Türkiye'de Tartışılan Tamamlayıcı Emeklilik Sistemi Nedir?

Gelecek yıl devreye girmesi planlanan Tamamlayıcı Emeklilik Sistemi, milyonlarca çalışanı ilgilendiriyor. Uzmanlara göre sistem, işçilerin gelirlerini özel fonlara aktarma riski taşıyor.
Türkiye'de emeklilerin yaşadığı geçim sıkıntısı devam ederken, hükümetin yeni Orta Vadeli Program'da (OVP) yer verdiği Tamamlayıcı Emeklilik Sistemi (TES), milyonlarca çalışanı yakından ilgilendiriyor. En düşük emekli maaşı Temmuz 2025 itibarıyla 16 bin 881 TL'ye yükselse de, Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu Araştırma Merkezi'ne (DİSK-AR) göre ortalama emekli aylığı 17 bin 252 TL'de kalırken, açlık sınırı 26 bin TL'nin üzerinde seyrediyor.
Mevcut sosyal güvenlik sisteminde, çalışanların maaşlarının yüzde 9'u, işverenlerin ise yüzde 11'i prim olarak kesiliyor. Buna rağmen, emeklilikte alınan maaşlar çoğu zaman asgari ücretin altında kalıyor. Uzmanlara göre yeni TES, emeklilik gelirini artırmaktan ziyade, çalışanların mevcut gelirlerinden özel fonlara kaynak aktarılması riskini taşıyor.
OVP'DEKI HEDEFLER VE UZMANLARIN ELEŞTIRILERI
OVP'de, mevcut Otomatik Katılım Sistemi'nin (OKS) işveren katkısıyla ikinci basamak bir emeklilik sistemine dönüştürülmesi ve 2026'nın ikinci çeyreğinde hayata geçirilmesi hedefleniyor. Bu plan, 2011'den bu yana çeşitli kamu politikası belgelerinde yer almıştı.
Çalışma ekonomisi uzmanı Dr. Özgür Müftüoğlu, bu adımı kamusal sosyal güvenlik sisteminin tasfiyesi yönünde bir eğilim olarak görüyor. Müftüoğlu'na göre, TES'in zorunlu hale gelmesiyle emekçilerin cebindeki paranın sigorta şirketlerine aktarılması, bir nevi "servet transferi" yaratacak ve emeklilik bir sosyal haktan çok bir yatırım aracına dönüşecek.
KIDEM TAZMINATI VE FINANSMAN KAYNAĞI ENDIŞESI
TES'in en tartışmalı yönlerinden biri, finansman kaynağı olarak kıdem tazminatına yönelme ihtimali. Uzmanlar, kıdem tazminatının bireysel fona dönüştürülmesinin, işçiler için önemli bir toplu güvence olan bu hakkı zayıflatabileceği endişesini taşıyor. Müftüoğlu, fonların şirketlere devredilmesi durumunda, tıpkı Şili ve ABD'deki örneklerde olduğu gibi, borsada kaybedilme riskinin bulunduğunu ve bu durumun vatandaşları mağdur edebileceğini belirtiyor.
Hükümet, SGK'nın artan giderlerini TES için gerekçe gösterse de, Müftüoğlu bu argümanın doğru olmadığını savunuyor. Ona göre asıl sorun, düşük ücretler ve primlerin tam olarak toplanmaması. DİSK-AR'ın raporu da Türkiye'deki aktif/pasif oranının Avrupa ortalamasının üzerinde olduğunu gösteriyor, bu da "emekli sayısının çok fazla olduğu" iddialarını zayıflatıyor.
Uzmanlar, TES'in emeklilik döneminde tam bir ikinci maaş sağlamasının mevcut prim düzeyleriyle teknik olarak mümkün olmadığını ve bunun, kamusal sistemi güçlendirmek yerine özelleştirme ve piyasalaştırma etkisi yaratacağını vurguluyor. Çözüm olarak ise bütçeden sosyal güvenliğe daha fazla kaynak ayrılması, kayıt dışı istihdamın azaltılması ve işveren teşviklerinin gözden geçirilmesi öneriliyor.
"Türkiye'de Tartışılan Tamamlayıcı Emeklilik Sistemi Nedir?" haberi, 13 Eylül 2025 tarihinde yazılmıştır. 13 Eylül 2025 tarihinde de güncellenmiştir.

YORUM YAZ
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.