, İsrail tarafından İran topraklarına karşı gerçekleştirilen askeri operasyonlardan "ciddi şekilde endişeli" olduklarını ifade ederek, tarafları mevcut fikir ayrılıklarını yalnızca uluslararası hukukun norm ve ilkelerine uygun olarak, diyalog ve diplomatik yollarla çözmeye çağırdı.
İrlanda Başbakan Yardımcısı, Dışişleri ve Savunma Bakanı Simon Harris, Orta Doğu'nun acil bir barış ve istikrara ihtiyacı olduğunu belirterek, tansiyonun daha fazla artmasının çatışmaların bölgeye yayılması riskini de beraberinde getireceğini ve bunun tüm bölge için felaket olacağını söyledi.
Avrupa Birliği (AB) Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, Orta Doğu'daki durumun "son derece endişe verici" olduğunu ifade etti. Tarafları itidal, gerilimi düşürme ve misillemeden kaçınmaya davet eden von der Leyen, diplomatik çözüme "her zamankinden daha acil" gereksinim duyulduğunu belirtti.
Avusturya Dışişleri Bakanı Beate Meinl-Reisinger, Orta Doğu'daki gelişmelerden büyük endişe duyulduğunu belirterek, tüm tarafları azami itidal göstermeye, gerilimi düşürmeye ve diplomasiye dönmeye çağırdı.
Irak Başbakanlık Basın Ofisi, İsrail'in İran'a saldırısını şiddetle kınayarak, bu eylemin uluslararası hukukun temel ilkelerinin ve BM Şartı'nın açık bir ihlali olduğunu belirtti. Uluslararası toplumun bu ihlal karşısında seyirci kalmaması gerektiğini vurguladı.
Kırgızistan Dışişleri Bakanlığı, her iki tarafı azami itidal göstermeye ve mevcut duruma barışçıl bir çözüm bulunması için bölgedeki durumun daha da tırmanmasına yol açabilecek eylemlerden kaçınmaya çağırdı.
Yunanistan Dışişleri Bakanı Yorgos Gerapetritis, bölgede barış ve istikrarın sağlanması için diplomatik temasların yoğunlaştığını ve olası tahliyelere karşı hazırlık yapıldığını açıkladı.
Güney Kore Dışişleri Bakanlığı, İsrail'in İran'a yönelik saldırılarının ardından Orta Doğu'da tansiyonun yükselmesinden "ciddi endişe duyulduğunu" açıkladı.
Ukrayna Dışişleri Bakanlığı, Orta Doğu'daki gelişmeleri endişeyle takip ettiğini ifade etti. Açıklamada, "İran rejiminin, Rusya'nın Ukrayna'ya karşı yürüttüğü yasadışı saldırganlık savaşını desteklediğini ve Moskova'ya Ukraynalıları öldürmek için silah sağladığını hatırlatmak isteriz. İran, Orta Doğu ve ötesinde birçok sorunun kaynağıdır" ifadeleri kullanıldı.
"Uluslararası Toplumdan İsrail'in İran Saldırısına Kınama" haberi, 13 Haziran 2025 tarihinde yazılmıştır. 13 Haziran 2025 tarihinde de güncellenmiştir.

YORUM YAZ
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.