Tunç Soyer’den Cemil Tugay’a grev yanıtı: Arabuluculuk önerisiyle çözüm çağrısı

Tunç Soyer’den Cemil Tugay’a grev yanıtı: Arabuluculuk önerisiyle çözüm çağrısı

İzmir’de 5 gündür devam eden işçi grevine ilişkin eski Başkan Tunç Soyer, mevcut başkan Cemil Tugay’a yanıt verdi. Soyer, arabulucu önererek tarafların uzlaşması çağrısında bulundu.

İzmir’de İzelman, İzenerji ve Egeşehir şirketlerinde çalışan yaklaşık 23 bin DİSK üyesi işçinin 5 gündür sürdürdüğü grev devam ediyor. Grevle ilgili açıklamalarda bulunan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, sorunun kökeninin önceki yönetim döneminde yapılan toplu iş sözleşmesi olduğunu belirterek uyarlama davası açtıklarını ifade etmişti.

Bu sözlere eski İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer’den yanıt geldi. Soyer, 5800 işçiyi kapsayan ve yerel seçimlerden önce imzalanan sözleşmenin o dönemdeki siyasi ortamda olumlu karşılandığını belirtti. "O süreçte, yeni yönetimi zor durumda bırakmak yerine kolaylaştıracak bir adım olarak görüldü ve Sodemsen aracılığıyla müzakereler mutabakatla sonuçlandı." diyen Soyer, sözleşmedeki ücretlerin diğer belediye şirketlerinde de uygulandığını hatırlattı.

Soyer ayrıca, 2025 yılı enflasyon oranlarındaki artışın yevmiye farkını etkileyen önemli bir faktör olduğunu vurguladı. "Verilen zam, o dönemki bütçemiz doğrultusunda işçiyi memnun edecek ve belediyeyi zorlamayacak şekilde belirlendi." ifadesini kullandı.

Eski başkan, belediyenin personel giderlerinin bütçenin yüzde 30’unu aşmadığını ve işe devam primlerinin geçmiş sözleşmelerden kaynaklandığını açıkladı. Ayrıca, İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin finansal sıkıntılarının hükümetin bütçe kesintilerinden kaynaklandığını belirtti.

Yaşanan gerginlikten duyduğu üzüntüyü dile getiren Soyer, çözüm için arabuluculuk önerisinde bulundu. "Tarafların üzerinde mutabık kalacağı bir arabulucu, her iki tarafla ayrı ayrı görüşerek, çözüm yönünde adımlar atılmasını sağlamalı." diyerek, uzlaşmanın ancak bu şekilde mümkün olabileceğini söyledi.

Tunç Soyer, İzmir’in uzun yıllardır sahip olduğu iş barışı ve sendikal hakların korunmasının önemine dikkat çekti ve "Eşit işe eşit ücret hedefine zamanla ulaşılmalı, sefalette değil refahta eşitlik sağlanmalı." ifadeleriyle mesajını tamamladı.

TUNÇ SOYER'İN PAYLAŞIMI

"İzmir’de grevin 5. Günü doldu.

Her İzmirli gibi İzmir’de yaşananlar sebebiyle çok üzgünüm. 

5 yıl süresince biz de çok büyük krizlerle mücadele ettik, bu deneyimlerin ışığında bu krize dair bir çözüm önerimi paylaşmak üzere yazıyorum. 

Yerel seçime 5 gün kala yaptığımız ve 5800 işçiyi kapsayan TİS bu grevin adeta müsebbibi olarak yayınlandı. Oysa o dönem büyükşehir belediye başkan adayımız dahil pek çok aday sözleşmenin imzalanmasının alacakları oya pozitif katkı yapacağı mevzusunda çok net oldukları için bir an evvel yapılmasını arzu ediyorlardı. Dolayısıyla o günün koşullarında yeni seçilecek yönetimi zora düşürmek değil tam tersine kolaylaştıracak bir etki yapacağını bildiğim için ve Sodemsen vasıtasıyla yürütülen müzakereler mutabakat ile sonuçlandığı için TİS'i imzaladık. 

Kaldı ki, imzalanan sözleşmedeki rakamlar daha sonra yapılan diğer IBB şirketlerindeki toplu  sözleşmelerde de uygulandı. 

Bugün oluşan yevmiye farkının bir sebebi de 2025 senesinde, sözleşmelerin tamamında yer alan birinci yıl sonunda oluşan enflasyon oranındaki artıştan meydana gelmektedir.

Sonuç olarak verdiğimiz zam yüksek enflasyon koşullarında işçiyi memnun edecek ve o günkü bütçemiz çerçevesinde  belediyeyi zor durumda bırakmayacak bir orandı. 

Belediye mevzuatı çok açıktır. 
Personel giderleri, belediye bütçesinin %30’unu aşamaz. Bu sınırın altında kaldık. 

O sözleşmede bulunan "işe devam primi" çalışan işçiye çalıştığı için verilen bir prim değildir. Benim görev süremden önce yapılan TİS’lere konmuş ve işçiye zaten verilecek olan ücretin, sendikal nedenlerle, "sosyal haklar" başlığı altında düzenlenmesinden ibarettir. 

5 yıl süresince, eşit işe eşit ücret ilkesi doğrultusunda hareket ettim ve  tüm TİS’lerde en çok bu ilkeyi gözettim. 

Ülkeye örnek olacak hizmetler üreten bir kent olmak için, iş barışı ve iş huzurunu temin etmenin en temel önceliklerinden birinin bu ilke olduğuna inandım.  

Uluslararası derecelendirme kuruluşu Fitch tarafınca AAA ile değerlendirilen İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin bugün içine düştüğü finansal sorun, geçen dönem yapılan TİS’ler veya işe alımlar sebebiyle değil, Hükümetin silkeleme politikası sebebiyle, ödeneklerinden yapılan çok büyük kesintilerdendir. Zaten mevcut yönetim bu kesintiler öncesinde 2 Eylül 2024'te belediyenin ödeyemeyeceği bir borcu yoktur açıklaması yapmıştır. Kaldı ki son dönemde işe alındığı söylenen ve binlerle ifade edilen rakamlar da gerçek değildir.  

Sonuç olarak geçmişte hata aramanın bugün gelinen noktayı çözmeye bir faydası yoktur. Maalesef tarafların uzlaşma zemini her geçen dakika kaybolmakta ve şehirde gerilim yükselmektedir. 

Yapılması gereken; tarafların birbirleriyle muhatap olmadan bir çözüm üretilmesidir. 

Somut önerim, tarafların üzerinde mutabık kalacakları bir arabulucunun her iki tarafla ayrı ayrı görüşerek, her iki tarafın da çözümden yana adım atmalarını sağlamasıdır. 

Ancak böyle bir yöntem sonucunda tarafların el sıkışmak için bir araya gelmeleri mümkün olur. 

Yıllar süren uzun sendikal mücadelelerle kazanılmış sendikal hakların da Türkiye’nin üçüncü büyük şehrinin uzun senelerdir ülke nezdinde yarattığı itibarın da korunması ama böyle mümkün olacaktır. 

Eşit işe eşit ücret derhal sağlanamasa da o hedeften vazgeçmeden ve sefalette değil refahta eşitlik hedefi korunarak her iki taraf da, İzmirli de huzura kavuşabilir."

"Tunç Soyer’den Cemil Tugay’a grev yanıtı: Arabuluculuk önerisiyle çözüm çağrısı" haberi, 02 Haziran 2025 tarihinde yazılmıştır. 02 Haziran 2025 tarihinde de güncellenmiştir.

YORUM YAZ

Guvenlik kodu
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.